Yeterince konuşuldu, konuştuk durduk, sonuç hiç! Hissettiklerimi yazmayacağım.
Bu görüntüler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 336 No lu Yurt Hizmetleri Seminerinde gösterilmiş, Antalya Valiliğinin sokak çocukları hakkında ki belgeselinde de izletilmiş. Bu dramı olay mahallinde yaşayıpta kayıtsız kalacak olanı, insan olarak sıfatlandırmam, umuyorum ki, bir insan , bir dünyadır , bu kardeşlerimize tedavi, korunma, barınma ve yaşamak hakları verilmiş olup yeniden topluma kazandırılmaları adına gereken çalışmalar yapılıyordur. (!)
Yeni bir olay değil, bu kardeşler gibi binlercesi var, lakin bu tablo dayanılacak türden değil, '' yaşamak istiyoruz, hayat istiyoruz'' diye haykırıyor, '' öğrenmek istiyoruz, bizde vatanımızı, Atatük' ümüzü, Devletimizi, tanımak istiyoruz '' diyor... (Devlette sizi tanımalı !)
Şudur, budur, şundandır bundandır gibi, işi başımızdan savmak o kendine açık dışarı kapalı vicdanlarımızı rahatlatmaya çalışmayalım. Basitin en basiti, rezilin en rezili olduğumuz bu zamanda, şuursuzluğumuzu da ilave edersek eğer bitmişiz biz !
O' nun açılımı, Bunun açılımı hani bu yürek yakan görüntülerin açılımı, Ömer Muhtar belgeseline ağlayan, duyarlı anne Sayın Emine Erdoğan, bir ülkenin başbakanın eşi demek, o ülkede ki insanların annesi olmak demektir, Sizleri siyaset yapmak , show yapmak adına değil, elinizde olan yetkilerle bağlantılarla bu kardeşlerime ve bunlar gibi nicelerine sahip çıkmak ve gerekeni sonuna dek yapmak adına göreve davet ediyorum.
Hz. Ömer (r.a) bağlı bulunduğumuz dinimizin en önemli ikinci halifesi, adil yönetimi, devlet idaresinde ki titizliği ile tanınan, tedbil-i kıyafet dolaşıp halkın içinde, gecelerden sabahlara kadar ev ev dolaşıp var mı bir sıkıntısı olan derdi olan diye gezen, ve '' Ey Rabbim Halkıma Adil olamamaktan korkuyorum'' diye tir tir titreyen o yüce zattan daha mı üstün dereceniz.
Bir insan , Bir dünyadır, bir insana yaşam haklarını vermek, sağlamak bir dünyayı inşaa etmek demektir. Evimizin, ofisimizin önünde son model araçlar gözünüz gibi baktığınız, lüks mobilyalarla döşenmiş yine de doymadığınız böbürlendiğiniz eşyalarınız evleriniz, hergün yaptığınız alışverişleriniz, fahiş fiyatlar ödeyerek aldığınız, bir kere giydikten sonra bir daha giymediğiniz kıyafetleriniz. Peki, Ya Ruhunuz, onun için ne yapmaktasınız, yapmaktayız !!!
Yaşam dış dünyadan ibaret değil, sonsuza talip olmak, içinizdeki sonsuzluktan geçer, tıkamayın yolları...
Fazla söze ne hacet , ayan beyan görüntüler buyrun !
Uçak seyahatlerimde daima koltuk araları geniş olduğu için exit sırasını, ortada daral geldiği için koridoru tercih ederim. Yalnız, bu durumun havacılık kurallarına göre ilave bir sorumluluğu vardır. Bu durumdaki yolcuların dikkati çekilir. Şöyle ki exit'de oturanlar, acil durumlarda kabin görevlilerine yardımcı olmak zorundadır. Bu durum kalkış sırasında anonslarda belirtilir. Hatta yurt dışı seyahatlerde hostesler tarafından dil sınavından geçirildiğiniz bile olur.
Geçenlerde bir konferans için Ankara'ya giderken işte böyle, tam istediğim gibi, exit ve koridorda bir yer buldum. Malum anonslar başladı. Ben de yanımda oturan genç beyefendiye;
- "Bakın bize söylüyorlar, göreve hazır mısınız?" diye laf atarak sohbet başlattım.
- Birbirimize; necisiniz, ne yaparsınız?
Falan derken, yaşamımdaki gelişmeleri en iyi izah eden kelime ve durumlardan biri olan "serendipity"nin yine devrede olduğunu fark ettim!
Yanımda oturan, sohbet için girizgâh yaptığım bey; elektro akustik, elektronik ya da bilgisayarlı müzik diyebileceğimiz alanda eserler üreten genç bir icracı, besteciydi. İlk Fütüristler Zirvesi'ni henüz geride bırakmış olmamıza rağmen, 2009 için tasarımlara çoktan başlamıştım. Yüzlerce kişilik koca uçakta gidip, gelecek zirvede mutlaka yer vermek istediğimi konularla ilgili oldukça yetkin birinin yanına oturmuştum. Bu tip tesadüfleri, srendipity'yi sürekli yaşıyorum.
Harika bir durum!
Neyse; sohbet müthiş keyifli ilerliyor;
- O bana yaptıklarını, ben ona heyecanla "fütürizmi, gelecek tasarımının nimetlerini" konuşuyoruz.
- Daha iyi bir dünya için teknolojiyi akıllıca nasıl kullanırız, çocuklara gençlere sanatla bu nasıl anlatılır, kitlelere nasıl ulaşırız?
Ekseninde dönen hararetli bir sohbeti koşturuyoruz. İnişe geçerken, daha sonra da haberleşmek üzere irtibat bilgisi değiş tokuşu yapıyor ve vedalaşıyoruz. Lafta kalmıyor, hakikaten yazışıyoruz ve o bana attığı bir mailde diyor ki;
- Sizin isminiz "Nomen est Omen" kabilinden değerlendirilebilecek bir olay.
- O da nedir? diye soruyorum.
Yanıt; isim kaderdir.
Hemen o anda aklıma anneme, babama bana neden Ufuk adını taktınız dediğimde aldığım yanıtı geldi;
- Biz alsında dört çocuk istiyorduk. İsimlerini de Ufuk, Tan, Doğan, Güneş koyacaktık...
Sonra yaptığım işlerin, yaşam tarzımın hakikaten ismimle ne kadar ilintili olduğunu fark ettim. Zaten sık sık okurlarımdan, danışanlarımdan;
- İşinizle, yaptıklarınızla isminiz ne kadar birbirine uygun tarzında yorumlar aldığımı hatırladım. Garip!
İşte bunları düşündüğüm sırada, televizyonda Beyaz Show'a denk geliyorum ve takılıyorum. Konuklar arasında Modern Folk Üçlüsü, Doğan Canku var. Telefona Hece isimli bir hanım bağlanıyor, şarkı söylüyor. Doğan Canku;
- Aaa ne tesadüf, benim kızımın adı da Hece diyor.
Telefondaki hanım da herkes de çok şaşırıyor, çünkü bu isim çok nadir bulunanlardan... Doğan Canku kızına nasıl isim koyduklarını anlatıyor; kızı doğduğunda asıl niyeti adını Elif Koymakmış. Transandantal Meditasyon Derneğinden bir arkadaşı demiş ki;
- Doğu felsefesine göre öyle ezbere isim konmaz, bilenlere bir soralım.
Sormuşlar birkaç gün sonra gelen yanıt şu;
- İçinde h, e ve c olmalı.
Herkes düşünmeye başlıyor. Akla Hellim, Helin vs geliyor, bir türlü bilinen bir isim bulamıyorlar. En sonunda Ahmet Kurtaran telefon ediyor;
- Hece koyalım o zaman, ne uğraşıyoruz diyor ve miniğin adı Hece oluyor.
Doğan Canku nüfusa kızını kayıt ettirmeye gidiyor, memur;
- Doğan Bey Hece bilinen bir isim değil, bir tane daha isim koymak istemez misiniz? deyince,
- O da; "Olur, ikinci isim olarak Elif yazın" diyor.
Kızının nüfus cüzdanını evde gururla incelerken fark ediyor ki durum şu; Hece Elif Canku. Yani isimde H, E ve C var... Baba müzisyen, anne müzik öğretmeni, Hece şimdi her ikisiyle de ilgili. Şaşırtıcı...
Olayları bağlıyorum, birleştiriyorum veeee...
Hem Serendipity, hem Nomen est Omen düşünmeye değer şeyler olduğu için Nörobik (beyin jimnastiği) yapmanız amacıyla sizlerle uzun tatil öncesi paylaşıyorum.
Kişisel inancım şu ki; hayat aslında planlanmış ama bizim tesadüflerle yaşadığımızı zannettiğimiz müthiş bir sistem, düzenek...
Merhaba sevgili astrolojistik dostları ve okurları,
Bu hafta sizlere, uzunca bir süredir dinlediğim bir albümü, bir müzisyeni,
Tanıtmak istiyorum. Enstrümental bir albüm, babası da kendisi gibi ünlü bir udist olan, ud’un prensi olarak lanse edilen dünyaca ünlü ırak’lı, Omar al Bahsir’ in dinlerken büyük bir keyif aldığım ve beni dinlendiren albümü
‘’AL ANDALOUS ‘’(ENDÜLÜS)...albümde ud ve gitar ortak kullanılmış ve harika bir sentez yakalanmış, flamenko’nun vazgeçilmezi olan gitar, ve arap fantezi müziğinin alt tabanı olan ud ile şahane bir albüm olmuş.yine kendisi gibi udist olan amcası Jamil Bashir’ de bu albümde kendisine destek vermiş.
Türk sanat musikisine ait pek çok eseri de ud ve gitar ile sentezleyen çalışmaları da mevcuttur.Pek çok makama ayrı bir ruh ile can vermiştir uduyla.
Albümü şuanda Türkiye’ de bulmanız zor olabilir, bulamayanlarya sosyal paylaşım platformlarından edinsinler ya da www.tulumba.com adresine girerek sipariş usulü edinebilirsiniz.
Ud’un kendine özgü nostaljik havasında ruhlarınızı demlendirmek isterseniz dinleyin tavsiye ederim. Ve ud’un zaman zaman coşturan nağmelerinde, bırakın tüm olumsuz düşünceleri bir anlıkta olsa, her şey yolunda gibi düşünün…
Albümde Yer Alan Eserler
1.Moliendo Cafe Traditional Spanish 2. Improvisation and Lunga 3. Andalus 4. My Favourite Dance 5. Improvisation and Ishtar
Hepsi de birbirinden özel ve güzel eserler, lakin özelikle ishtar ve andalus favorilerim arasında. Ayrıca babası Munir Bashir ile yapmış olduğu ortak eserlerde vardır bunlardan da edinin , flamenko tarzında babasıyla yapmış olduğu düeti mutlaka dinleyin. (albüm adı: Due de ud- al amira al andalucia-tradicional-dabka)
HAFTANIN KİTABI
Bu hafta sizlere 13 şubat’ ta aldığım ve program yaparak her gün 5 sayfasını okuduğum bir kitabı tanıtmak istiyorum.(327 sayfa)
1951 yılında iran’ın başkenti Tahran’ da edebiyata aşık bir ailede dünyaya gelmiş olan kadın yazar Saide Kuds’ un 2006 yılında iran’ ın edebiyatta nobel’i sayılan Parvin Etsami Edebiyat ödülü kazanmış ilk kitabı ‘’ KİMYA HATUN’’. Yakamoz Yayıncılıktan çıkmış, dilimize farsca’ dan Veysel Başçı çevirmiş.
Hz.Mevlana’ nın evlatlığı olan ve oğlu Alaaddin’in de aşık olduğu, Mevlana Hz.lerinin bir imtihana vesile olmasıyla dostu ,güneşi, Şems Tebriz ile evlendirdiği bir kadının hikayesi. Dönemin pek çok olayına değinmiş, karakterlerin yaşamlarından gerçekçi bir anlatım yakalanmış. Bu imtihanlı yolda Şems’in, Kimya Hatun’un, Alaaddin’in ve Mevlana’ nın bir intiham çemberinde nasıl yandıklarını, olgunluğa eriştiklerini , çıkmazlarını, sorgulamalarını, içsel hesapların baskılanmayarak, nefsine yenik düşmelerin, beşeri aşk mı, ilahi aşk mı sınırlarında gezinmelerinöyküsü…
HAFTANIN FİLMİ
Bu hafta sizlere tanıtmaktan ziyade artık bir fenomen oldu, sadece izlenimlerimi aktarmak adına Şahan Gökbakar’ ın şahane bohem, agresif, perdelerini indirince bir kedi gibi masum ve bir tüy gibi hafif, bir kadife gibi yumuşak tiplemesi Recep İvedik 2’ den bahsetmek istiyorum.
13 şubat’ ta vizyona giren vekendi formatında olan pek çok sinema filmini daha bir hafta olmadan gişede sollayan Recep İvedik 2…
15 şubat Pazar günü Forum Bornova AFM 18:30 seansına gittim.epey kalabalıktı. En ön sırada yer bulabildim, yer gösteren çocuk ile görüştüm en arka sırada boş yer vardı tam köşe, şanssızlığı şansa dönüştürerek en arkada gayet rahat bir şekilde izleyebildim.
Açıkcası ilki kadar hani o gülmekten çenemin ağrıdığı durumlar olmadı. Fakat her şeye rağmen güzeldi, Recep İvedik ve nine’nin diyalogları çok şirindi.ninenin pes oynaması, Recep ile girdiği diyaloglar ve Recep’in de kime çektiğini anlamamız açısından iyi idiJ
‘’ekinler baş vermeden, kör buzağı topallamazmış’’
‘’ iş,evlilik, saygınlık’’
‘’genlerimde çalışma geni yok’’
‘’hayvanım ama, evcil değilim’’
‘’Türkiye’ de açlık sınırı 4 kişilik ailenin ortalama 800 tl.- olduğuna göre,
Ben tek kişiyim, 200 tl.- isterim, ama yemek çeki ve full akbil isterim ona göre’’
Bu replikler hafızama kazındı…
Kendinize zaman ayırmak isterseniz ve bir nebze tebessüm etmek isterseniz, ön yargılardan arınarak sadece keyif almak adına izleyin derim…
Şimdilik bu kadar, tekrar görüşünceye değin, sevgimle kalın emi:)
Bundan yaklaşık 2 yıl kadar önce bir forum sitesinde tanışmış olduğum ve o dönemlerde ümitsiz olan, en büyük arzusu bir bebek olan dostum, arkadaşım, ahiretliğim ile yaptığımız ortak çalışmalar ve Rahman’ ın vesilesiyle nasip etmesiyle en önce tabi ki,
Daha dünyaya gelmeden beklediğimiz anne/ babasının haritasında gördüğümüz ve anne karnına indiği 120.gününde şuurlu bir bebek olması için uzak mesafelerde olsak ta aynı anda dua ettiğimiz sevgi enerjimizi yolladığımız ve yine sezeryan ile doğum olacağından haritasını doğum anını önceden, yaşadığı evrene ve kendine veailesine hayr ve bereket getirmesi için yaşamın en asgari seviyede üzmesi ve güçlü olması için , hazırladığımız harita ile aynı anda dünyaya gelen ilk astrolojistik bebeğimiz , 14 şubat 2009’ da bursa’ da saat:13:00 de hayata merhaba dedi…
Tüm astrolojistik’in baki dostlarından minik tılsımımız için hayr adına dua etmesi dileklerimle…
Esmeralda
E.Hece
*doğumdan yaklaşık 1 gün sonra minik tılsımın hastanede çekilmiş olan fotoğraflarını gönderen en şanslı ve en merhametli sevecen anneye sibel’ ime teşekkürler.*
Merhabalar yılın ilk makalesini bu şekilde hafif lirik , hafif espirili bir dilde yazmak istedim.
