Astroloji Kader'in Yorumlanmasıdır!

29/6/2009 - Astrolojide Ay Düğümlerinin Önemi

AY DÜĞÜMLERİNİN YAŞAMIMIZDAKİ ÖNEMİ

 

Ay düğümleri haritamızda iki ayrı kutupda yer alan sanal noktalardır.

Biri geçmişimiz, diğeri geleceğimiz. Biri ailemizden genetik olarak taşıdığımız,

Mizaç, suç, günah, zaaf, nefs, hata, diğeri bizlerin bizden sonra bizimle bağlantılı olarak dünyaya getireceğimiz ruhlara bırakacağımız mirastır.

Bir olayın meydana gelmesi ve bizim yaşamımızda önemli olması için diğer bir güce ihtiyacı vardır, bu bir insan faktörüdür.

 

Bir insan girer yaşamınıza , bir anda değişir hayatınızın yönü, bir insan girer yaşamınıza cehennem olur her gün, bir insan girer yaşamınıza gerçek oluverir en imkansız gördüğünüz düşünüz,

Bir insan girer yaşamınıza hayal perdesi kalkar, bir insan girer yaşamınıza gönül ufkunuz açılır, bir insan girer yaşamınızı zehir zemberek bir insan girer yaşamınıza eczası olmayan yaranıza şifa…

 

İnsan insanın hem aynası hem de en derin kuyusu dehlizidir.

İnsan insanın hem mezarı hem beşiğidir…

 

Kuzey ay düğümünün haritalarda bulunduğu ev ve burç bırakacağımız miras, güney ay düğümünün bulunduğu ev ve burç ödeyeceğimiz, kaçışımızın olmadığı bedellerdir.

 

Anadolu’ da bir söz vardır, çocuk anne ve babasının günahını öder …

 

Güney ay düğümünün bulunduğu konum, sınav alanımızdır. Çaresiz kaldığımız, yenik düştüğümüz, elimizden bir şey gelmeyerek sürükleneceğimiz noktadır…

Kuzey ay düğümünün bulunduğu konum, bu duruma dur diyebilme yetimizin olduğu, aklımızın ve irademizin devreye girerek bu karmik hataların tedavi edeceğimiz noktalardır.

Tekamüle ermek noktası kuzey ay düğümüne bağlıdır.

 

Sizler inanıyor musunuz? Her şey öylesine alelade bir şekilde ceryan ediyor,

Sizler inanıyor musunuz? Yüce yaratıcı Rahman ve Rahim olan başımıza gelen hadiseleri keyfiyane (sümme haşa) bir oyundan  ibaret, med-cezir yapmış bizleri oynuyor gibi olsun…

 

Nedir zaaflarımız? Nedir en güçlü olduğumuz yönlerimiz? Nedir kendinizde olan bir hasletten dolayı gurur duyduğunuz yönünüz? Nedir en savunmasız olduğunuz haliniz ve nedir çelik bir duvar gibi karşı durduğunuz prensipleriniz?

Kendinize ne kadar yakınsınız ve ne kadar uzaktasınız olmak istediğiniz halinizden?

Neresindesiniz bu sınav alanının ve ne kadar hakimsiniz aklınıza iradenize?

Sızlanıyor musunuz sadece, neden bu benim başıma geldi, neden ben diye?

Baktınız mı hiç aynanızdan içeri süzülüp bir başkası gibi, kendinize, çıplaklığınıza? Ne kadar cesursunuz kendinizi yalın halde görmeye?

Hiç düşündünüz mü, eyleme geçmemiş dahi olsanız, bir kötü düşüncenizin evrende yer bulup size geri döneceğini, ve başınıza gelen her kötü olayın sizin için bir derece bir basamak olduğunu  ve eylemleri gerçekleştiren suçladığınız insanların, düşman kesildiğiniz insanların aslında sizin gelişiminiz adına görevli olduğunu? Her insanın bir misyonu bir amacı olduğunu ve hiçbir şeyin nedensiz olmadığını, hak ettiğimizi ya da olması gerektiği için öyle olduğunu?