Her birimizin özel ve sosyal bir yaşantısı var, dikensiz gülleri olduğu kadar, çalılılarla kaplanmış sorunlarıda var. Hayat gürül gürül hiç durmaksızın bazen acı sürprizleri, bazen de ummadığımız kadar güzel sürprizleriyle bizlere türlü türlü oyunlar hazırlıyor. Uranüs ile venüs 5.evimizde kavuşum yapıyor, bir de bakmışsın ki gönül dünyanda herbir renkten çiçekler açılıvermiş, derken jüpiter bu serenata katılmak için koşa koşa gelip şans noktasınmın üzerine kuruluveriyor, aldın mı şimdi başına belayı, ya da leyla' yı... Aman Allah' ım o da ne? siz böyle umarsız kaygısız venüs' ün kollarında aşk sarhoşuyken, o otoriter, dikte eden, zamanın ve kaderin efendisi satürn karşıdan karşıdan hem de titiz analitik herşeyi ince eleyip sık dokuyan zodyağın kuruntulu kızı başak burcundan bakmıyor mu? işler karışıveriyor, uranüs diyor bırak satürn' ü o anca karşıdan bakar, oysa ben andayım şu andayım beni yaşa ! Venüs diyor hadi ben geç kaldım geçmem lazım koç' a şuan buradayım yarın kaygısı olmadan aşkı yaşa! Satürn diyor nereye bu böyle, ne yapmaktasın, adımların düzensiz , toplum dışısın aşkın anarşistisin cezalandırılacaksın er ya da geç düşün diyor... Başlıyor mu o anda hayatın yormaları, önce ruhen ardından zihnen...
Mutlu aşk yoktur diyordu Luis Aragon bir şiirin de, ne kadar yorulmuşsan o derece değerleniyor hayat, ve ne kadar mutsuzluk yaşamışsan o kadar anlamlı oluyor aşk...
Hayat bizi yormakta, yorsun bakalım, salt aşk değil her anlamda, jüpiter kova' da seyr- ü sefer yaparken natal haritanda, tam da üstelik ait olmadığını bildiğin halde tutunmaya çalıştığın dünyalığının evinde bulunan mars' a zorlayan ışıklarını salıveriyor, ihtiyaçlar, ihtiyaçlar, yaşamak için sahip olmak zorunda kaldığın günlük nafakalar, çetin bir yaşam mücadelesi, ayakta kalma savaşı, ekmek davası, sosyal ve özel giderlerin hesabı kitabı karışıveriyor, başlıyor yorulmalar... Ardından diyorsun yaşım oldu bu, hani nerede yuva hani nerede çibildek gözlü eş, hani hani cıvıl cıvıl sımsıcak sesleriyle al al yanaklarıyla sesli kahkahlarıyla içimizi ısıtıveren çocuklar... jüpiter gelmiş 7.eve artık zamanı, istiyor gönül bunları e hadi istemekle olsun, olsun diyelim de nereye? natal haritanda kocaman bir neptün sisli, belirsiz ve aldatan özellikleriyle , giriveriyor yaşamına biri tam da istediğin idealize ettiğin biri lakin neptün bu işte vaadler, hayaller, rüyada gibi bir ilişki derken kopuveriyor bir yalanla bağlar, bir ihanet ile evlilik planı düşüveriyor neptün'ün girdabına, vurgun yemiş gibi siz kalıveriyorsunuz bir anda. yanacaksınız elbette acı da çekeceksiniz de ah işte değer mi değmez mi bunu düşünemiyorsunuz bile, başlıyor mu hayat yine yormaya...
İşte böyle yorulurken her birimiz birşeyler uğruna dünya dönmeye, yıldızlar ışıklarını saçmaya insanlara düşen ise son noktasını bilmediği bu hayatı öyle ya da böyle yaşamak oluyor. hayat aslında hiçte o kadar zor değil, biraz da bizler fazladan kendimizi kaptırıp unutup bu hayatın bir oyun sahnesi, bir rüya olduğunu, gereksiz kapılıp hırslara, kırılıp, gücenip dostlara, yenik düşerek bizimle aynı çamurdan yaratılmış olan kullara, ve kapılıp o dünyalıklara, kaçıp aşırılıklara düşünce gücümüzle kendimizi yoruyoruz...
Yorgunluklarımız hayata attığımız imzalarımızdır, hayat bildiği gibi gelmekte bize düşen yaşamak, o halde yorgunluklarımızdan şikayet etmek yerine, yaşayamaya bakalım ve sevgiyle selam ile karşılayalım geleni ve gideni de aynı şekilde uğurlayalım...
O'nun birinci ismi, isimler sultânıdır, Her ânın, her mekânın, her cânın cânânıdır, Kur'ân'da ilk âyetin başlangıç kelâmıdır, Her zerre ''ALLAH'' diye, O'nu söyler durmadan...
Vârettiği herşeyi, ayırdetmeden gören, Herşeye adâletle, hayır ve rahmet veren, Her mahlûkâ acıyan ve çâreler gönderen, Sonsuz merhametiyle, âleme RAHMÂN dır O.
Dünya nîmetlerini, hayra kullananlara, Her lokmada haramı, helâli soranlara, Âhiret mekânını, dünyada kuranlara, Sonsuz bağışlarını, lûtfeden RAHÎM dir O.
Kâinat sarayında, mîmârî ve san'atın, Sonsuzlara hükmeden, o yüce saltanatın, İçgüdüyle çırpınan, küçücük bir kanadın, Herşeyin sahibidir, mülkün MELÎK idir O.
Her türlü şekillerden, lezzet ve kokulardan, Kirden, pastan, lekeden, tasa ve korkulardan, Molekülden, atomdan, hücre ve dokulardan, Herşeyden münezzehtir, uzaktır KUDDÛS dür O.
Kim ki, aşk ile girer, Hâk yolunda gayrete, Selâm yağmuru iner, dünya ve âhirete, Dilediği her kulu, çıkarır selâmete, Dert ve belâdan uzak, en yüce SELÂM dır O.
Îmânın nûrlarını, gönüllere indiren, İmânın merhemiyle, acıları dindiren, Şer doğuran şeytanı, hükmü ile sindiren, Her kulunu koruyan, en büyük MÜ'MİN dir O.
Kulun mükâfâtını, asla ihmâl etmeyen, O zengin hazinesi, vermekle hiç bitmeyen, Kazanılmış sevabı, zerrece eksiltmeyen, Tartıda ve hesapta, şaşmaz MÜHEYMİN dir O.
Başka bir kuvvet yoktur, O'na karşı gelecek, O'nun var ettiğinin, zerresini silecek, Gel gör ki, Âlemleri, bir anda yok edecek, Sonsuz gücün sahibi, gâlibi AZÎZ dir O.
Noksanları gideren, kırılmışı onaran, Eşsiz irâdesiyle, ilâhi sistem kuran, Zâlim ve müşriklere, cebriyle karşı duran, Dilediği herşeyi, yaptıran CEBBÂR dır O.
Nice tahtlar son buldu, nicesi son bulacak, Kimde kaldı o mühür, kimde kaldı o sancak? Büyüklük ve yücelik, O'na yakışır ancak, Şüphesiz ve ortaksız, EL MÜTEKEBBİR dir O.
Ne melek vardı, O varken, ne insan, ne de Âdem, Ne bir sevap, ne günah, ne defter, ne de kalem, Herşeyi vâretmeye, yetişti, o bir kelâm, Hiç yoktan, ''OL'' deyip de, yaratan HÂLIK tır O.
İnsanın, eni boyu, ne kum, ne dağ kadardır, Bütün uzuvlarında, gör ki, orantı vardır, Karıncanın yuvası, file göre çok dardır, Her şeyde, denge kuran, tarifsiz BÂRÎ dir O.
Ne kadar benzese de, insanlar birbirine, Çizgi, ayrı çizilmiş, o parmak izlerine, Benzemez kaderleri, hiçbirinin birine, Her şeyi, ayrı kılan, ulu MUSAVVİR dir O.
Acep, günahsız bir kul, var mıdır yer yüzünde, Kim, duyar, hissederse, o günahı özünde, O'na tövbe edip de, durur ise sözünde, Şüphesiz ki, kulunu, affeden ĞAFFÂR dır O.
Zulûm, yalan ve şirkle, yoğrulan her bedeni, Sabır yolundan dönüp, O'na isyan edeni, Varlığını reddedip, küfre kadar gideni, Binbir azâp içinde, kahreden KAHHÂR dır O.
Câhile nice bilgi, hastaya şifâ veren, Hâcetler kapısına, bol bağışlar gönderen, Bunca dünya malını, kullarına hak gören, Nîmetler hîbe eden, hudutsuz VEHHÂB dır O.
Rızık denince akla, yalnız, ekmek aş gelir, Oysa, öyle çoktur ki, sayısın Allah bilir Ruhların rızıkları, gönüllere ekilir, Gönül çorak değilse, bire, bin REZZÂK tır O.
Kavrulan yüreklere, îmân selleri salan, En büyük elemlere, dertlere çâre olan, Zorlukları kaldırıp, ilimleri hür kılan, Hükmüyle Âlemleri fetheden FETTÂH tır O.
Zaman içinde bütün, olmuş ve olacaklar, O'nun bilgisindedir, her şey sonsuza kadar, Yanlışsız ve noksansız, ilim, ancak O'nda var, Her şeyi, iyi bilen yanılmaz ALÎM dir O.
Dilediği zengini, fakir kılar bir anda. Fakire servet verir, saray gibi mekânda, Verince şükür arar, alınca sabr insanda, Hem veren, hem de alan KÂBID ve BÂSIT tır O.
Âsî ve zorbaları, tahtlarından indiren, Hoşnut kaldığı kula, şan, şeref, makâm veren, Ve bunları açıkça, Kur'ân'ında bildiren, Alçaltan ve yükselten HÂFID ve RÂFİ dir O.
Gerçek servet odur ki; onur, vakar, haysiyet, Bunları, elde tutmak, insana has meziyyet. Cezâ ve mükâfata, ölçüdür önce niyet, İzzet ve zillet veren;MUİZZ ve MÜZİLL dir O.
Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir, O, bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir, Bütün bu, mû'cizeler, O'nun hikmetindendir, Her sesi, her lâhzada, işiten SEMÎ dir O.
Çelikten duvar örsen, şu dünya mekânında, Ne kadar gizlensen de, O her zaman yanında, Bil ki, yalnız değilsin, ömrünün her ânında, Herşeyi, açık seçik görendir, BASÎR dır O.
O, nice hükümdarlar, padişahlar yargılar, O'nun mahkemesinde, çok tez biter sorgular, Bütün kararlarında, hükmünü doğru kılar, Üstünde makâm yoktur, en ulu HAKEM dir O.
Kıldan ince, kılıçtan keskindir adâleti, Men etti, haksızlığı, işkenceyi, zûlmeti, Bu yüzden, kul hakkının, cehennemdir diyeti, Adâletin zirvesi, en yücesi ADL dır O.
Yemyeşil ağaçlarda, meyve yüklü dalları, Kozalarda ipeği, peteklerde balları, Nice yalçın dağların, arasında yolları, Sayısız nimetleri lûtfeden LÂTÎF tir O.
Bir atom zerresinin, durmadan dönüşünden, Sayısız yıldızların, parlayıp sönüşünden, Dünyada her canlının, doğuş ve ölüşünden, Olup biten her şeyden, haberdâr HABÎR dir O.
Cezada tez değildir, bilir misin bu niye ? Zaman tanır kuluna, günahtan dönsün diye, Bu dünyadaki sınav, ölümle bitesiye, Tövbeye fırsat veren, bekleyen HALÎM dir O.
O'nun gücü, Âlemi, fırıl fırıl döndürür, O'nun nûr'u , güneşi, yıldızları söndürür, O'nun emri, yedi kat, göğü yere indirir, Azameti, ölçüye sığmayan AZÎM dir O.
O, bütün kullarının kusurlarını saklar, En büyük günahları, bir anda siler paklar, Yeter ki, kullarınca, çiğnenmesin yasaklar, Cennetleri bu yüzden, vâreden ĞAFÛR dur O.
O'ndan gelen her şerre, sabırla karşı gelen, Her lokma, her nefese, şükran borcunu bilen, O'na karşı şüpheyi yüreklerinden silen, Her kulunun şükrüne, bin veren ŞEKÛR dur O.
O'nun benzeri yoktur, hiç bir, yüceden yana, O, çok yücedir amma, uzak değil insana, Şah damarından bile, daha yakındır sana, Herşeyin üstündedir en yüksek ALİYY dir O.
Büyüklük ne kelime, sonsuzlar dardır O'na, Gel gör ki, giriverir, bir gönüle, bir cana, Hudutsuz ihtişâmı, dehşet verir insana, Kaleme, söze gelmez, ölçüsüz KEBÎR dir O.
Ömürlerin süresi, bir an bile kısalmaz, Ölümleri bekletir, ömür bitmeden salmaz, Niyet ve amellerin, bir zerresi kaybolmaz, Kâinatta her şeyi, saklayan HAFÎZ dir O.
Kuş yavrusu başını, kaldırıp göğe bakar, Çünkü, ana ağzında, onun için rızık var, Her buğday tanesinden, her damla suya kadar, Her canın azığını, ayıran MUKÎT tir O.
''Hesap günü'' nde çıkar, bütün kâr ve zararlar, Ona göre verilir, kullar için kararlar, Kayıtlarda, ne yanlış, ne küçücük noksan var, Hesapları hatâsız, yanılmaz, HASÎB tir O.
Varın, yoğun, herşeyin, en ulu hükümdârı, Hudut, sınır tanımaz, kuşatır her diyârı, Ölçüsüz kudretinin, yoktur asla miyârı, Ne mekân, ne zamana, sığmayan CELÎL dir O.
Kibir selinden geçip, haddini bilenlere, Zulûmlerden dönüp de, insâfa gelenlere, Gönül pervanesiyle, O'na yükselenlere, Bin misli fazlasıyla, verecek KERîM dir O.
Her gecenin peşinden, gündüzün gelmesini, Uyanan bir tohumun, toprağı delmesini, Yarattığı her kulun, ağlayıp gülmesini, Her şeyi, denetleyen, gözeten RAKÎB dir O.
Birgün kalırsan eğer, ortasında çöllerin, Bil ki, yalnız değilsin, bilinmektedir yerin, Bir içten dua ile, açılırsa ellerin Çaresini verecek, son makâm MÛCÎB dir O.
O'nun sınırlarını, bilmeye akıl durur, Bir harfine, denizler, mürekkep olsa kurur, Sayısız belâlardan, kulunu, her an korur, Genişliği, heryeri kaplayan VÂSİ dir O.
Asla başı boş değil, yaratılan sonsuzlar, Vâredilen her zerre, her kürrede sebeb var, Bu muazzam dengede, tesadüfler ne arar !. Sayısız hikmetlerin, sahibi HAKÎM dir O.
Kâinatta her nesne, sevgisiyle beslenir, Her zerre zikrederek, yalnız O'na seslenir, O'na îman edenler, şevkatine yaslanır; O'nu, bir seven kulu, bin seven VEDÛD tur O.
Muhtaç değildir asla, üne, şana, şöhrete, Ne mühür, ne saltanat, ne bir mülke, servete, Muhtaç değildir asla, ne kudrete, kuvvete, Büyük şânına sınır, çizilmez MECÎD dir O.