İşte bu noktada ay düğümleri devreye girer, bu yaşamınızda hangi konulara, olaylara hakim ve hangi konularda zorlanıyorsunuz, denenmeleriniz, zaaflarınız ve yaşayacağınız kötü olaylar ve karşılaşacağınız, gelişiminize basamak olacak insanlar hangi alanlardan sizi zorlayacak. Hangi çevreden gelecek zararlar ve hangi çevreden gelecek kolaylıklar. Kimler size  imtihan, ya siz kimlere  imtihansınız? Doğum haritalarımızdadır bunların şifreleri, ve diğer insanların haritalarıyla eşleşim yaptığımızda yaşamımızda önemli yere sahip olanlarla,

Şaşırtıcı derecede görebiliriz, yüceldiğimiz, bizi yüceltecekleri ve battığımız bizi dibe çekecekleri… imtihandan kaçış yoktur her şey olması gerektiği için olacaktır lakin kişi ne kadar iyi tanımış ise kendini, olayı da o denli lehine çevirebilir, hangimiz ateşi bilerek tutmak ister ki  ve hangimiz altındaki tabureyi darağacında iken ,ayaklarının altından itmek ister ki? Darağacı yaşayacağınız olaydır mekandır , ateş göreceğiniz objedir imajdır, ateşe su da dökebilirsiniz,

Darağacına çıkmadan evvel sonu görüp önemle alabilirsiniz?

Kul kaderini yaşar lakin kader tek başına keyfi sadistçe zulmler vermez, yaşadığımız hayattır kader, akıl ve irademizle oluşmuş çizgidir yoldur kader ,

Ve yönler elinizdedir. Kader ve kaza inancı , kader yol ise kaza yöndür.

Suçlamak niye Yaratıcıyı? Yaşamımızda ki, mevcut olan kaza ve kader olaylarının tüm şifreleri, ay düğümlerinde gizlidir…

 

 

Elif Hece Ö.  (Esmeralda)

 

 

 

 

 

 

Bir işi murâd etme
Olduysa inâd etme
Hak’dandır o reddetme;
Mevlâ görelim neyler 
Neylerse güzel eyler.

 

Hakk'ın olacak işler
Boştur gâm-u teşvişler
Ol hikmetini işler;
Mevlâ görelim neyler
 Neylerse güzel eyler.

Hep işleri fâiktir

Birbirine lâyıktır
Neylerse muvâfıktır;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

 

Deme şu niçin şöyle
Bak sonuna sabr eyle
Yerincedir ol öyle;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Hiç kimseye hor bakma

İncitme gönül yıkma
Sen nefsine yan çıkma;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

 

İbrahim Hakkı ERZURUMİ

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/6/2009 - YENGEÇ ERKEĞİ- BALIK KADINI (SONSUZ AŞK)

Kategori: VE HAYAT

BALIK KADINI (Esmeralda)

en münzevi halimde, yakışmayan bir kostümle,
sevdaların sıtkından sıyrılarak
Bizans' la dalaşmış Roma ile çarpışmış, en tarihi acılardan geçerek yanına geldiğimde, Madrid' den yediğim son ihanetle
sevda sancağını yaktığımda, ve ardımda bırakıp zaferlerimi, yenilgilerime teslim olduğumda,

''hiç bir şey için geç değil''
dediğin de ve seni duyduğumda, korkaklığımdan sıyrılıp yanına geldiğimde, ben varım artık üzülme dediğinde
omzumun hiç eksilmeyen yükünü hafiflettiğinde, mutsuzluğumu şakrabanlıklara vurup gülümserken, gözlerimden damlayan yaşları, sigara dumanından deyip geçiştirirken,
fasıllardan dem vurup, şiirlerden medet umarken
karnım acıktı derken, fal bakan yok mu deyip
karşılığında tam adresi bulmuşken,
beni sorular ve sorunlarla yüzleştirirken...

verdiklerinden çok veremediklerin için,
çok isteyip yapamadıkların için,
kırgınlıkların ve kendine olan kızgınlığın için,
ağlama üzülme derken sana
karşında duran o boynu bükük fotoğrafım için,
gel dedin geldim,
git dedin kaldım,
sus dedin sustum,
ve yine sensizliğinde, sessizliğinde
içimde çoğalarak,
aşk mı, sevgi mi, yoksa alışkanlık mı,
çözemediğim her şey için
içimde...
doğum günlerimizde, (5 mart- 22 haziran- 22 temmuz)
onca yoksulluğun ve yoksunluğun arasında
aldığın hatıralarla,
ve tanıdıkça insanları,
ve gördükçe aşkın ilkel yüzlerini devleşerek
içimde...

göç ettiğim arkama bile bakmadan terk ettiğim Ankara adına,
kariyerimi, etiketimi ve statümü bırakıp
böylesi münzevi bir hayatı seçtiğim için,
arkamdan deli diyenler adına.
bayram sabahlarında ki burukluklarım adına,
yaşadığım senle dolu ama çoğu sensiz geçen,

mevsimler aylar adına ve bu günde böylesi bir günde
yine yalnızlığım adına...

tam da sorgularken hayatı,
tam da kayarken ellerinden,
tam da düşerken gözünden,
aklımı başıma getirerek,
bunca yılları hiç etmeyerek,
NARÇİÇEĞİM dediğin günlerin,
benden gizlediğin şeylerin,
ve mahcup ve utangaç tavırlarınla,
evet hep başkaydın sen zaten...

ve her nedense akşamları gelirdin aklıma,
oysa demiştim '' beni bir gece dahi olsa yalnız bırakma''
bıraktın!
bir gece değil, bazen aylar süren gecelerce...

aşkın ilkel yüzüyle karşılaşınca,
vur-kaç deplasmanlarıyla karşılaşınca,
üreten değil tüketenlerle karşılaşınca,
gönül frekansı kapalı, kendine bile bencillerle karşılaşınca,

herşeyin lay loy lom olduğunu düşünenlerle karşılaşınca,

ve leyle ile mecnun' a inat,
ve hangi zamandan kalmışsak ikimiz
LALE DEVRİ zamanlarında kalınca...

açıklama zamanı gelmişken,
susarak,
içime kusarak,
yutkunarak,
ve masayı yumruklayarak,
içimde devrilen kadehler gibi,
gözümde tüten hasretim gibi,
koynumda uyuttuğum sen gibi,
tam zamanı geldi derken,
tekrar içime dönmem gibi,
evet sen!

 

artık susmak yok konuşma sırası bizde,
bildiklerinden çok bilmediklerinle,
yaşadiklarindan çok yaşamadiklarinla,
ve yaşamak istemediklerinle,
tutamadiklarinla,
veremediklerinle...

evetlerden çok, hayirlari duymak güzeldi,
yaşananlardan çok, yaşanmayacaklari ümit etmek güzeldi,
olanlardan çok, olmayanlari bilmek güzeldi,
seninle her türlü olumsuzluk yine de güzeldi....