Her kul, mutlak tadacak, Allah ile vuslatı, Vel Bâsü Bâdel Mevt 'tir, bunun bir başka adı, Gün gelip de, Kâinat, doldurunca miâdı, Mahşerde, ölüleri, dirilten, BÂİS tir O.
Aramaya gerek yok, O, heryerde hazırdır, O, her zaman, herşeyi, gözetleyen nâzırdır, Bu hikmetin nedeni, akıldan öte sırdır, Her zaman ve mekânın, şâhidi ŞEHÎD dir O.
Şu yaşlı kâinatta, herşeyin bir ömrü var, Hiçbir şey bâki değil, asla sonsuza kadar, O'dur ancak zamana, hükmeden tek hükümdâr, Ezelî ve ebedî, var olan EL-HAKK tır O.
Kim ki, dünya işinde, dürüstçe davranırsa, Her türlü tedbirini, düşünüp de alırsa, Buna rağmen yine de, gücü âciz kalırsa, Kulunun her işini, bitiren VEKÎL dir O.
Ne zorluk, ne yorgunluk mümkündür, O'ndan yana, Bir, kumla, kâinatı, yaratmak birdir O'na, Göz, görmeyi bilirse, gerek kalmaz lisana, Dermansızlık erişmez, en güçlü KAVİYY dir O.
Ne eni, ne boyu var, metânet görkeminin, Birbirinden kopmayan, nice Âlemlerinin, Ne de sağlam yapılmış, hesapları geminin, Kuvvetinin şiddeti, ölçülmez METÎN dir O.
Bir yazdığı dostunu, bir daha asla silmez, Böylesi kullarından, hidâyeti eksilmez, O'nun dostluğu için, neler fedâ edilmez , Verdiği sözden dönmez, kul dostu VELİYY dir O.
Nimetlerle bezenmiş, yedi katlı semâlar, Tesbih eder, zerreler, düşünceler, dimâlar, O'na varır, edilen, bütün, hamd ü senâlar, Övülmeye tek lâyık, biricik HAMÎD dir O.
Denizlerin, göllerin, kaç damla suyu vardır Harmandaki buğdayın, sayısı ne kadardır ? Sonsuza sınır çizen, O'ndan başka kim vardır ? Herşeyin sayısını, bilen, EL- MUHSÎ dir O.
Tâ ezelde, O varken, yoktu, zaman ve mekân, Ne, bu sonsuz kâinat, ne bir madde, ne bir can, Hiçbir şeyin emsâli ve maddesi olmadan, İlk baştan ve örneksiz, vâreden MÜBDÎ dir O.
Bu dünya, bir ölümle, bitecek sanma sakın, Geç kalmadan, uyanıp, makbûl tavrını takın, Bir, hesap günü var ki; uzakta değl, yakın, Büyük mahkeme için, dirilten MUÎD dir O.
Yetmiş trilyon hücre, insanın bedeninde, Sayısız hikmet gizli, hepsinin nedeninde, Çözülmez ne sırlar var, o küçücük ceninde, Canları ihyâ eden, ruh veren MUHYÎ dir O.
Her canlı mahlûk için, ölümü mutlâk kılan, Her canlının ruhunu, ölümle geri alan, Düşünen insanlara, böylece ibret salan, Ölümü, hikmet kılan, yüce EL-MÜMÎT tir O.
Denizdeki yosundan, kırda çiçeğe kadar, Balıklardan, kuşlardan, binbir böceğe kadar, İlk vâr olan insandan, son geleceğe kadar, Hepsine, hayat verip, yaşatan EL-HAYY dır O.
Evrende hiçbir yıldız, yörüngesinden sapmaz, Bunca yalçın kayalar, dağlar yerinden kopmaz, Denizler, yatağından, çıkıp taşkınlık yapmaz, Yeri, göğü, herşeyi tutan EL-KAYYUM dur O.
Hiçbir şey O'ndan ayrı, ve uzakta duramaz, O, bulmak isteyince, asla sormaz, aramaz, Kaçmak için çırpınış, hiçbir işe yaramaz, Ne isterse, ânında, bulan EL-VÂCİD dir O.
Aşk çeken kullarının, gönül tahtına giren, Beklenmedik zamanda, bolluk, bereket veren, En muhtaç anlarında, onları sevindiren, Has kuluna, hesapsız veren, EL-MÂCİD dir O.
İlim doruklarında, bilinen, bilinmeyen, Sonsuz zaman içinde, silinen, silinmeyen, Sınırsız Âlemlerde bulunan, bulunmayan, Hiçbir şeyde benzeri olmayan VÂHİD dir O.
Ümitsizlik çekenler, ne büyük gaflettedir, Oysa, Yüce Makâmca, hâcet bilinmektedir, O, içten bir duaya, her şeyi vermektedir, Son çâreye hükmeden, tek merci SAMED dir O.
Göklerin çatısını, galaksilerden örer, Bir gözün merceğinden, güneş, ay, yıldız girer, Protonlar, nötronlar, nasıl çılgınca döner, Akla gelen, gelmeyen herşeye KÂDİR dir O.
Zannetme ki; O, yalnız sonsuz âlemler kurar, Bir mikroskop camına, eğil de, bak; neler var, Bu, âciz, kul kalemi, ancak, bu kadar yazar, Sonsuz kere sonsuza, her an MUKTEDİR dir O.
Saf ve temiz kulunu, mükâfatta kayıran, Bilenle bilmeyenin, farkını hep duyuran, Her kula, ayrı ayrı basamaklar ayıran, Öncelikler bahşeden, ulu MUKADDİM dir O.
Çalışmak, nasıl haksa, başarı da, bir haktır, Ne var ki; bazen yakın, bazen biraz uzaktır, Buna râzı olmamak, şeytana has tuzaktır, Tehiri, hayır kılan, yüce MUAHHİR dir O.
Kâinatta her şeyin, bir başlangıcı vardır, Sonsuz zaman ve mekân, ne varsa, O'na dardır, Bu ihtişam önünde, akıl, fikir, nâ'çardır, İlki ve başlangıcı olmayan EVVEL dir O.
Yaratılmış olanın, mutlak, bir sonu vardır, Kâinat'ın varlığı; ancak, ömrü kadardır, Sonsuzlar, son bulsa da, O yine hükümdârdır, Nihâyeti ve sonu olmayan ÂHİR dir O.
İnsanın beş duyusu, O'na, her an şâhittir, O'nun yüce varlığı, hiç şüphesiz sabittir, İnkâr eden bedenler, cehenneme aittir, Gören gönül gözüyle, görülen ZÂHİR dir O.
Duman yeter, ateşin, varlığını yormaya, İnsan, dikkat etmeli, sınırında durmaya, Hiçbir varlık dayanmaz, O'nu bizzat görmeye, Her an bilinir amma, gizlidir BÂTIN dır O.
Arz'ın her zerresinden, yedi kat, Arş'a kadar, Yaratılmış her şeyde, belli ki disiplin var, Güneşi görmez misin, vaktinde doğar, batar, Âlemi, tek başına yöneten VÂLÎ dir O.
Yaratılmışlara has, şekil ve duygulardan, Elem, keder, endişe, sevinç ve coşkulardan, Öfke, nefret, husûmet, korku ve kuşkulardan, Her tür, hâlden sakınmış, EL-MÜTEÂLÎ dir O.
Zorlukları istemez, kula, kolaylık verir, Günahların çoğunu, örtbas eder, giderir, Niyeti amel sayar, rahmetini gönderir, İki dünya serveti, bahşeden, EL-BERR dir O.
Kim, ölmeden girerse, pişmanlığın yoluna, Cennetlerde adaydır, nîmetin en boluna, Gönülden tövbe edip, isteyen her kuluna, O, altın anahtarı, veren, ET-TEVVÂB dır O.
Cehennem azâbının, zerresini bil yeter, Bu dünyada bildiğin, azaptan, yüzbin beter, Ömür; kısa bir sınav, er geç ölümle biter, Gafletin cezasını veren MÜNTEKÎM dir O.
O'na, tam bir îmanla, itaat edenlere, Şirk ve inkâr kirinden, arınmış bedenlere, Hazreti Muhammed'in, izinden gidenlere, Sağnak, af yağmurları indiren AFÜVV dür O.
Bitki, hayvan ve insan neslinin devamını, Bu nedenle, hepsinin, mekân ve zamanını, Hayat için gereken, rızkların tamamını, Hudutsuz re'fetiyle bahşeden RAÛF tur O.
Senin değil o mal mülk, senin değil o beden, Bu kıskançlık, bu tamâh, bu ihtiraslar neden, Bâki servetine koş, fâniyi kaybetmeden, Çünkü, her şey O'nundur, tek MÂLİKÜ'L MÜLK tür O.
Kâinatta her nesne, O'nun gücünü söyler, Kullarına meziyet, nişanlar ikram eyler, O'nun yanında insan, gurur kibiri neyler, Yalnız O'na söylenir, ZÜ'L-CELÂL-İ VE'L-İKRÂM .
Yarattığı herşeyde, bir mânâ ve maksat var, Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar, Anaya verdiği aşk, onu yavruya bağlar, Tesâdüfle izâhı olmayan MUKSIT tır O.
Her insan, bir an için, düşünse öldüğünü, Görecek ki; faydasız, dünyanın şan ve ünü, Hesap vakti gelince, kulları, mahşer günü, Diriltip, toplayacak yüce EL-CÂMİ dir O.
Herşey O'na muhtaçtır, O, asla muhtaç olmaz, Servetin ölçüsünü, O'ndan başkası bilmez, Ne kadar çok verse de, bir zerresi eksilmez, Aczi yok, sınırı yok, eşi yok, ĞANİYY dir O.
Kiminin, doğuştandır, dünyadaki serveti, Kimisi, ömürboyu göremez mürüvveti , Bilin ki, bu takdirin, imtihandır hikmeti, İsterse kulu zengin kılan EL-MUĞNÎ dir O.
İnsan gönlüne bir bak; sayısızdır arzular, Ancak, bize bunlardan, bir kısmında hayır var, Bu nedenle kısmetler, kimisinde biraz dar, Engeli, hayır kılan, ulu EL-MÂNİ dir O.
Şüphesiz, hayır ve şer, yalnızca O'ndan gelir, Hidâyete erenler, bunları sınav bilir, Cennet kapılarından, ancak böyle geçilir, Elem ve sevinç veren, hem DÂRR , hem NÂFİ dir O.
İstediği kulların, gönlüne ışık salan, Gözler ve yüzlerinde, nûrunu dâim kılan, Seher vakti açılan, ellerin dostu olan, Kalpleri aydınlatan, sönmeyen EN-NÛR dur O.
İstediği kulunun, murâdını tez veren, İstediği kulunu, hidâyete erdiren, Gönül sofralarına, bereketler verdiren, Közleri tutuşturan, yüce EL-HÂDÎ dir O.
Bu sonsuz Âlemlere, ''Ol'' dediği ilk anda, Hiçbir şeyin benzeri, yoktu hiçbir mekânda, Bunca, hayret verici, herşeyi tez zamanda, Hiç örneği olmadan, yaratan BEDÎ dir O.
''Sonsuz'' sözcüğü bile, âcizdir hakikatte, ''Sonsuz'' sözünden başka, bir şey yok ki, lûgatte, Verecek güç kalmadı, beyindeki tâkatte Hiçbir zamana bağlı olmayan, BÂKÎ dir O.
Dünya malı, babadan, miras kalır oğula, Bu çark, dönerek varır, dünyadaki son kula, Acaba, daha sonra, bunca mal kimin ola ? Âlemde her zerreye, sonuncu VÂRİS tir O.
Tarifsiz irâdesi, çok büyük ve bütündür, Âlemlere verdiği, emri sadece ''Kün''dür, Bu kelâm ile herşey, O'nun için mümkündür, Hiçbir işi, hikmetsiz olmayan REŞÎD dir O.
Cezalar tez olsaydı, hukukunun özünde, Hiçbir insan kalmazdı, bir anda yeryüzünde, Hiç şüphe olmasın ki , er geç durur sözünde, Kullara fırsat için sabreden SABÛR dur O.
Yazan:Şair CENGİZ NUMANOĞLU (GÖNLÜNÜN EN İNCE TELİNE SAĞLIK) NOT:Bu güzelliği bana ulaştıran nasip eden habercim gönlü yüreği nur dostum sevgili Nilgün'e en kalbi hislerimle baki dostluğumuz adına şükranlarımı sunarım.
Benim güçsüzlük korkum var Ben güçsüzlük korkumu kabul ediyorum. Ben güçsüzlük korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an. Ben her halimle çok güçlüyüm. Ben her halimle çok güçlü olduğumu biliyor ve inanıyorum. Ben her halimle çok güçlü olduğumu kabul ediyorum. Ben her halimle çok güçlü olduğum için kendimi takdir ediyorum. Ben her halimle çok güçlü olduğum için şükrediyorum.Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum. Ben kendi gücüme sahip çıktığımı biliyor ve inanıyorum. Ben kendi gücüme sahip çıktığımı kabul ediyorum. Ben kendi gücüme sahip çıktığım için kendimi takdir ediyorum. Ben kendi gücüme sahip çıktığım için şükrediyorum. Kendi gerçeğimi sevgiyle yaratıyorum. Ben içimdeki güce ulaşıyorum.Benim değersizlik korkum var Ben değersizlik korkumu kabul ediyorum. Ben değersizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok değerliyim. Ben her halimle çok değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum. Ben her halimle çok değerli olduğumu kabul ediyorum. Ben her halimle çok değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum. Ben her halimle çok değerli olduğum için şükrediyorum.Ben kendime değer veriyorum. Ben kendime olduğum gibi değer veriyorum. Ben herkese değer veriyorum. Ben herkese olduğu gibi değer veriyorum. Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorumBenim güvensizlik korkum var Ben güvensizlik korkumu kabul ediyorum. Ben güvensizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle güvendeyim Ben her halimle güvende olduğumu biliyor ve inanıyorum Ben her halimle güvende olduğumu kabul ediyorum Ben her halimle güvende olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum Ben her halimle güvende olduğum için şükrediyorumBen evrende güven içindeyim. Ben herkese güveniyorum. Bütün insanlar bana güveniyor. Ben kendime güveniyorum.Ben yaşamın akışına güveniyorum. Ben güvendeyim. Evren güvenli. Evren beni seviyor, onaylıyor ve destekliyor.Benim başarısızlık korkum var Ben başarısızlık korkumu kabul ediyorum. Ben başarısızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok başarılıyım. Ben her halimle çok başarılı olduğumu biliyor . ve inanıyorum. Ben her halimle çok başarılı olduğumu kabul ediyorum. Ben her halimle çok başarılı olduğum için kendimi takdir ediyorum. Ben her halimle çok başarılı olduğum için şükrediyorumBenim sevgisizlik korkum var Ben sevgisizlik korkumu kabul ediyorum. Ben sevgisizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen kendimi seviyorum. Ben kendimi olduğum gibi seviyorum. Ben kendimin olduğu gibi olmasına izin veriyorum. Ben herkesi seviyorum. Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorum.Benim esaret korkum var Ben esaret korkumu kabul ediyorum. Ben esaret korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an Ben özgürüm. Ben özgür olduğumu biliyor ve inanıyorum. Ben özgür olduğumu kabul ediyorum. Ben özgür olduğum için kendimi takdir ediyorum. Ben özgür olduğum için şükrediyorumBenim parasızlık korkum var Ben parasızlık korkumu kabul ediyorum. Ben parasızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar, Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin. Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anEvren BOLLUK içinde. Evrenin bolluğu bana akıyor. Para bana çoğalarak geliyor. İhtiyacım olan her şeyi ihtiyacım olduğu anda evren bana verir. Ben çok parayı hak ediyorum. Ben çok paraya layığım.DEĞİŞİME GüVENGeleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve huzurla ilerliyorum. Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyorum. Yeniyi sevinçle karşılıyor ve kabul ediyorum. Ben emin ellerdeyim. Ben kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Ben her an her yerde güven içindeyim. Ben kendi yolumu açıyorum. Ben kendi yolumu açtığımı kabul ediyorum. Ben kendi yolumu açtığım için kendimi takdir ediyorum. Ben kendi yolumu açtığım için şükrediyorum...
Kenneth Koh'un ''Affirmation'' makalesinden Bülent Asöcal tarafından Türkçe ye çevrilmiştir.
En alttan en üste çıkışın öyküsü,DOĞU ROMA( Bizans) İmparatoriçesi Theodora
Theodora yabani hayvan bakımı ile uğraşan Kıbrıslı bir babanın üç kızından biri olan, dar gelirli bir ailenin çocuğudur. Babası küçük yaşta ölmüş ve annesi başka birisi ile evlenmiş. Üvey baba işsizmiş ve çocuklar küçük yaşta para kazanmak zorunda bırakılmış. Anne, önce kızlarını bayramlarda sokaklarda yalvartmaya çalışmış, sonra Theodora bir tiyatroda pandomim yaparak, soytarı rollerine çıkmaya başlamış. İlerleyen zaman içinde güzelliği dillerde dolaşmaya başlayan Theodora cinselliğini de kullanarak, alkış almaya başlamış. Mutlu bir yuva kurabilmek için gittiği İskenderiye’de uygunsuz davranışları nedeniyle, yoksul ve yüzüstü bırakılmış. Oradan döndüğünde kendini değiştirmek için çaba sarfetmiş ve kendine çekidüzen vermiş. Bu sırada imparator Justinianos bu güzel kızı görmüş ve ondan başka kimseyi gözü görmemiş. O dönemlerde yasalar üst düzey yetkililerin geçmişi uygunsuz kadınlarla evlenmelerini yasaklamaktaymış. Ancak Justinianos bir yasa çıkararak bu yasağı kaldırarak onunla evlenmiş.
Evlenmeden önceki davranışlarına karşın, tahta geçer geçmez bir imparatoriçenin görev bilincine çabucak varmış. Kötü yollara düşen kadınlar için bir sarayı manastır haline getirip, sokaklardan toplattığı beş yüz kadının ücretsiz olarak burada hayatını doğru bir biçimde sürdürmesini sağlamış. Hastane ve dini yapılara büyük parasal yardımlarda bulunmuş. Evliliğinden kısa bir süre sonra Istanbul’da M.S. 532 yılı Ocak ayında “Nika” (yen) adında büyük isyan patlamış . Hastaneler, arasında imparatorluk sarayı ve Ayasofya’nın da olduğu güzel yapılar alevler içinde kalmış. Justinianos kaçmayı düşünürken, Theodora gerçek büyüklüğünü göstermiş.
“Başka hiçbir ümit kalmasa bile ben yine kaçmaktan nefret ederim.Hepimiz doğuştan, ölüme mahkum bulunuyoruz. Ne var ki başlarında taç taşıyanlar, saygınlıklarını ve güçlülüklerini yitirdikten sonra yaşamamalıdır. Tek bir gün bile, kimsenin beni taçsız ve erguvansız ( imparatorluk makamı giysisinin rengi) olarak görmemesi için Tanrı’ya yalvarıyorum. Beni kraliçe adıyla selamlamanın sona erdiği gün yaşam ışığım sönmüş olmalıdır. İmparator! Kaçmaya karar verdiyseniz, hazineler sizindir.İşte deniz, işte gemileriniz! Ama can kaygısının sizi sefalet içinde bir yaşama ve aşağılık koşullarda bir ölüme uğratmasından korkunuz. Ben tahtın şanlı bir mezar olduğuna inanıyorum”.
Onun bu sözleri Justinianos’a cesaret vermiş ve kendine bağlı askerler başarılı bir girişimle kalabalığı dağıtmış. İsyan bastırılmış ve Justinianos’un tahtı güvenceye alınmış. Bundan sonra da eşi imparator Justinianos’un yanında olan ve onu destekleyen imparatoriçe, evliliğinin yirmidördüncü yılında kanserden ölmüş. En soylu kadınlarla evlenebilecek olan imparator, eskiden uygunsuz bir hayatı olan ama evlendikten sonra namusu lekesiz olarak yaşayan bu kadının ardından kanlı gözyaşları dökmüş.
Her başarılı kişinin arkasında ona destek olan bir eş vardır. İşyerinizdeki başarınız ve günlük yaşamınızdaki mutluluğunuz mutlu bir aile hayatına bağlıdır. Çeşitli sebeplerle evliliğinizde sorunlar varsa, hatayı önce kendinizde arayın, daima kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, hayatınızı tekdüzelikten kurtarmaya bakın, eşinizi onore etmeye çalışın ve herşeyden önemlisi çocuğunuza örnek davranışlar sergilemek için kendinizi geliştirin.
Her insan doğuşu itibariyle tertemizdir. Ancak yaşanan olumsuzluklar, çevresel etkenler ve yanlış yetiştirilme insanları hatalara sürükleyebilir. İnsanlara her zaman ikinci bir şans verilmelidir. İnsana yapılan yatırım, en iyi yatırımdır. İnsanları harcamak çok kolay, ama kazanmak çok zordur. Sabır , fedakarlık ve cesaret gerektirir. Kişiler her yaşta bir şeyler öğrenebilirler ve kendilerini geliştirebilirler. Bireyler geçmişlerinde kötü yaşantıları olup, bunların etkileri nedeniyle sorunlar yaşamakta ise, bu sorunlar günümüzde psikiyatri bilim dalı kapsamındaki terapiler ve diğer tedaviler ile çözümlenebilmektedir. Eşinizin başarısı ve mutluluğu sizin başarınızdır. Mutluluk ve başarı ekip işidir.
Not: Tessa Korber'e ait literatür yayıncılıktan çıkan İlknur İgan ve Ayşe Tekin 'in dilimize çevirdiği,Gökçe Çiçek'in yayına hazırladığı ''İMPARATORİÇE'' adlı kitabı okumanızı öneririm...
ABD.Başkanlık seçimlerine sayılı günler kaldı,Hillary öngördüğüm üzre,Demokratların başkanlığına adaylık koyduğu yarışdan çekildi,Obama Demokratların kartal kanatlarında şahlanıyor,ve ABD.başkanlığına doğru elinde özgürlük meşalesi hızla ilerliyor.oldukca çekişmeli geçecek bir seçim!Hillary'nin sempatizanları,destekcileri pek Obama'yı sevmiyor,Hillary,Obama'yı destekleyin mesajı versede...Hillary'nin yadsınamayacak bir seçmen kitlesi vardı,Cumhuriyetci Aday McCain'i
destekleyebilirler,orası Amerika her an hepsi olabilir.hiç bir sonuç sürpriz olmaz...
Daha önce Cumhuriyetcilerden başkanlık adaylığını koyan 2 kere kaybeden,mesleki kökeni asker olan,pek çok savaşa katılmış,vietnam savasında esir düşüp 5.5 yıl sonra ülkesine iade edilmiş,
dobralığı,erkeksi zaafları,açıkgözlülüğü ile tanınan,yaşlılıktan mı yada artık nedense bazen demeçlerinde terazinin topuzunu kaçıran,yanlış stratejielr uygulayan,seçim propagandasında kadın cinselliğinin ön plana çıktığı tahrikcilik unsurlarını kullanan,ırak konusunda bir öyle bir böyle
konuşan,savaşı bitireceğini söyleyen ki savaş değil işgal!bir yandan da ırak'a daha çok asker gönderilsin diyen biri.yaşlı kurt John McCain'in başkanlık yolunda ki kaderini analiz edeceğiz.
Obama ilk Başkanlık seçiminden galip çıktı,ve emin adımlarla bir akrep gibi hedefine doğru gitmekte...McCain ile ABD.ringlerinde bundan sonrasında ikisi var,sahne onların...
evet kısa bir yorumumdan sonra terazisinin dengesini bi türlü tutturamayan yaşlı siyasetciye geçelim...
Hazırlayan:Esmeralda
Güneş Burcu:BAŞAK(11.EV) Ay Burcu:OĞLAK(4.EV) Yükselen Burcu:TERAZİ Element Gücü:TOPRAK ve SU Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - OĞLAK(3.EV) , Güney Ay Düğümü - YENGEÇ(9.EV) Zeka Stratejisi:Pallas-AKREP(1.EV) Horoskop Tipi:DAĞINIK(çok yönlülük,değişkenlik,aktivite,uyum) Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-BALIK (6.EV) Politika Noktası:ZEUS-ASLAN(10.EV),SATÜRN-BALIK (6.EV) Hukuk Noktası:JUPİTER-YAY(2.EV)-APOLLON-BAŞAK(11.EV) Toplum Etkileme Noktası:EARTH-BALIK(5.EV)
Amerikan siyaset arenasının yaşlı kurtlarından, askeri kökenli,bir kaç kere denemsine rağmen istediği yere ulaşamayan,fakat pes etmeyen Cumhuriyetci kanadın Başkan Adayı John McCain'in horoskopunda yaşam amacını,parlamayı istediği,enerjisini isteğini dünyevi hırslarını en çok gösterdiği yer olarak şuandaki durumuna uygun olarak 11.evine yerleşmiş.büyük gruplar,dev organizasyonlar, toplumda liderlik etme,yönetme,partiler,dernekler gibi alanları kapsayan bu evde güneşi parlamışdır.bu potansiyel onda doğuştan vardır ve kaderi onu bir şekilde şuanki konumuna getirmişdir,potansiyelini değerlendirmiştir,kaderin analizi diyorum zaten, başka burcunda güneş kişiye,yaptığı her işde,en mükemmeli yapmayı aşılar, kişi her işinin sağlıklı olamsını ister, analzi etmeden kritike etmeden boş adım atmaz,düşünür bin kere ve tek adım atar. detaylara dikkat eder,bazen aşırıya kaçabilir,huysuz fazla eleştiren sürekli kusur bulan ve hatta kavgacı biri olma potansyeli verebilir.açıksözlü içi dışı bir insanlar yaratır başak...ve gerçek yaşını hiç göstermeyen insanlarda genelde başak etkisi vardır.11.ev de güneş,yaptığı işlerde hizmetlerde kendisine karışılamsından hoşlanmaz, kendisine karşı gelenlere meydan okuyanlara karşı gelişmiş taktikleri vardır. McCain çok geniş alanlara yayılmış bir grup yada bir holdingin düeni sağlayan başarlı bir organizatörüdür...11.ev kova burcunun alanıdır burada bulunan güneş kovadan da etkilenir,McCain ruh yapısı olarak,özgürlükcü,orjinal işlere imza atacak ve sık sık değişen kararları olacak ki bunca kararlılığına mükemmeli aramsına rağmen,gerek başak değişkenliği gerekse kova'nın sağı solu belli olmayan aniden beyninde şimşek çaktıran elektrikli düşüncelrinden dolayı... büyük organizasyonların (11.ev)içindeki yaşam motivasyonu(güneş) yaratıcılık,halkın önü,sahnesi,risk alma durumu,maceracılığı ve spekülasyonalrı yöneten 5.evde balık burcunda bulunan earth nokatsı ve şans noktasıyla 180lik opps.açısı yapmış güneş ile bu noktalardaki meydan okuyan durum,onun finansman ağırlıklı ortak bir kaç arkadaşıyla yapacağı bir işten dolayı sahne önünde bunun açığa çıkacağını ve skandal olacağı potansiyelini doğurur, ki geçmişinde 5 arkadaşıyla beraber bir yolsuzluk olayına adı karışmıştır(!) yine earth toplum etkilemdeki noktasıdır,güneşi onun bu konuda topluma itici gelmesini göstermekte,sempatik bir duruş değil ne yaparsa yapsın soğukdur toplumun ona karşı yüzü,ve zaten o da aşırı dobradır bazen yanlış zamanlama yapsada pek sevilmeyen biridir... şans noktası güneş opps.açısı şansını zorla kazanan elde eden bir yapı vermektedir, o çevresi sayesinde bir yere gelecektir,büyük kitleler sayseinde bir yere gelecektir. yoksa şansıyla değil...aynı zamanda aşk evidir şans noktası ve balık işaretinde olamsı yaşamında evli iken güneş açısına göre başka bir kadını seveceğini ve eşini terk edceğini vurgualr!
ay burcu 4.evde oğlak burcunda yerleşmiş,4.ev vatan toğrağıdır ay vatan toprğına olan bağlılığıdır,gelenekci bir yapısı vardır,yereleşik olanı ister yenilikci değildir,ay oğlakta zarar görmüştür.duygualrı sert ve düşüncesizce olabilir.maddi gereksinim için yükseklere erişmek için herşeyi yapabilecek birine işaret eder.
ay pluto opps.karşıt açısı kariyerinde hedeelrine ulaşamk için zoru kullanacağını,güçlü bir yapısı olduğunu duygusuzca ve hatta pluto etkisiyle ayında gizemiyle kulis arkalarında gizli pek çok olayı ayarlayacağına etik olmayacağına işaret eder.
10.evdeki pluto onu yükseklere taşıyacaktır güç otorite gibi kendince saplantıaleı vardır.ve ay pluto karşıtlığı onda komplekselr olduğunu göstermekte.
zekaının stratejik yönü olan pallas akrepde 1.evinde yücelmiş,çevresinin kendisine tabi olması,zekasıyla övünme isteği sürekli olarak ön plandadır.çevresini inşaa etmesini bilinçlerine işlemeyi iyi bilir.
7.evdeki uranüs ile karşıt açı ise 7.ev toplumu ve politikayı temsil eder zekasının aniden kendi aleyhine döneceğini ve toplumda bir sknadala adının karışacağını göstermekte.yani yanlış bir strateji nedeniyel aniden gözden düşme potansiyeli yüksektir.
kısaca seçimlere 5 aay kala diğer etki ve açılarıyla transitleriyel mccain'in uranüs'ün etkisiyle,
başkanlık yolunda işinin hiçte kolay olamdığını hedefeine plutou 10.evde yükselmiş dahi olsa ulaşamayacağını söyleyebiliriz.obama bu yolda galip çıkacaktır onunda adı bazı provakatif olaylarla anılsada mccain de toplumu etkileme noktasında yetenek yoktur,halk evindeki ay'ın
kariyerine sert açısı halkı temsil eden ayın plutoya sert açısı onun hezimetle sonuçlanacak işaretelridir.sabit yıldızları obamanın yıldızlarının yanında sönük kalmamktadır.ve başkan olsa dahi kısa sürelidir,ani bir ölüm yüksek mevkiye gelince düşme gibi etkielri transitlerle 2 yıllık dilimde gerçekleşme noktasındadır.
ve arap noktaalrında mccain'in yüksek bir mevkiden düşüm noktasında olup asalet kaybetmiştir..