biz bu dünyaya ait değiliz,
başka dünyaların çocuklarıyız,
eş ruhuz, acılarımız bile aynı zamanlı derken,
herkese inat parmağımda taşıdığım yüzükle,
senin için verdiğim mücadelelerle,
asla pişman olmadan,
ve asla yılmadan
ve
şimdi
geldiğim
noktada
en başarılı olmuşken
yine yeniden
senin için yıkarım derken,
ve senin
için yaparım bunları derken,
çipildek güzel gözlü çocuk gözlerinde ki
yalansız riyasız
aşkınla teşekkür ederken,
orda burda birileri
böyle aşk olur mu derken,
ve bizim öykümüzü yazacak
yürekli bir yazar yokken,
bir mucizeyi gerçek yapmak adına
çıktığımız bu yolda,
hala her şeye herkese inat ayakta sapasağlam dururken,
sen içimde
git gide
aşkın ilkel yüzünü gördükçe
devleşirken,

ve
artık
söz
sende
yaz hadi yaz
benim aşkımı yaz...
belki ibret olur belki örnek
ama kim olursa olsun yok bizden başkasında böyle yürek
sen ne kadar bana melek desende
melekliğin suç olduğu bu çağda
inadına bin kere melek...
NİCE NİCE YILLARA…

Esmeralda

YENGEÇ ERKEĞİ ( Hades)

 

Ben seni hangi satıra hangi notaya hangi dizeye hangi besteye sığdırayım... Hangi şair yazabilir gözlerinin derinlerini... Hangi şarkı anlatır sözlerinin değerini... Necip Fazıl geçtiğin ateşten çemberleri anlatır, Nazım o yere göğe sığmayan küçücük özgür ama tutsak yüreğini, Ümit Yaşar'a o el yakan göz bulandıran sevda türkülerini bırakırdım, Attila ilhan'a gri izmir günlerini, Ahmed Arif hasretten eskittiğimiz (Ankara) prangaları... Hepsinin diyecek bir sözü vardır senin benim bizim için... Hangisi görse bizi dayanamaz söz ister... Birinden vazgeçsem eksik kalır bu acıların bin yıllık destanı... Ahmet tutunduğumuz acıların isyanını, feryadını, bedellerini, kaybettiğimiz gençliğimizi, tellere takılan mavi uçurtmalarımızı, kanayan yüreklerimizi, tenimizden bir türlü gitmek bilmeyen hasretliğimizi, Sezen uzak diyarlarda birbirini seven iki çocuğu, ezelden ebede birbirimize helal edilmiş hakkımızı ve artık Lale Devri'nde kalışımızı, Neşet kuraklıktan çatlamış topraklarımızın suya hasretini, ve daha niceleri neleri anlatır demiştim sığmaz hiçbir yere... Uzun zamandır anladım ki bizim gizlimiz saklımız yok. Hepsi hep bin ağızdan haykırıyor yaşadıklarımızı, acılarımızı, hasretimizi, sevgimizi... Ömrüm de sensin ölümüm de sen... Yüreğimin dinmeyen sızısı her zaman 18'lik narçiçeğim...

 

Hades

 

Yükseleni Akrep, özü Yengeç, Ay burcu Yengeç , kaderimin pusulası,

Ruhumun eşi, arkadaşı, sırdaşı, yoldaşı, eş zamanlı acılarımızın ve sevinçlerimizin diğer yarısı, eksik olan diğer yarım, yarınım…

6. yılımızda ve yeni yaşında,

İyi ki doğdun, iyi ki biziz, doğum günün kutlu olsun…

 

Nice Nice Yıllara…

 

 

hAdE(s)MeRaLdA

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/5/2009 - ASTROLOJİ VE İKİZ DOĞANLARIN KADERLERİ

 

Astrolojide aynı anda dünyaya gelen ikiz bebeklerin horoskopları her zaman, astrologlar için bir bilinmeyen alan olarak kalmıştır. Aynı yerde dünyaya gelen ikizlerin,  doğum anı farklı olabilmektedir. Astroloji’ de  yükselen burç çok önemlidir, sağlıklı bir analiz yapmak için saatin netliği  ön araştırma yapılmalı (rektifikasyon) ve ondan sonra işleme geçilmelidir.  İkizlerin dünyaya gelme aşamasın da  4 dakika bile çok önemli bir farktır, yıldız haritasında önemli değişikliklere neden olabilmektedir. Ayrıca bilinmeyen unsurların olabileceği de dikkate alınmalıdır. Buna rağmen başlarına aynı şeyler gelen ikizlere de rastlanmaktadır.