ABD.başkanlık seçimlerinin kadın adayı,eski first lady, yeni politikacı,akrep burcu kadını ,Amerika'nın simgesi olan Kartal'a sahip olmak için mücadele veren,su etkileri yüksek, eşe bağlı şansıda onuruda,ve yine eşe bağlı şanssızlığıda onur kaybınıda yaşamış bir JUNO... Seçime çok az günler kala,bakalım kendi mücadelesiyle o arzu ettiği güce ve onurunu yüceltmeye ne kadar yakın... ama öncesinde benim vizyonumdan kısa bir biyografisi...
Hillary Diane Rodham,ingiliz-irlanda kökenli göçmen bir ailenin kızı olarak İllionis eyaletine bağlı Chicago kentinde dünyaya gelmiş, babası küçük bir tekstil işletmesi olan biri,annesi ise ev hanımı, parlak bir eğitim yaşamı olmuş,bunun yanı sıra oldukca fazla sosyal faaliyetlerde bulunmuş,henüz ilk öğrenim öğrencisi iken politika dikkatini çekmiş, o dönemin başkanlık seçimlerinde faal olarak minik bir kız iken gönüllü olarak çalışmalar yapmış.alt yapısı sağlam diyebiliriz... yani damdan düşme bir politikacı değil,bizdekiler gibi(!) 1965 yılında Wellesley Kolejini kazanış,alt yapısını dahada temellendirmek için, siyasal bilgiler eğitimi almış, 1969 yılında iyi derece ile mezun olduktan sonra,Yale Univ.ne hukuk eğitimi için başlamış,bu dönem içerisinde,zencilerin hakları, çocukların hakları,fakirlere sosyal yardım örgütlenmeleri gibi, halkın tabanında olan konularda cesur girişimlerde bulunmuş vönderlik yapmış ve pek çok ödül kazanmış.., ve Obama ile eğiim yaşantıları parelellik göstermekte, önce siyaset bilimi,ardından hukuk eğitimi..
siyasi görüş olarak pek çok dalgalanmalar yaşamış, pek çok kişiden etkilenmiş,bu onun sabit düşünceye sahip olmadığını göstermekte,kararsızlık hakim,su bazlı olması buna örnek,önce cumhuriyetci,ardından demokrat... zaten kendisini şöyle ifade ediyor''bir muhafazakarın aklı, bir liberalin kalbi''... 2000 yılında girdiği ABD. SENATOSU'nda NEW YORK eyaletini temsilen,ülke içinde pek çok sosyal olayalrda yer almış, Irak işgaline ilişkin askerlere yönelik iyileştirme projelrinde yer almış, çocuklarla ilgili suç teşkil eden pek çok olayı gündeme taşıyıp iyileştirii yönde yasalaştırmalarda bulunmuş,ve en sonda her oy sayılmalı diyerek seçim sisteminde dikkat ve tititzlik odaklı uygulamayı başlatmış... 2006 yılındaki seçimlerde SENATO da yeniden seçilerek NEW YORK'u temsil etmeye devam etmiş, hala bu görevindedir... şimdi Obama ile Başkanlık öncesinde kendi görüşleri olan DEMOKRAT 'ların liderliği için çekişmekteler. her iki açıdan da önce kendi başkanlıkları ve ardından ABD.BAŞKAN lığı için astrolojik pencereden tarafsız yansız sadece kariyer odaklı analizini sunuyorum sizlere...
HAZIRLAYAN : ESMERALDA
Güneş Burcu:AKREP(5.EV) Ay Burcu:BALIK(10.EV) Yükselen Burcu:İKİZLER Element Gücü:ATEŞ ve SU Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - BOĞA(12.EV) , Güney Ay Düğümü - AKREP(6.EV) Zeka Stratejisi:Pallas-KOVA(9.EV) Horoskop Tipi:LOKOMOTİF(tetikleyen planetin durumuna göre...) Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-AKREP (5.EV) Politika Noktası:ZEUS-ASLAN(3.EV),SATÜRN-ASLAN (3.EV) Hukuk Noktası:JUPİTER-YAY(6.EV)-APOLLON-BAŞAK(4.EV) Toplum Etkileme Noktası:EARTH-BOĞA(11.EV)
Eski first lady,yeni başkan adayı,amerikan siyasetinin dişi akrebi, güçlü,serinkanlı duruşuyla sabrın timsali,otoriteyi sağlarken kendine has akrep bakışlarını kullanan ,kelimelere dökmeden eylemlerini lak lak etmeden,kendine göre bir plan yapıp, kansız darbelere imza atan,zehirleyen sinsi derinden giden güce aşık,güce tapan,doyumsuz ve hırslı kadın, Haritasına şöyle bir bakalım,yaşam motivasyonu nerede, ve varolan potansiyelinin ne kadar farkında ve ne kadarını kullanmakta. Güneş akrep burcunda,ve ilk derecesinde,bu akrebin tüm özelliklerini yansıtma potansiyeline işaret eder. ve güneşi 5.evde,parlamak istediği yer tamda şuanki görüntüsüne uygun düşmekte,yani dünya sahnesi önünde, geri planda kalmayı sevmeyen dikkat çeken silik bir karaktere sahip olmayan dominant bir hillary,güce kendisi sahip olamasa bile ilişkide bulunduğu inanların muhakkak seçkin,ilgi alanlarında ünlü ve güçlü karakterler olmasını ister,ilişkileride bu yöndedir. o cesaretli bir kadındır,korkusuzdur,risk almayı sever, güneş 5.evde bir de akrep üstüne durdurulması imkansız bir enerji, ve asla pes etmez,kumarda sonuna kadar gider fakat akrebin yer altı bağlantısı hile vari özelliklerinide iyi kullanır yeri gelince,gerekirse kazanmak için her türden ödünü verebilir...hileye başvurabilir... akrep 8.ev bağlantısından pluto planetinin etkisiyle 5.evdeki oyunlarında gerekirse rekabet ortamında bulunmuyorsa kişilerin geçmişlerini karanlık yanlarını hiçde adil olmayacak şekilde irdelip eşeleyebilir...(!) 10.evde bulunan Ay ile Güneş arasındaki trine açı, eğitim yaşantısının parlak olduğunu işaret etmekte, uyumlu bir ailede büyüdüğünüde buradan görebiliyoruz,ay'ın balık'ta olması ailesinden kökeninden kaynaklı dini inançlarında bağlılığını göstermekte. ve yine eğitim yaşantısında şuanki kariyerini belirleyecek kadınlardan çok şey aldığı akıl hocalığı gördüğüde muhakkak. martin luther king'in felsefesini benimsemiş,onunla tanışmış, ondan çok etkilenmiştir ve daha sonrasında zenci hakları için çok fazla mücadele vermiştir. ay sosyaldir,10.evde Hillary'nin bugün ki düşünce temellerinin kariyeri ile bağlantısını oluşturmuş.yine Hillary'nin çocuklar için pek çok konuda önderlik ettiği projeleri vardır ve onu yükseğe taşıyan çocuklarla bağlantılı girişimleri vardır.ne ilginç değil mi? 5.ev ile 10.ev bağlantısı... yani o bir AY kadını...duygularına göre gel-gitler yaşayan,ama akrebin sabitliğiyle bunu mantıklı yansıtan bir kadın..
AY burcu balık ve son derecesinde yerleşmiş,duygularının çıkış yönü balık düşüncesiyle ama eyleme dökme yanı koç ile özdeşleşmiş, o duygusallığını,duygusal gizlerini kariyeri noktasında çok iyi kullanan bir yapıya sahip.Ay-uranüs 90lık squar açı,ne ilginçtirki eş tarafından aldatılmayı bariz şekilde açıklayan açıdır. eşinin kariyeri noktasında bir bayanla yaşadığı cinsellik temalı olayın gün yüzüne çıkmasıyla,her ikisinin de kaderi yeniden şekillenmiştir,diğeri güven kaybederken Hillary duygusal boyutta bunu kullanarak kariyerini sağlama almış,Kariyer noktasındaki ay,onun halkla içiçe bir kariyer yapacağını vurgular bu nedir şuandaki durumu tamamen halkla ilintilidir,siyaset...
kariyerinin yönetici planeti(balık) neptün'dür,bu onun için kritike olan bir durum, horoskopunda fazlasıyla su yerleşimi vardır,kalıcılık kurması, sabitlenmesi ve yıllara dayalı istikrarlı bir çizgi çizmesi hemen hemen zordur,neptün 5.evinde yerleşmiş,duygusal yaşantısına dair pek çok şeyin gözönünde olmaı,aşk yaşamında ki dedikodular belli belirsiz kurduğu ilişkiler ona zarar vermektedir, fazla hayalci davranabilir,ve yapamayacağının çok çok üstünde vaadlerde bulunabilir. bu kariyeri için belirsizlik ve güçlü rakiplerinin her zaman onu alt etmede güçlü olacağını vurgular... şuanda neptün 9.evde transitte ve hemen hemen natal zeka ve strateji temsilcisi pallasına doğru kavuşumda, ki neptün stratejik bir planet değil genelde akılsızca plan yapmadan spontane duygualrıyla davranır ve neptünün değiştiren çözen afişe eden etkisiyle planları yanlış işler... ki pallas değil başka bir planet olsa idi bu,neptün ile kavuşumu 9.evde ona daha değişik bir aura kazandırır ve neptün'ün hayali gerçek kılma imknasıı olur yapma yetisini kazandırabilirdi. Hillary için büyük bir talihsizlik(!)
ve yükselen burcu ikizler ,o da kariyer noktası gibi yengeç başlangıçlı, merkür yönetici planeti olduğundan iletişimi kuvvetli,kendini iletişim zekası ile göstermekte ve bunun için yengeçe özgü aile-yuva,yurtseverlik,çocuk ve kadınlarla ilgili konularda çevre yapar ve bu konularda odaklı çalışmalarda bulunur. yükselenin yöneticisi 6.evde yerleşerek hillary'nin sağlık,iş,hizmet kolunda faaliyetelrinin olacağı,diğer yengeç'in yöneticisi ay'ın 10.evde yer almasıyla bu konularda kariyer elde edeceği fakat uranüs bağıntısıyla ABD.nin başkanı olma potansiyelini taşımadığını görebiliyoruz. 10.ev yüksekler ise 6.ev yükseklere gelemden önceki alandır ve merkür burada kuvvetlenmiştir,hillary'i burada daha çok doyuma ulaştıracaktır. 10.evin kariyer evinin yöneticisi neptün olması sebebiyle, kararsızlıkları,çekilmeleri,vazgeçmeleri olacak dolayısıyla istikrarlı olarak yükseklerde yer almayacaktır...
şuana kadar olan astrolojik verilerden Hillary'nin başkan olamayacağını rahatlıkla söyeleyebilirim,ve o yüzden diğer detaylara fazla girme gereği duymuyorum, belirteçler öyle net ki diğer ayrıntılar gereksiz... sabit yıldız yerleşimlerine bakalım şimdi,ve bu noktaya kadar ulaşması muazzam olan suyun güündeki güzel kadının belirteçleri nelermiş,Neptünün hülyalı bakışlarına sahip plutonun derinliklerini almış,ay'ın suretine vurduğu şavkı ile sempatik bir yüze sahip olmuş kadının sabit yıldızları....
kişiye eşine,evliliğine bağlı,talih,şans veren ve aynı zamanda bu etkiye sahip bir kadına güzellik,aşkda yetenek veren MİRACH sabit yıldızıyla ,bir kadının kendini ifadesindeki bulunduğu konumda besleyen büyüten onaran iyileştiren güç katan CERES asteroidi ile 11.evde(idealler,gruplar,partiler,toplumsal ekipler) buluşmuş.burada Hillary'nin güzelliğini eşinden dolayı edinilen kariyeri konumu çok iyi kullandığını görüyoruz.ve yine aynı zamanda bir erkek için ceres kadının kendisini besleyecği alandır ve Hillary'i 11.evde büyük gruplarla iletişime geçerek eşine en büyük desteği sağlamıştır.eşine bağlı şans kazanmıştır. fakat en başta değindiğim gibi eşinden hem onur almıştır hemde üzücü yaralar. bunun sebebine bakıyorum hemen,ve evet yanılmmaışım 5.evinde bulunan güneş ile bu yıldılar arasındaki 180lik karşıt açı ne güzel oturtmuş yerine taşları... astroloji anlamını bilen için muazzam bir dünya ve bu dünyanın içinde minicikde olsa bulunmaktan şimdi dahada fazla mutlu oldum...
ve Hillary'nin 5 evinde yer alan kaderinin çıkış kapısı olan diğer insanlara bağlı olarak gelişen potansiyelini temsil eden vertex noktası,kişiye parlak zeka veren fakat lanetlenmiş derece diyede bilinen ACRUX sabit yıldızıyla birleşmiş,bu etki söylemem ne kadar doğrudur bilemem ama ona açılarına balktığımda feci bir ölüm verecektir(!) parlak zekasını kötü yönde kullanacaktır ve bu nedenle çeşitli sıkıntılara uğrayıp ruhi bunalıma sık sık sürüklenecektir...umarım aşabilir...
6.evinde yer alan kişiye aşkta hayal kırıklığı veren,sağlık açısından dayanıksızlık veren,çok yüce değerleri olup bunların sık sık yaşamında alt üst edilmesine olanak sağlayan etkilere açık olan AGENA sabit yıldızıyla ne yazık kişinin geçmişini oluşturan,bırakmasını ,ödün vermesini sürekli öğütleyen ektiğini içme felsefesinden hareketle bazı şeyleri geride bırakmasını isteyen güney ay düğümü ile 6.evinde(sağlık,iş,günlük yaşam,çalışma azmi)kavuşum yapmış....
10.evindeki şanssızlığı balık burcunda bulunan en kötü etkili sabit yıldızlardan olan,ölüm,intihar,suda boğulma,hapis cinayet etkisi veren SCHEAT sabit yıldızının AY ile kavuşum yapması, kariyer alanına bağlı aklıma çok kötü şeyleri getirmekte... zaten ölüm olayına indiğimde kendisini kötü bir son beklemekte...
evet bir analiz daha bitti,Barack OBAMA,ABD'nin başkanı olma yolunda herşeyiyle kusursuz astrolojik haritası ile ilerlemekte.Hillary ile pek çok ortak noktaları olsada haritalrında olayı sonuçlandıran 10.ev sabit yıldızlar,ve 7.ev gücü, OBAMA'nın çok büyük bir farkla önde olduğunu gösterdi... herkes için tüm dünya için en hayırlısını temenni etmekten başka elimizden şuanda başka birşey gelmez...
Tüm dünyanın kaderini yakından ilgilendirecek ABD.Başkanlık seçimine sayılı günler kala, Hillary Clinton'mı yoksa Barack Obama'mı özgürlük meşalesini alacak... Kartal kimin için havalanacak...
Bunun için astroloji penceresinden bir bakış yapayım istedim, genelde astrologlar böyle ciddi konularda çekinirler zira astrolojiyi prestijleri için kullandıklarından yanılma payları olursa diye çevre kaybından korkarlar... korksunlar bakalım....
İşte ABD'nin Plutonik yüzlü Başkan ADAYI'nın HOROSKOP ANALİZİ... Fakat öncesinde benim vizyonumdan biyografisi...
Kimi kesimlerce kökeni itibariyle Amerika'nın kabusu,kimi kesimlerce Amerika'nın iyimser,barışcıl,iyiniyetli,sağlık,eğitim,hukuk ve diğer her alanda reformlar yapabilecek tek umudu...
''Barack Husseın OBAMA'' Sudan'dan Kenya'ya göç etmiş kağıt üstünde müslüman bir kabilenin üyesi olan babasının Amerika rüyası Havaii'ye eğitim için gitmesiyle başlamış, burada Amerika'lı beyaz bir kızla evlenmiş,aynı okulda öğrenci olan... bu evlilikten Obama dünyaya gelmiş(4 Ağustos 1961). Çiftin evlilikleri uzun sürmemiş,2 yıl sonra ayrılmışlar,ve Amerika'lı annesi yine Endonezya'lı bir müslüman ile evlenmiş ve Obama'yı da alarak jakarta'ya gitmiş.Obama ilk eğitimini endonezya dilinde görmüş, annesi teşhis edilemeyen bir hastalık neticesi ölünce çocuk Obama annesinin babasının yanına Kansas'a Amerika'ya dönmüş, lise eğitimin hemen akabinde Columbia Univ.de siyasal bilgileri okumuş, uluslararası ilişkilerde uzman biri olmuş.Halkın yararına pek çok organizasyonda yer almış,büyük projelere imza atmış ve sonuçlandırmış. Ardından Harward Hukuk Fakültesinde Hukuk eğitimi almış, ve mezun olduğunda (1993)fakülte geçmişinde en yüksek notla mezun olan ilk zenci ünvanını almış. 2004 yılında Illinois seçmenlerinin %70'inin oylarını alarak, ABD Senatosu'na giren beşinci; Senato'ya seçilerek giren üçüncü Afrikalı Amerikalı olmayı başarmış... Irak savaşını (IRAK İŞGALİ)durduracağını sık sık vaad etmektedir,şeffaflık, silahsızlanma gibi iyimser barışcıl yönlerini ortaya koymaktadır. Obama müslüman değil,zaten dinle alakası olmayan bir çevrede yetişmiş, sonraında kendisininde eğilimleri pek olmmaış dine karşı, bazı ortak projelerde kiliselerle çalışma yapmış, buradan kaynaklı iş kariyer girişimi odaklı bir kiliseye giderek vaftiz olmuş ve Hristiyanlık dinine girmiş. Hilary Clinton seçim propagandası olarak onun dini kökenini sık sık hatırlatsada,pek öyle olmadığı görülmekte...
Kendisi bir başkan adayı olarak ,geçmiş itibariyle ABD.'nin bugüne kadar çıkardığı hiçbir başkana benzemiyor... Seçildiği takdirde,tüm dünya için yepyeni reformlar olacağı kesin. bazen sert ve idealist bazen yumuşak ve sevecen, Amerika'nın elitleri kadar alt tabakasınıda iyi bilen, kendisiyle barışık,genç dinamik Obama'nın finansman desteği hyatt regency oteller zincirinin sahiblerinden olan bayan Penny PRİTZKER.. dünyanın 100 zenginleri arasına giren güçlü,yatırımcı,isabetli bir bayan sanırım boşa kürek çekmediği gibi boşada yatırım yapmıyor...
HAZIRLAYAN:ESMERALDA
Güneş Burcu:ASLAN(9.EV) Ay Burcu:İKİZLER(7.EV) Yükselen Burcu:AKREP Element Gücü:ATEŞ ve TOPRAK Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - ASLAN(10.EV) , Güney Ay Düğümü - KOVA(4.EV) Zeka Stratejisi:Pallas-BALIK(5.EV) Horoskop Tipi:DAĞINIK(çok yönlülük ve muazzam içsel güç) Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-YENGEÇ (9.EV) Politika Noktası:ZEUS-BAŞAK(10.EV),SATÜRN-OĞLAK (3.EV) Hukuk Noktası:JUPİTER-OĞLAK(3.EV)-APOLLON-BAŞAK(11.EV) Toplum Etkileme Noktası:EARTH-KOVA(3.EV)
Obama,başkan olur yada olmaz şuana kadar bir analiz sonucuna gelmedim, fakat harita bütününe baktığımda,kariyer belirteçleri, politikada başarı,toplumlara hükmetme ve toplum odağı olma konusunda çok net bir haritaya sahip, Güneş burcu,yaşam enerjisi,aktiviteleri Aslan burcunun temel alanları olan sahne önünde liderlik etme pozisyonunda ve oldukca kuvvetli, alt yapı olarak,yüksek öğrenim,uzak ülkeler,güçlü bağlantılar, farklı kültürler,değişik bir felsefe ile kendi klanını oluşturma yapısı içerinde ,yükselim noktası olan 9.eve yerleşmiş, Güneş zaten Aslan burcunun yönetici gezegeni olduğu için, birde asalet almış,Aslan burcu aynı zamanda kariyer-ün,başarı veren 10.eve yerleşmiş,İyi bir alt yapısı olduğu kesin, farklı kültürlerden geldiği bir karma olduğu aşikar, ülkesinde alt tabakayıda üst tabakayıda çok iyi bilen gözlemleyen,yıllar öncesinden bugünlere gelmek için projeleriyle yatırım yapan biri... düşünce sistemine göre güçlü bağlantılarla elde ettiklerini alt bağlantılarla pekiştirmiş, hem ünvan elde etmiş hemde kariyerini uyumlu bir şekilde sentezlemiş...
Ay burcu İkizler,iç dünyası,bilinçaltı,halkına,kadınlara verdiği önem noktası,duyguları,karanlık yönü,zekası, zaafları...ay ikizler karışımı,entellektüel düzeyde, iyi bir konuşma yeteneği verir,haraketlilik ana temasıdır, kişi öyle enerjik olur ki nerede duracağını bilemeyebilir, pek çok yabancı dili ana dili gibi konuşabilir, ikizlerin tatlı sempatikliği,ay'ın yumuşaklığıyla kıvamını alır ve halk tarafından sevilen biri olmasını sağlar, değişkenlik,yenilik ister,alışılmış şeylere karşıdır, çoğu zaman ayın soğuk etkisiyle duyarsız duygusuz gibi davransada çok hızlı ve isabetli kararlar alması yüksektir. mantığıyla hareket ettiği belli,duygularını sadece ikizlerin değişkenliği için kullanıyor,adaptasyon yeteneğide oldukca iyi.sezgilerini ikizler azaltırken ona daha büük ve önemli bir yeti vermiş çok iyi bir gözlemci,fırsatcı,ve strateji uzmanı, uygun anı kesinlikle gözlemleyip hedefi vuruyor... ay aynı azamanda anneyide temsil eder, ay 7.evde yerleşmiş,anne toplumsal olarak kendisi için iyi bir rol oluşturmuş,annenin farklı bir coğrafyadan geliyor olması onun gelişimi ve geleceğinin temelleri için şans sağlamış, fakat ay-pluto 90lık açı annenin yaşamından erken çıkmasını sağlamış. annesi kesinlikle entellektüel,becerileri yüksek,eğitimine destek olmuş ve onun erken konuşmasını sağlamış olmalı.ve çok ilginç bir detay ay-ikizler konumu bir kaç etkiyede bakıldıktan sonra,şayet tamamlıyorsa bir kadın için yabancı bir ülkede doğum olasılığını bir erkek için babasına yabancı olan farklı kültürü olan bir anneyi temsil ediyor(!) ve 7.evdeki AY'a tekrar dönelim,7.ev toplum evidir,ilişki ortaklık evidir, anlaşmalar,yasal olan işlemler,sözleşmeler,başarı öncesi oluşturulan başarıya destek olacak kişilerdir.ay konum itibariyle 3.evde KOVA burcunda bulunan jüpiter ile 120'lik trine açı yapmış,bu açı üçgenin başarı üçgeninin uyumunun ilk adımıdır, ay halkı temsile der,7.ev toplumu temsil eder, toplum içinde bir çok desteği alacağını söyelyebilirim, jüpiterinde 3.evdeki gücü ile arkasına alarak düşüncesi,hitabeti,hümanis düşünceleri, barışcıl ve reformik projeleri ile beklediğinden daha büyük bir destek görecektir. yani OBAMA'nın başarısının arkaında,KOVA'nın hümanist,devrimci,ilk olma özellikli, reformik hareketleri,insanları aniden etkileme yetisi,jüpiterin şans desteği,genişletme büyütme, hedeflere ulaştırma gücü ile,ay'ın halk içinde halktan biri gibi olarak görünmesi duygusallıktan ziyade mantıklı ve kararlı bir imaj çizmesi şimdilik bunları rahatlıkla söyleyebilirim. ve yine ilginç bir noktaya daha temas etmek istiyorum. 7.ev destek,eş,ilişkiler,ortaklık vs..demiştim,ve 7.evde bulunan ay ve 10.eve yaptığı açılar ve buradaki pluto BAYAN PRİTZKER'in desteği,yani naılda örtüşmüş... kariyerine(10.ev) destek (7.ev)olan bir kadın(AY),dünyanın en zengin insanlarından(PLUTO)...
Yükselen burcu AKREP,işine tutkuyla sarılan,yaptığı işte güç sağlamak isteyen, çevresinde kendine özgü güç kalkanı kullanarak,bazı işlerini gizli yollardan bazı işlerini ise gücünden faydalanarak göz önünde yaşayıp karizmasını olan biri, Obama için ABD.nin PLUTONİK YÜZÜ demiştim,yükselen burc kişinin dışarıya yansıttığı karakteri,sergilediği tutum,çizdiği imajdır ve onun bu özelliklerinin temeli olan planet,GÜCÜN,ESKİYİ YIKARAK YENİYİ YAPMANIN, ZORLAYARAK TIRMANMANIN,GENİŞ KİTLELERİ HEDEF ALAN AMAÇLARIN, planeti PLUTO...kontrollü ve kontrolcü bir insan, kolay kolay işi şansa bırakmaz,sabırlıdır ve o bir kartal-akrep'dir, öncesinden geçmiş zamana yayarak bu hedefi belirlemişdir,ve emin adımlarla giderek doğru zamanı kollamıştır,yani bu başkanlık onun için bir kaç yıl öncesinden aniden verdiği bir karar değil daha lise yıllarında hedeflediği,strateji üretteiği,gücün farkında olup nasıl kullanacağını öğrendiği bir durumdu...kendini göstereceği alan olarak akrep burcunun yönetici gezegeni 10.ev yani kariyer,yüksek makam, ün evine yerleşerek kendisini nerede göstereceğini doğuştan ona vermiş... daha önceki makalelerimde değindiğim,politika ve hukuksal kariyer belirteçleri olan,kova,oğlak,akrep,satürn,merkür,7.9.11.ev vurguları zaten haritasının ana dinamikleri,plutonunda burada güçlenmesi onu başarıya taşıyacak...politikada önemli belirteç olan, satürn kendi, burcunda oğlak'ta,sabır,irade ve sorumluluk alma yetisi yüksek, üstelik hukuk eğitimini temsil eden jüpiterle eğitim evinde,düşünce evinde,iletişim evinde kavuşumda.2009 yılında transit jupiter obama'nın natal Jupiteri ile kavuşum yapacak,ve yeni başarılı bir döngünün girişinde bulacak kendisini,çok yoğun iletişim gerektiren,kısa-uzun pek çok seyahatleri kapsayacak hareketlenecek bir yaşam,
Zekasının,ve politikada çok önemli olan strateji yeteneğinin kaynağına gelelim,pallas 5.evinde ve Balık Burcunda yerleşmiş, ve hiç bir kötü açı almamış,bilakis tüm ateşlenmeyi bekleyen kilit noktaların çıkışı olmuş, pallas 5.evde duygusallığın ölümüdür,balık da duygusal bir burçtur fakat balık burçları kadar duygusunu kaybedince canileşecek,katılaşacak merhametsiz olacak başka bir burçta yoktur,pallas 5.evde tüm acizlikleri zaafları güçlendirmiş, mantıklı bakmasına olanak sağlamış,sahne önünde kendini çok iyi ifade etmesine sebep olmuş, toplum önünde olmayı seviyor,ve gücünü ispat ettikce rahatlıyor, keza komplekslerini en iyi kamufle yolu,kendisini,zekasıyla sahne önüne çıkararak bir nevi kendisine kendini ispat etmekten mutlu oluyor... startejisi ise insanların gereksinimlerini bilmek,anlamak, buna göre yardım yapmak,perde arkasından(12.ev) gibi görünsede çıkış noktası sahne,bu da şu demek oluyor pede arkasından pek çok destekcisi var ve o sahne önünde onların desteğini yardımını alarak kendisi için kullanıyor...7.evde (politikacı yerleşimi)bulunan vesta ile pallas arasındaki sektil açı,toplumları harekete geçirme gücüne işaret etmekte.9.evde bulunan vertex noktası ile yine trine açı yapmış,zekası ile diğer insanlarla kurduğu bağlantılar kaderinin çıkış noktası,yükselimi.. 7.evde bulunan ceres ise kadın gücünün arkasındaki önemi,toplumdaki yerini sağlamlaştıran onu besleyen büyüten kadın faktörünün ezoterik gücü.. 11.evde(gruplar,partiler,dernekler,büyük organizazyonlar,ekip çalışmaları) bulunan mars (enerji,savaş,güç,rekabet,hırs,)ile pallas arasında ki karşıt pozisyon ise onun zekasıyla herşeye meydan okuyan,rekabeti seven, gerektiğinde kaba kuvvete de baş vurarak kendisini ispat etme güdüsü yüksek olan biri yapmış olmalı,enerjik harekete geçiren bir zeka...ayrıca şuanda 5.ev(sahne,rekabet,hırs)de natal pallas-transit uranüs kavuşumunu yaşamakta, şaşırtıcı yükseliş ve ani.. 10.evinde birleşim halinde bulunan haritanın karmik noktası geleceği olan uranüs ile kuzey ay düğümünün birleşimi, onun mevkisi itibariyle aniden parlayacağını,yükseleceğini gerek kendisi için gerekse ait olduğu toplum için pek çok şaşırtıcı eylemlerde bulunacağı gösteriyor. bu etki aynı zamanda bir anda gözden düşmeyi,bir skandalın meydana çıkamsıyla mevki kaybınıda ifade ediyor(!)
ve sabit yıldız yerleşimlerine bakalım, hırsın,açıkgözlülüğün,asaletin,aniden düşüşü simgeleyen REGULUS(kraliyet yıldızıdır) yıldızıyla Kuzey ay düğümü(bu dünyaya geliş amacı,öğrenmesi gereken dersler) ve uranüs(ilerici,özgürlükcü,reformik,şaşırtıcı,ani etkili)kavuşumda 10.evinde(!) kişiye eleştirel bir bakış,mükemmeliyetcilik,kontrollü bir zihin ve azim yeteneği veren DENEBOLA yıldızı 11.evde(parti,büyük organizasyon,grup,ekip çalışmalrı) ile birleşmiş... otorite olduğumuz,kuvvetli olduğumuz en büyük alanlar,enerjimizin en yoğun olarak işlediği yerler.bir nevi yaşamımızın motoru olan VULCANUS yıldızı 8.evde(değişim,dönüşüm,ölüm,doğum,yeniden yapılanma,gizli faaliyetler) kişiye sosyal amaçlar ,kültür,ve çekicilik büyük kitleleri peşinden sürüklemesine olanak veren BETELGUEZE(kraliyet yıldızı)birleşmiş. faziletlerimizi erdemelrimizi temsil eden,adalet mekanizmamızın çıkışı olan ASTREA yıldızı ile 7.evde kişiye ,teknik ve artistik pek çok yönde yaratıcılık veren RİGEL yıldızıyla kavuşmuş. Adaletli olması noktasında 7.ev toplumdur,geniş kitleleri kapsar herkes için pek çok yönde adaletli olacağa benziyor. birde hukuk tahsili yapması,avukatlık yapamsı,bir süre chicago üniv.de hukuk dersleri vermesi,yani teknik konuda uzmanlaşması(!) ve sabit yıldızlar arasında en tehlikelisi olan CAPOT ALGOL ile yine ateşi,enerjiyi,yaşam gücünü temsil eden aynı zamanda cinselliğide vurgulayan VESTA ile 7.evde ki kavuşum oldukca düşündürücü,geçmişinde olan bir cinsellikle örülü konu gündeme gelebilir,zaten yükselen akrep,pluto 10.evde, bu potansiyel çok zorlayacağa benzemekte.. aynı zamanda suikaste toplum önünde uğrama etkisi yüksek(!) Kennedy ile pek çok benzerlikler var haritasında(!)
kariyer açısından yaptığım ön analiz,haritanın diğer alanlarında kalan,evlilik,aşk hayatı,para,sağlık,aile,yaşamsal diğer alanlara fazla girmeden sadece konuya yönelik bir analiz. özet yapacak olursam ki aslında özete gerek yok, 2008 ABD.BAŞKANLIK SEÇİMLERİNDE SONUÇ BU İHTİŞAMLI HARİTAYA GÖRE ,ZAFER BARACK OBAMA'NIN... Kartalın kanatlarında o uçacak,ve Amerika'nın özgürlük meşalesini o devr alacak,umarım özgürlük kavramını da kova burcunun Hümanist tavrıyla birleştirir ve işgal ile savaş arasındaki farkı farkettirir bizlere...Pek çok reform yapacağı ve hatta ABD.yi yeniden yapılandıracağı kesin,bazen zor kullanarak, eskimiş geçerliliği çoktan bitmiş pek çok şeyi yeniden yazacak, yapılandıracak,oldukca kuvvetli bağlantıları var,hiç bir zaman desteksiz kalmayacak...
sevinçler kadar hüzünlerimden de mutlu olmamı sağlayan şarkılar...