 

Değişik zaman ,  değişik yer ve şartlarda hareket eden ikizlerin davranış biçimlerini, astroloji de bilmeden yargılamak hatalı olacaktır.

 

Biyolojik olarak iki tip ikiz vardır. Aynı spermanın döllediği bir yumurtadan gelenlere tek yumurta ikizleri ( monozigot) denir. Bunların cinsiyetleri daima aynıdır. Fiziksel ve ruhsal yapıları da birbirine benzer. İki sperma tarafından döllenen   iki ayrı yumurtadan gelişenlere, çift yumurta ikizleri (dizigot ) denir.

Bunların cinsiyetleri, fizikel ve ruhsal yapıları da farklı olabilir.

 

Tek yumurta ikizlerinde döllenme aynı andadır, çift yumurta ikizlerinde ise  döllenme   aynı anda olmayabilir. Genellikle iki ayrı sperma döllenmeyi,  aynı cinsel birleşme sırasında gerçekleştirir. Bazen ikinci döllenme cinsel birleşmeden ,   birkaç saat sonra ya da en fazla birkaç gün sonraki ikinci cinsel birleşme sırasında gerçekleştirir. Döllenmeler   nadiren daha değişik şekillerde de olabilir. Döllenme zamanı farklılıkları ikizlerde gözlenen karakter ve sağlık farklılıkları yaratan bilinmeyen bir unsur olabilir.

 

Ayrıca aynı anne ve babadan doğan kardeşlerde karakter ve sağlık farklılıkları gözlemlenmektedir. Aile ağacındaki değişik karakter ve sağlık potansiyelleri genetik kodlar ile horoskop sınırları içinde kalarak yansıyabilmektedir.

 

Bu konuda bu bilinmeyen konuda bazı tespitlerim ve keşfettiğim bazı bulgular var, bunların sağlıklı olup olmadığını anlamak, astroloji ilminin gelişmesine  katkıda bulunmak adına bu çalışmayı yapıyorum, dekan, dwad kavramları, sabit yıldızların yerleşimi, köşe evlerde ki gezegenlerin etkileri, hızlı hareket eden gezegen ve ışıkların transitlerdeki tetikleyen potansiyelleri vb…  4 dakikalık bir zaman diliminin haritalarda 1 dereceye tekamülü ve ay- güneş gibi haritanın en temel enstrümanları için 1 derecenin büyük önemi, arap noktalarının kadersel izdüşümleri…

 

Bu araştırma kapsamında , çevresinde ikiz bebek sahibi olan yakınlarınız var ise, kendisi ikiz doğanlar var ise, doğum bilgilerini bana ulaştırırılar ve bu araştırmaya katkı sağlarlar ise çok sevinirim.

 

Sevgimle kalın

 

Elif Hece

 

E-MAİL: astrolojistik@gmail.com

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/5/2009 - SONSUZA DEK- BALIK’LARIN AŞKI

SONSUZA DEK- BALIK’LARIN AŞKI

 

*’’acılar yaşıyorum kavuşmak bedeliyle
bekliyor biliyorum az ötemde sessizce
adımlarım yaklaştı görüyorum orda işte
kayboluverdi yine sokaklar arasında…’’

 

Zodyak’ın reel dünyadan kopuk, o güçsüz görünümü altında  iç dünyasında nice fırtınalara direnen, dışardan bakınca sakin bir denizi andıran ütopik balık insanları…

Cennet ve cehennem kavramını aynı anda yaşayan, arafta kalmak gibi bir lüksleri olmayan, ya dibinde hayatın ya da zirvesinde , kendisi de o yere nasıl geldiğini bilmeden hisleriyle, iç sesiyle yürüyen sürgün öteliler…

Beşeri aşkla pişen, dünya sınav alanında kendisine verilen ödevin aşkla sınanmak olduğunu idrak eden, ilahi aşkın basamaklarından bir bir,

kah sürüne sürüne, kah uça uça sonsuzluğa yücelen aşk insanları…

incitmeyim diye kendini inciten,kırmayım diye kendini kıran, fedakarlık timsali, lale devrinden kalma çocuklardan olan balık insanları…

Klasik astrolojiye göre Jüpiter etkisinde olan, modern astrolojide Neptün’ ün ağır vurgunuyla imtihana tabi olan, aşkın sembolü Venüs’ ün yüceldiği burç olma payesiyle onurlandırılan, dünyevi hırsları olmayan, Leyla’ dan geçme faslında Mevla’ yı bulma yollarında itilen kakılan insanlar…

Aşkın sonsuzluk iksirini arayan, ne kadar çok uğrasa da hayal kırıklığına yine de aramaktan, sevmekten ümidini kesmeyen  insanlar…

Bir balık’ ın aşkı hiçbir dünyalının aşkına benzemez, kuyuya atılan Yusuf, ateşe atılan İbrahim’ dir onlar, ne sızlanırlar ne  isyan ederler aşk ise söz konusu, ölümü, aşk ile eşdeğer biçerler.

Eyyub gibi sabrı dokurlar,  beklerler… Sonsuz  olan aşkın özlemiyle kendi ruhlarına öz olanı, eş olanı ararlar, bu yolda sessiz ve derinden giderler,

Acılarını bir başlarına çeker, ne yardım alır ne de dilenirler…

Yaşamın diğer alanlarında istikrarsız bir görünüm çizmelerine rağmen aşkta bir o kadar tutkulu, sahiplenici ve bağlılık yemini ederek sonsuza dek idealize ettikleri aşkın özlemiyle hedeflerinden bir kez bile şaşmayan balık insanları…

Fiziki bedeni,  tensel doyumu değil, ruhsal çekim alanıyla ikilikten birlik olmayı, birlikten hiç olmayı düşleyen, sonsuzluk yolunun aşk sarhoşları…

Neptün’ ün  zıpkınından  aşk vurgununu yiyen, Venüs’ün kadehinden aşk şarabını içen  ,  Jüpiter’ in kasesinden yüce  erdemleri seçen, bu dünyaya bir iki beden fazla gelen balık insanları…

En nihai, çıktıkları bu sonsuz aşk arayışında,bir  simurg  gibi aşkın kendileri olduğunu, kendilerinde var olanı aradıklarını idrak eden, insanın kendini bilmesinin en büyük sır olduğunu o sırra haiz olanların bu aşk ile sonsuzluğa ulaşacağını anlarlar…

Aşk içimizde bir cevherdir, aşk kainatın özüdür, aşk ile başlayan her iş huzura ulaştırır, aşk’ ın  mekanı gönlümüzdür, ve insan gönlüne sığdıramadığını, başka hiçbir yere sığdıramaz…

 

Balık yönlerinizi keşfetmeniz dileklerimle…

 

 

E. HECE


*sonsuza dek- Söz: Ayşegül Canku Beste: Doğan Canku*

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/5/2009 - MERKÜR RETROSU- 7 Mayıs- 31 Mayıs




7 Mayıs- 31 Mayıs 2009  tarihleri arasında, ikizler burcunun 01 derecesi ile, Boğa burcunun 22 derecesini kapsayacak olan , Merkür geri hareketi

( retro )oldukça önemli. Etkinin yaklaşım alanı olan belirsiz günler diye adlandırdığımız bir hafta öncesini de tedbirli olmak açısından göz önüne almalıyız. yaşantınızı yakından ilgilendiren her konuda, dikkatli düşünmek, tekrar incelemek, her şeyi gözden geçirmek, düzenlemeler yaparak, girişimde bulunmaya hazır hale getirmekle uğraşmalıyız.