Sözleri büyük şair ve yazar Ü.Yaşar OĞUZCAN'a bestesi özel insan Timur SELÇUK'a
ait olan ruhumun ispanya -endülüs tutkusunu depreştiren işte o şarkı...
İspanyol Meyhanesi
Kararmış tahta masamızda bir şişe şarap, Gecelerden bir gece bezginiz. Üstelik adamakıllı sarhoşuz. Ellerin, ellerimde. İspanyol meyhanesinde bir kadın Çığlık çığlığa şarkı söylüyor. Belli yıkılmış bir kadın. Hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı. Zayıf, incecik elli, kalın dudaklı. Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda; Yüzümüz al al oluyor. İçimiz hüzün dolu, kahır dolu, Gözlerimiz kanlı. İspanyol meyhanesinde bir gece Seninle başbaşayız Üstelik sarhoşuz adamakıllı. Daha içelim, daha içelim.
Başını dizlerime daya gözlerin kapalı Ağla biraz, Bak ben de ağlıyorum. Ocakta odunlar sönüyor Görüyor musun? Çığlık çığlığa bir kadın Duyuyor musun? Ah ölelim artık; Bitsin bu delicesine koşu, İspanyol meyhanesi yerin dibine batsın. Yeter! yeter! Öleceksek ölelim. Hadi vur kendini şaraba Kedere ve aşka vur. Daha içelim, daha içelim.
Alkol duvarını geçelim artık; Damarlarımızdan ispirto akmalı. Hey garson! Sustur şu çığlık sesli kadını. Söyle masamıza gelsin, içelim. Hey garson! Bütün hesaplar benden bu gece sen de iç. Kapat kapıları; Yabancı gelmesin. İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü Kimse bilmesin. Daha içelim, daha içelim.
Güneş Burcu:Yengeç Ay Burcu:Oğlak Yükselen Burcu:Başak
Güneşi 11.evde yengeç burcunda yerleşmiş,aile yuva odaklı bir yerleşim olmasına rağmen,11.ev arkadaşlarına sosyal gruplara kendi bireysel ideallerine daha çok önem vermesini sağlamış,en çok dikkat çekmek istediği hükmetmek ve sözünün geçmesini istediği ortamlar arkadaş ortamları olmuş,kendisine danışılmaından hazzaden bir kişilik yapısı oluşmuş. yengeç burcunun doğal yöneticisi olan Ay 5.evde yerleşmiş ve oğlak burcu güneşinin üstünü örtmüş,üstelik ay da karşıt burcunda yer aldığından anne sembolu annesine karşı hep soğuk,onu suçlayan bir çocuk olmuş oğlak yöneticisi satürn ve ay üzerinde hakimiyet kurar, bu etki bayanlarda erken dul kalma eşini kaybetme potansiyelini vurgular.anne kendisine sevgi vermede yetersiz kalmış,onun sevgiye özellikle kadınlardan alacağı sevgiye aç doyumsuz biri yapmış...
güneş jüpiter karesi,jüpiterin gölge yönü olan,abartma eğilimi, küstahlık ve bencillik vari duyguları kendisine yüklemiş,konuşmalrında iletişiminde bu yönünden yararlanmış,olağanüstü bir hayalgücü ile sınırları zorlayarak akrepvari pek çok eser yazmış,yaşam ve ölümün kıyısında,devleti,hükümeti ilgilendiren,toplumsal olaylara gönderme yapan eserler vermesine olanak sağlamış, iletişiminde kendinden emin,abartıp süsleyerek günlük konuşma dilindede yararlanmış bu yönünden,jüpiter iletişim evinde,yazma,okuma konuşma kabiliyeti evinde ve güneş karesi kendinden fazla emin cesur,küstah,ben merkezli ve abartı... evet kendisi sık sık arkadaşlarıyla(11.ev güneş)kendisinin organize ettiği gruplarla (11.ev) safarilere katılır,tehlikeli risk taşıyan doğa sporları yapar ve abartarak anlatırdı...
ve alkol sorunu,neptün ile mars arasındaki etkiden olşmuştur, 10.evden 1.evine etki eden bu kare açı alkolle arasının iyi olduğunu fakat asla bir alkolik görünümğünde alkolizmin zayıflığına kendisini düşürmemiştir zira ortada bulunan 12.evde aslan daki merkür dengeyi sağlamlaştırmış, 12.ev bilinçaltı alanı ruhsal iyileşme,kişinin kendisini tedavi etme alanıdır ve düşüncelerindeki rasyonellik alkolizmin kıyıından kendisini döndürmüştür. 10.ev aynı zamanda ebeveynlerden duruma göre anne yada babayı temsil eder baba figürü neptün idaresinde yaşamından erken çıkma potansiyeli taşır,ve baba simgesi hep hayaldir onda,içe atmadır, bir sır perdesidir(neptün etkisi)ay düğümleride yaşamının karmik yasasının kendi sonunun aileden birine benzeyeceğini doğduğu anda onaylamış...
anne yerleşimi ise babanın 10.evde temsil edilmesini doğruluyor zira 5.ev de yerleşen ay annedir ay oğlaktadır yöneticisi satürn 4.evdedir. annesiyle çok soğuk bir ilişki yaşamsına sebep olmuş. baba ise 11.ev alanında kişiliğe bürünerek arasındaki iletişim arkadaşlık ortak yapılan pek çok iş hayattan zevk almak üzerine ve örnek aldığı biri olmuş... uranüs 4.evde aile yaşamında ani pek çok değişikliklein olduğunu,sık sık taşınma evin pek çok türden tanıdık tanımadık yabancı kimselere açılması garip cinsten tuhaf karşılanan uygulamaların yapıldığı saha olamsı gibi özellikelr verir, iniş çıkışlar aile yaşamında epey olmuş,uranüs 4.ev olayı...
böylesi edebiyat ve sinema aynı zamanda politik liderlerle olan dostluğuylada ve zaman zaman jüpiterin akrep halindeki 3.evi arkasına alarak kalemiyle yazılarıyla siyasilere karşı çıkan militan tavırlarıyla hareketli bir yaşama sahip olan birisinin aşk-evlilik hayatındaneler vardı...nasıldı gönül dünyası...
ve o müthiş yazarlık yeteneği hangi etkilerden hangi açılardan,ve gökyüzündeki hangi planet yada planetlerin kutsadığı,yeryüzünün yıldızı yaptığı o açılar nelerdi? kariyerinde onu zirveye taşıyan unsurlar,ve derin dönüşümler...
ve ardından gelen erken ölüm,her ölüm erkendir lakin ciddi anlamda erken kendisinin hazırladığı sonu tetikleyen etkiler nelerdi...
devam edeceğim...
Hazırlayan:ESMERALDA
Not:''ERNEST HEMINGWAY-YORGUN BALIKÇI'' adlı horoskop analizi tarafıma aittir,herhangi bir amaçla iznim olmaksızın alıntılanması,yayınlanması halinde yasal işleme tabi tutulacaktır.Kitap çalışmama dahil olduğu için telif hakları yayınevime aittir.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet. her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya; -bir ceset gibi- gömülü kalbim. aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede? yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam, kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün, boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. bu şehir arkandan gelecektir. sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın, aynı mahallede kocayacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. başka bir şey umma- ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Şair: Konstantin KAVAFİS
AYNI KENTTE
Dedin, "Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim.
Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet. Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam; ve yüreğim gömülü bir ceset sanki. Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede. Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma, yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım."
Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın. Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın; aynı evlerde kır düşecek saçlarına. Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma-
Bir gemi yok, bir yol yok sana Değil mi ki, hayatına kıydın burada bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
yıllardır en müzdarip olduğum konu daha doğrusu en büyük zaafım,kendime yaptığım en büyük kötülüğüm ''HAYIR''dememeyi beceremiyor olmam ve dolayısıylada bu yüzden kendimi tüketmem ve kendimin tükenmesinede yine kendimin zemin hazırlamış olması oldu...
bu yazıyı okuyunca dedim işte olay bu,aslında düşündüğüm bildiğim fakat cümle öbeklerini bir araya getirmekte zorlandığım cümleleri kişisel gelişim uzmanı sevgili Yasemin Hanım çoktan keşfetmişti...
bana çok faydası oldu,sizlerlede paylaşmak istedim,kimbilir benim gibi olanlar var ise aranızda ki hiç sanmam benim neslim çoktan tükendi,belki bir nebze faydası olur.
sevgimle kalın
Esmeralda
Neden hayır diyemiyoruz? Hayır diyememekle,yaşamınızı ne kadar yorucu hale getirebildiğinizi,enerjinizin kaybını, gerçekten idrak etmiş olsaydınız, siz de mutlaka ''hayır'' kelimesini sözcükleriniz arasına katardınız. Siz nerede, hangi konumda olursanız olun,eğer çok genç yaşlarda, hatta çocuklukta edindiğiniz,''ben hallederim'' düşüncesi ile her seferinde, çözüm bulan üreten kişiyseniz, bir gün yorulabilirsiniz. Hatta belki de yorgunsunuz. Aslında pek çok kişi, enerjisinin neden çabuk tükendiğini,kendini neden yorgun hissettiğini çoğu zaman bulamaz. Sağlıksız beslenme ve vitamin eksikliği kadar,''hayır'' diyememenin de, fiziksel olarak oldukça etkilediğini biliyormusunuz?
Şayet kronikleşmiş bir yorgunlunluğunuz varsa, ve sağlıklı beslenip,gerekli vitaminleri almanıza rağmen yorgunluk devam ediyorsa:
Her işe koşturuyormusunuz? Hangi işe elinizi atsanız, çözümlüyormusunuz? Yakınlarınız,ya da çevreniz sizden sık, sık bir şey yapmanızı ister mi? Bazı işleri yoluna koymak üzere, sık sık özveride bulunurmusunuz? Bir çok işi bir arada yaptığınız oluyormu?Bu işler size mi aid? Çok sevdiğiniz kişilerin, sorumluluklarını üstleniyormusunuz? Çevrenizin işlerine, ayırdığınız zaman ne kadar süreyi içeriyor? Üstlendiğiniz, sorumlulukların tamamı size mi aid? ''Hayır '' kelimesini, ne kadar sıklıkla kullanırsınız ? ''Hayır'' demek zor geliyorsa,hangi nedenle zor geliyor? Sizin yaptığınız işleri, bir başkasının yapması sizi rahatsız ediyor mu? Neden hiç ''hayır istemiyorum ''diyemediğinizi düşündünüzmü?
Bu basit sorular çoğaltılabilir.Benim amacım ise bu yazıyı okuduğunuzda, ilk adımı atabilmeniz ve şimdiye dek istemediğiniz, bunaldığınız ,gereksiz sorumlulukları üzerinizden atmanızdır. Tabii ki önce kendinizi keşfetmeyi denemelisiniz. Şimdi düşünün. Siz herşeyin üstesinden gelebilirsiniz kabul ediyorum . Ama bunları ne kadar keyifle yapıp yapmadığınız çok önemli .
Eğer mesai arkadaşınız dahil, yaşamınızdakiler sizden yardım alıyorsa,belli süre sonra onların alışkanlığı olacaksınız.''Hayır yapamam'' dediğinizde, karşınızdaki insanlar oldukça şaşıracak veya değişik duygusal tepkiler verecektir.
Bu tepkilere karşı zayıfsanız bu yönünüzü güçlendirmekle başlangıç yapabilirsiniz. Size çok yakın olmayanlarla başlayabilirsiniz. Örneğin; hiç gitmekten hoşlanmadığınız,önemsiz bir davete sırf kırmamak adına veya nezaketen katılıyorsanız ''Hayır'' diyebilirsiniz.
Hayır demek, bahaneler üretmekten çok daha rahattır. Bir kez denediniz mi gerisi gelecektir. Üstelik bahane üretemediğinizden, zorunlu olarak bu davete gidiyorsanız, ''hayır'' demekle kendinize işkence yapmamış olacaksınız.
İnanın ''hayır'' dediğinizde kimse kırılmaz.Eğer sizin bu reddinize, hiç alışmamış biri varsa,sizin kişiliğinizin değiştiğine karar verecek.Oysa siz aynı insansınız. Bunu göstermek için, ''hayır'' demeyi ertelemeyin. İlk fırsatta denemeye başlayın. Bunu kendi kendinize provalar yaparak geliştirebilirsiniz.
Zamanla çevrenizdeki kişiler, kendi sorumlulukları üstlenmeyi öğrenecek, ısrarcı arkadaşlar size'' sen bu işi halledersin ''kelimesini kaldıracaktır. Endişlenemeyin. Kimse size kırılmaz. Kimse siz bunları yapmıyorsunuz diye, sizi sevmekten vazgeçmez.
Hatta belki de fark edilir bir şekilde, kişiler mutlu olacaklardır. Zira sizin varlığınız herşeyden önemli ve değerli.
Siz onlara ''sen de başarırsın'' diyerek işi gösterebilirsiniz. Eğer hafta sonu dinlenmek istiyorsanız,kimsenin planlarıyla keyfinizi de bozmamış olursunuz.
İnsanların isteklerine daima ''evet'' le yanıt veriyorsanız, sizin kendi istekleriniz yerine başkalarının isteklerini yaşarsınız. Bu tür davranış ise, size gerçekten yorgunluk yapar ve kendinizi tükenmiş
hissedebilirsiniz.
Eğer önerileri değerlendirirseniz, zamanla daha dinamik,rahat ve canlı hissedeceğinizden kuşkunuz olmasın.