Güneşe en yakın gezegen olan Merkür’ün, astrolojik olarak ifadesi, iletişim, haberleşme, yolculuklar başta olmak üzere çevremizdeki insanlarla bağlantıya geçmemiz ve bilgi sahibi olmamız, zekamızı ve mantığımızı kullanarak yaşadığımız olayları değerlendirmemizi, algılamama gücümüzü temsil etmesidir. Güneş ve Ay hariç gökyüzündeki tüm gezegenler gibi merkür de yılın belli zamanlarında geri hareketini yapar. Bunun anlamı, Dünyaya göre yörüngesel hızı yüksek olan Merkür’ ün geri hareket zamanlarındaki hız düşüklüğüdür. İşte bu hız değişikliği nedeniyle, kendi fonksiyonları konusunda da yavaşlama dönemi başlamış demektir. 

Hızlı bilişim dünyası, haberleşme, öğrenme ve öğretme kapasitesi, dinlemek, okumak, her türlü görüşme, pazarlıklar, diğer insanlarla yaptığımız yasal anlaşmalar, kontratlar ve çok özel olan yazılı ve sözel anlaşmalar merkür gezegeninin astrolojik olarak etkisi altında olan olgulardır. taşınmalar ve en önemlisi seyahatler konusunda da etkilidir. Merkür, kelimelere, görüşlere ve duyumsal algılara hükmeder. Etkisi hızlı ve değişkendir.

İşte bütün bunlar üzerinde astrolojik olarak denetimi sağlayan merkür gezegeni geri gidiş evresinde yukarıdaki tüm olgular üzerinde terslikler, gecikmeler ve kontrol dışı olaylar yaşatmaya başlar. Bu durumlar her geri hareket döneminde oldukça sık rastlandığı ve hemen hemen her insanın başına bir yada birkaç kez geldiği için, artık herkes tarafından bilinmekte ve kişiler bu tarihleri oldukça önemsemekteler.

Bu dönemde, içimize dönmemiz geniş alana yayılmış geçmiş muhasebesi yapmamız,

Gereksiz ve boş yere konuşmalardan kaçınmamız,

Ertelediğimiz, bir şekilde yarım bıraktığımız zihinselliğe dayalı işlerimize yönelmemiz,

Aramızda husumet olan, bir şekilde yanlış anlaşılmalar, iletişim sorunu nedeniyle koptuğumuz insanlarla yeniden bir araya gelmemiz,

var ise irademizin güçsüz olduğu zayıf düştüğü kötü bir alışkanlığımız, karakterimizde negatif olan bir yönümüz bunu düzeltmeye çalışmamız,

daha önceden vermiş olduğumuz bir kararımız var ise yeniden kılı kırk yaracasına gözden geçirmemiz,

 

ve buna benzer zihni ve iletişimin desteklediği alanlarda yenileme yapılandırma çalışmalarına girmemizde fayda vardır.

 

Merkür retrosunda, hayati önem taşıyan, geleceğimizi yakından ilgilendiren konularda, günlük yaşamımızda değişim yapmak, tadilat, teknolojik bir alet satın almak, taşınmak gibi konularda yeni bir girişim yapmak adına hiç uygun bir dönem değildir.

Retro bitiminde ve takip eden diğer günlerde yeni olarak ortaya çıkan ve giriştiğimiz işlerde sonradan aksilikler , pişmanlıklar,gözden kaçırdığımız ufak gördüğümüz detaylar sonradan başımıza epey işler açabilir. Ekip işine dayalı yeni bir projeye başladık diyelim, aksaklıklar, gecikmeler, kopukluklar olacaktır ve verim oranı düşeceği gibi üründe ortaya çıkan şeyde bizi tatmin etmeyecektir.

 

Astrolojik olarak genel anlamda herkesi etkileyecektir , fakat özellikle retronun olduğu dilimde kişisel gezegenleri olan, ve natal haritalarında sert açı ilişkisine giren etkileri olanlar daha çok dikkat etmelidir. Natal haritamızda retro hangi ev dilimine isabet ediyor ise o ev alanında özel bir dikkat göstermemiz gerekecektir, ev dilimiyle ilgili yeni girişimlerde bulunmak yerine o ev alanında eksik, yarım kalmış, bir türlü kendimizi toparlayamadığımız geçmişe dayalı konularda düzenlemeler yapmak için ise en iyi zamandır.

 

SON SÖZ

 

Merkür retrosu değişken bir retrodur, zihinsel olduğundan geçmişe yönelik yarım kalan işleri bitirmek adına en iyi dönemdir. Tek dikkat etmemiz gereken ise yeni olacak hiçbir girişimde düşüncede bulunmamamızdır. Evveliyatı olan , sözel ya da yazılı anlaşma gerektiren işlerde dikkat etmeliyiz. Ani kararlar alarak hızlı bir şekilde başlayacağımız işler retro etkisinden sonra anlamını özelliğini yitireceğinden haritalarında, retroyu  3.ev, 5.ev, 6.ev  alanlarında karşılayacak olanların, bir süre  rolantide  kalması iyidir.

 

Sevgimle Kalın

 

E. HECE

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Vizyonunuz Açık Olsun...

Son Yazılarım

Astrolojide Ay Düğümlerinin Önemi
YENGEÇ ERKEĞİ- BALIK KADINI (SONSUZ AŞK)
ASTROLOJİ VE İKİZ DOĞANLARIN KADERLERİ
SONSUZA DEK- BALIK’LARIN AŞKI
MERKÜR RETROSU- 7 Mayıs- 31 Mayıs
ASTROLOJİSTİK 3. ONLİNE EĞİTİM DÖNEMİ- (MAYIS- EKİM/2009)
JÜPİTER Mİ? SATÜRN MÜ?
ONLİNE ASTROLOJİ EĞİTİMİ
NOMEN EST OMEN: İSİM KADERDİR !
HAFTANIN EN' LERİ (1 Şubat-21 Şubat)
İLK ASTROLOJİSTİK BEBEĞİMİZ (HOŞGELDİN FERDA ECRİN)
NEPTÜN VURGUNU
DOLUNAY' DA DOĞMAK (GÜNEŞ VE AY)
HAFTANIN EN' LERİ (20 ocak -31 ocak)
HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?
ASTROLOJİSTİK 1 YAŞINDA
*** Kaldığımız Değil, Olduğumuz Yerden MERHABA ***
ASTROLOJİSTİK DUYURU
ASTROLOJİ KAŞİFLERİNİN BULUŞMA NOKTASI
SEVGİ YÜCELTMEKTİR YÜCELMEKTİR III
SEVGİ YÜCELTMEKTİR YÜCELMEKTİR II
SEVGİ YÜCELTMEKTİR YÜCELMEKTİR
KENDİ GÖLGESİ PLUTO’YA KARŞI
İLİŞKİ VE DUYGULARINIZIN ELEMENTSEL GÜCÜ
KARAKTER VE ELEMENT

Kategoriler

  • ASTROLOJİSTİK DUYURULAR
  • HAFTANIN EN' LERİ
  • HiNT-VEDiC ASTROLOJi
  • HOROSKOP ANALiZLERi
  • MODERN-KLASİK ASTROLOJi TEKNİK BİLGİLER
  • SİZLERDEN GELEN SORULAR
  • VE HAYAT
  • Arkadaşlarım

    evhobi
    efsunlu98
    kayazran
    firatb84
    keepoutside
    belleesmeralda
    okyanusya26
    stereospecity
    mehmetselimpolat
    bakimliciltlericin
    neseli59
    yersofrasi
    magicdesignhayaleturet
    leylisra
    AkrebinGozleri
    seyyahin
    melikemehparehekim