Sezen AKSU'nun yorumladığı ve son günlerde dilimden hiç düşürmediğim ve kulağımdan hiç eksik etmediğim,son zamanlarda yaşadığımız dünyanın kirlenmiş görüntüsüne üzülen biri olarak paylaşmak istedim...lütfen iyi okuyun,görmek isteyen görür anlamak isteyen anlar,nasibi olan nasibini alır...
kalın sağlıcakla
sevgilerimle
esmeralda
SEZEN AKSU-DUA
Ne hükümran kalır Ne zulüm ne de kin Öz değil dostlar Öz değil bu biçim Kulların kullara Ettiğini etmiyor En zalim harı ateşin
Bugün dua ettim Hepimiz için Yüce tanrı bizleri Affetsin
Ne para ne pul Ne iktidar ne de güç Bu değil gerçek Bu değil gerçek Bu kavga Hayırsız bir düş Uyanır neslim Uyanır elbet
Bugün dua ettim Hepimiz için Yüce Tanrı insanı Affetsin
yeryüzüne yani şu dünya dediğimiz Yaradanımızın biz insanoğlu için 6 günde var ettiği bu gezegende var olan gelmiş ve geçmiş ve gelecek olan her ruhun buluşma,deneme,denenme,öğrenme,alma ve verme vb...kavramlar dahilinde eğitildiği,beden giysisine bürünerek,fiziki anlamda var olduğu bu gezegende,her birimiz buraya gelmeden önce belli bir görev,misyon yüklenerek ve bu bilgileri
Yaradanın huzurunda tasdik ve onaylayarak o bilinçaltı dediğimiz gizli sandığa bu bilgileri yüklenerek geliyoruz.ana rahmine düştüğümüz anda ruhun yolculuğu başlıyor,ve 4 aşamalı bir bölümden sonra merhaba diyoruz hayata,bu 4 aşama geçmiş diye anlamlandırılıyor yani karmic yada reenkarne olayı aslında bu fakat anlamı başka şeylerle dolduruluyor,asıl olan gerçek çeşitli inançlarca değiştiriliyor ve günümüzde bu noktaya geliyor.YÜCE Yaradan her ruha dünyaya geliş aşamasında soruyor 4 aşama dediğimiz olayda gelmek istiyormusun,böyle bir yaşam süreceksin kabul ediyor musun,görevin bu ne kadar itaatkar olacaksın,ve dönüş yolculuğunda tekamülünün ne kadarıyla burda olacaksın vs...
ve bizler bilinçaltımızda bunlar gömülü ama bizden bir parça gölgemizle dünyaya geliyoruz.ve ilerleyen zaman diliminde yine kendimizin farkındalığıyla yaradanımızı yeniden tanımakla anlamakla onun varlığına ve bütünlüğüne imanımızı güçlendirdikce karşılığında yaradanımızdan sislerin ardını görmemizi sağlayan,görünenin altında asıl gizli olan gerçeği anlamamızı sağlayan kalp gözü dediğimiz o kutsal yine yaradanın izninde olan mükafatı alıyoruz.
işte bilinçaltımızın anahtarı budur,geçmiş dediğimiz anahtar budur.hem kendi bilincimizde oluyor hemde diğer ruhların kalp gözümüze yansıyan aynasından içeri süzülüp yine yaradanımın izniyle kim oldukalrını ne oldularını ne şekillerde vakii olduklarını ne olmayacaklarını görebiliyoruz...
Hayat bildiği gibi gelen,zamanla koalisyon kuran ve insan yaşamlarıyla şekillenen kelime anlamını bizlerin sayesinde dolduran bir bilinmez...(mi? acaba) İlk doğduğumuz anda ruhumuzun beden kıyafetine bürünüp şekil aldığı ve bir nevi ruhun kendini gönüllü olarak esaret altına sunduğu o ilk doğum anımızla hayat başlıyor,doğum anımızda ki çığlıklarımıza inat, zamanı takarak koluna en şuh kahkahalarını atarak kimlik kazanmış ruhumuzla bizler için önceden tayin edilmiş değişmesi mümkün olmayan gerçeklerimizle ve değişmesi mümkün olan gizlimizde saklımzıda kalmış adına cehver dediğimiz potansiyel yeteneklerimizle birde mükafat olarak bunca zorluk adına irademizle hayat serüvenimiz şekilleniyor...
Hiyerarşik bir düzende,sistematik toplum kurallarıyla hayatımızı biçimlendirmeye çalışıyoruz,hazır kalıplar altında,dışına çıkmamaya çalışarak kendi ruhumuza ilk cezayı yine kendimiz veriyoruz. emir kipleriyle,fiillerle,cümle öbekleriyle,yüklem sonda özne başta kipleriyle yaşamı sözcüklerimizle zihnimizde kurguladığımız baskılarımızn dışa vurumuyla özet geçiyoruz...
Kendi içimize bakmaktan korkan bir toplum oluyoruz böylellikle,salt bencilliğimiz devreye giriyor ''önce ben'',ben kazanmalıyım,ben yapmalıyım,ben başarmalıyım,ben yaptım,ben kazandım ,benim gibi kalıplarla kazancımızın aslında kayıplar olduğunu fark edemiyoruz...
Zaferlere ödül yalnızlıktır diye bir şarkı sözüyle avunuyoruz burada bu sözde bile egomuzu tatmin ediyoruz,zaferin yaşam alanınızda kazandığınız zaferin mahiyetiyle orantılıdır yalnızlık,kendi doyumunuz için başardığınız şeyler elbet sonuç olarak sadece sizinle alakalıdır,oysa zaferler bireysel güçle başlayıp toplumun menfaatine ise yalnızlık değildir alacağınız ödül...
Hayat bildiği geliyor,bizim işimiz yaşamak,yaşamdan yaşama fark var,yaşadığın her anın,aldığın her nefesin değerini bilmelisin,tekrarı asla mümkün olmayan bir mükafatı değerlendiriyorsun,ruhundur seni yönlendiren hayat alanında,negatif enerjilerini emende ruhdur,pozitife döndürende ruhundur,doğuştan herbirimizin yüklü olduğu enerjiler bütünüyle yaşam alanına geldikse her birimizde bu potansiyel varsa,gelen hayattan korkmamalıyız,bilinmezlik ürkütmemli ve bildiklerimizde...
Kendi içimize dönmeyi,her gün defalarca kez dış bedenimize baktığımız aynamızdan birde ruhumuza bakmaya ne dersiniz,hayatınızda şuanda sizi en çok üzen,endişelendiren ne yada nelerdir?aşk acısımı çekiyorsunuz?maddi krizde misiniz?anneniz mi vefat etti?kariyer alanında zorluk mu yaşıyorsunuz?uzun süredir işsiz misiniz?bebeğiniz mi olmuyor?eşinizden ayrılmak üzere misiniz? dikkat ettiyseniz her biri hayatın getirdikleri,kimi doğal sıralamasında ceryan edenler,kimi sorunlar ise sizinle salt sizin kendi enerjinizle alakalı...hadi şimdi kendi içinize dönün ruhunuzu dinleyin,i,çinizde ki melekle konuşun,kulak verin o na ve bu hayatın getirdiklerini hak ediyor musunuz,etmiyor musunuz,bunlar istekleriniz sizin için ne kadar önemli ne kadar önemli değil?bu sorunlara takılarak neleri kaçırıyorsunuz?bu sorunları hazırlayan alt yapılar nelerdi,kimlerdi?bunların cevaplarını bulun,aynanızdan bir kerecikte benim için ruhunuza bakın,içinizde ki o mucizevi enerji alanına bakınız ve lütfen gerçekten samimi ve dürüst olunzu önce kendinize... göreceksiniz ki pek çok şey değişmeye başlayacak,ruhunuz acı çekmeyecek artık,yenileneceksiniz,bildiği gibi gelen hayata karşı daha dayanıklı olacak,gerektiği yerlerde kendi iradenizle o içsel potansiyel enerjinizle hayatı siz şekillendireceksiniz...
ve yaşamda tesadüf diye bir şey yoktur,kadere bağlı gelişir herşey ve kader siz siniz?kaderinize sahip çıkın,ruhun kapısından girerek,gönül gözünüzle hayatı görerek...
Geçenlerde Ankara'da genç bir kızın annesini öldürdüğü olay üzerine birkaç gün kendime gelemedim,düşündüm empati yapmaya onu anlamaya derinine inmeye çalıştım,sonuçta bir katil hemde kendisini bu dünyaya getireni ve en büyük armağanın yaşamak olduğu,bu armağanı kendisine vermedeki en büyük vesileden anne olanını katleden canını alan bir katildi o...
Nasıl bir ruh hali,nasıl bir psikoloji ve nasıl bir karanlık yalnızlıkta idi,hiç mi tutunacak hani şöyle bir toplu iğne başı kadarcıkda olsa hiç mi anne sevgisi,hiç mi karıncanın bile kalbinde olan merhametten hiç mi kalmamıştı...
Doğuştan hepimiz sıfır km.doğuyoruz yaşam içerisinde ilişkilerimizle duygularımız gelişiyor,şekilleniyor,kavram halini alıyor yüreğimizde ve beynimizde,merhamet,vicdan ve sevgi hiç mi görmedi hiç mi tanışmadı,nasıl bir çocukluk yaşadı da izleri bunca zaman silinmedi çıkmadı dahada derinleştirip dahada volkanik patlamalara gebe kaldı...
Uzun uzun düşündüm...
Önce sıradan bir insan bir genç kız olarak düşündüm,sonra kendi uğraşım alanımla düşünmeye,görmeye anlamaya çalıştım,horoskopunda anneyi temsil eden ay nerde,pluto nerde,mars nerede,12.ev alanı nasıl bir alandı,4.yuva evi nelerle birleşmişti,sabit yıldızlardan kötücül olanlar hangi açıyla hangi düğmeye basmıştı,sinirsel gerilimleri nerede,psikolojik haritasını çıkarmaya karar verdim,netlik olması açısından kesin doğum bilgilerine ulaşmak zorunda idim,...Ankara'lı olduğum için,Ankara'da bulunan bir kaç
yakınım sayesinde,nüfus ardından doğum kayıt bilgilerine ulaşıldı ve haritasını net bir
şekilde çıkarttım...
ve işte başak'ın haritası ve analizi...
haritada en dikkat çekici unsur 12.ev alanındaki gezegen kümesi,ve horoskopun kalbi
diye nitelendirdiğimiz,güneş 12.ev gibi gizli,kadersel gücün
işlediği,kapalılığı,mahrumiyeti ve cezaevlerini temsil eden alanda,aynı zamanda venüs ve
mars da 12.ev alnaına girmiş.sevgisel yalnızlıkları had sahfada yaşamasına ve bilinçaltına
atmasında etken olmuş.venüs sevgi gücüür sevgiyi verme gücüdür,bu evde bu sevgi
kayıp alanlara kaymış ve mars gibi sert,ateşli,hırslı ve öfkeli bir gezegende bilinçaltını
temsil eden evde olduğundan sinirsel gerilimlerini fazlalaştırmış,sık sık sinir gerilimelri
yaşadığı bir gerçek...psikolojisini epey tutsak eden açılar almış...
ve güneş babayı temsil eder 12.ev alanında bulunması kayıp olması,babanın hayatında
varla yok arası bi yerde olduğunu gösterir,ve yine güneş burada başak'a rol yeteneği
kazandırmış,başak iç dünyasını çok iyi kamufle eden biri olmalı,kişliği iki parça olmalı...
karanlık ay yani lilith,ölümcül ve de kötücül etkileri olan dişi prensipelri temsil eden lilith
şeytani zeka olan lilith ne tesadüftür ki yine 12.evinde bilinçaltı evinde ve oldukca
dominant durumda.
burdan anlaşılduğı gib bu olay anlık değildi başak çok önceden bunu planlamış ve
içindeki o şeytani dürütüyü tolere edememişti.
ve anne yi temsil eden AY 3.evde akrepte zararlı konumda,akrep bilindiği üzere
ölümün,gizli düşmanlığın,yer altının vb..burcudur.anne karakteri burada zarar
görmüş,annesiyle iletişimi kopuk olmalı,ve sret tartışmaların olduğuda bir gerçek,burada
haritasıda bunu pekiştiriyor,anne ile kısa yolculuk ve eğitim gibi durumlardan çok ayrı
kalmış olmalı,12.evde bulunan venüs ile ay arasındaki kare ise durumu sevgi bazında
dahada sertleştirmiş,anne bir düşman gibi bilinçaltına yerleşmiş,belkie anne ile bab
ayrılığında en çok anneyi suçladı...
anne sevgisinide 12.ev alanına hapsetmiş...
4.ev yuva alanı,burada bulunan satürn ebeveynlerinden biri tarafından sürekli kısıtlandığını,kendisini baskı görüyor gibi hissetmesini sağlamış,yayda olamsı yuva alanının,ailesinden farklı biri olduğu için ahlaksal değer yapısınında uranüsün yerleşmesiyle aykırılık ve asilik olarak ele alındığı için,bir çok kopukluk yaşamış olmalı,aynı zamanda uranüsün 4.evde olması başak'a yuva hissi konusunda aitsizlik duygusu vermiş,hiç bir yere ait olmadan yuva özlemi çekmiş olmalı,ve parçalanmış aile yada anne baba arasında kopukluk olan pek çok çocuğun natal hariatsında uranüs 4.eve yerleşmiştir.
yine burada yer alan ceres astreoidi,uranüs ile birleşerek beynindeki yuva anne düşüncesini uranüs vari beslemesine etken olmuş,şöyle ki,anne olgusu onun için satürn görüldüğünden uranüse dönüşmüş,ve bağımsızlık hissi ancak annenin varlığı bitince ona bahşedilecek gibi yanlış düşünmesine olanak sağlamış...
ve psikolojik yapı alanına indiğimizde 5.evde oğlakta bulunan neptün'ün 8.evde koç bucrunda kuzey ay düğümü ile kare ve vesta asteroidi ile karşıt zıt açısı ,durumu en vahim noktalara taşımış,11.ev arkadaş,grupsal çalışmalar,aynı zamanda ideallaer arzular olarak nitelendirilir,kuzey at düğümü psikolojide karakter çzöümlerinde oldukca etkindir ve kişinin geleceğidir,güney ay üğümü depoladığı geçmiş bilgisi duyguları ve davranışları,k.ay düğümü uygulaması ve öğrenmesi gerekenlerdir,
neptün 5.evden yani yaratıcılık evinden 11.eve idealizmin evinde yengeçte bulunan vesta astreodine yaptığı zıt açı,vestanın hayat yaşam enerjisini uyuşturmuş,yengeç yani anneyi temsil eden bir ev gibi alanda olamsı ise bu etkiyi dahada açar...
ve kuzey ay düğümü ile neptün'ün kare açısı 8.ev alanından olması kaderin önüne geçilemez karmik bağlarla örülü oldğunu pekiştirmiş, kendisinin yaratıldığı ev 5.ev çocuk hali ve kendisini yaratan olgunun evi 8.ev anne evi ve ters bir denklemle,kendisini yaratanı yaratıldığı yerden hasta bir ruh hali ile (neptün)ölüm alanında gittiği yön olan 8.evde cinayetle sonuçlandırmış...
olay anının olduğu gün ise transitler,bu olayda düğmeye basan etkenler, satürn 1.ev alanında,ve natal haritada yuva evinde geri harekette,satürn her zaman için zorlu transitlerdendir,kişiye ait ruhsal yada dünyevi bir sıkıntı mevcut ise özellikle 12.ve 1.ev alanından geçerken kendini hissettirir, neptün haritada ölümü tetikleyen etkendi bir baktığımızda 6.ev sağlık alanında kuzey ay düğümü ile birleşmede yani nataldaki 8.evde bulunan karmik k.ay düğümü ile birleşmede,ve transit güney ay düğümünede doğal olarak karşıt açı yapmada 1.evinde. ve transit üranüs(4.evde)8.evde ölüm teması ani birdenbire...