Astroloji Kader'in Yorumlanmasıdır!



Facebook'ta Paylaş

5/9/2009 - Gençler Yok Oluyor '' Olmasın Emin Abi ''

Kategori: VE HAYAT




Yeterince konuşuldu, konuştuk durduk, sonuç hiç!
Hissettiklerimi yazmayacağım.


Bu görüntüler,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 336 No lu Yurt Hizmetleri Seminerinde gösterilmiş, Antalya Valiliğinin sokak çocukları hakkında ki belgeselinde de izletilmiş.
Bu dramı olay mahallinde yaşayıpta kayıtsız kalacak olanı,  insan olarak sıfatlandırmam,
umuyorum ki, bir insan , bir dünyadır , bu kardeşlerimize tedavi, korunma, barınma ve yaşamak hakları verilmiş olup yeniden topluma kazandırılmaları adına gereken çalışmalar yapılıyordur. (!)

Yeni bir olay değil, bu kardeşler gibi binlercesi var,  lakin bu tablo dayanılacak türden değil,
'' yaşamak istiyoruz, hayat istiyoruz'' diye haykırıyor, '' öğrenmek istiyoruz, bizde vatanımızı, Atatük' ümüzü, Devletimizi, tanımak istiyoruz '' diyor... (Devlette sizi tanımalı !)

Şudur, budur, şundandır bundandır gibi, işi başımızdan savmak o kendine açık dışarı kapalı vicdanlarımızı rahatlatmaya çalışmayalım. Basitin en basiti, rezilin en rezili olduğumuz bu zamanda, şuursuzluğumuzu da ilave edersek eğer bitmişiz biz !

O' nun açılımı, Bunun açılımı hani bu yürek yakan görüntülerin açılımı, Ömer Muhtar belgeseline ağlayan, duyarlı anne Sayın Emine Erdoğan, bir ülkenin başbakanın eşi demek, o ülkede ki insanların annesi olmak demektir, Sizleri siyaset yapmak , show yapmak adına değil,
elinizde olan yetkilerle bağlantılarla bu kardeşlerime ve bunlar gibi nicelerine sahip çıkmak ve gerekeni sonuna dek yapmak adına göreve davet ediyorum.

Hz. Ömer (r.a) bağlı bulunduğumuz dinimizin en önemli ikinci halifesi, adil yönetimi, devlet idaresinde ki titizliği ile tanınan, tedbil-i kıyafet dolaşıp halkın içinde, gecelerden sabahlara kadar ev ev  dolaşıp var mı bir sıkıntısı olan derdi olan diye gezen, ve '' Ey Rabbim Halkıma Adil olamamaktan  korkuyorum'' diye tir tir titreyen o yüce zattan daha mı üstün dereceniz.

Bir insan , Bir dünyadır, bir insana yaşam haklarını vermek, sağlamak bir dünyayı inşaa etmek demektir. Evimizin, ofisimizin önünde son model araçlar gözünüz gibi baktığınız, lüks mobilyalarla döşenmiş yine de doymadığınız böbürlendiğiniz eşyalarınız evleriniz, hergün yaptığınız alışverişleriniz, fahiş fiyatlar ödeyerek aldığınız, bir kere giydikten sonra bir daha giymediğiniz kıyafetleriniz. Peki,  Ya Ruhunuz, onun için ne yapmaktasınız, yapmaktayız !!!

Yaşam dış dünyadan ibaret değil, sonsuza talip olmak, içinizdeki sonsuzluktan geçer, tıkamayın yolları...


Fazla söze ne hacet , ayan beyan görüntüler buyrun !


Sevgimle kalın emi

Elif Hece / Esmeralda





Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2009 - NOMEN EST OMEN: İSİM KADERDİR !

Kategori: VE HAYAT

Nomen est Omen; isim kaderdir...
 
Uçak seyahatlerimde daima koltuk araları geniş olduğu için exit sırasını, ortada daral geldiği için koridoru tercih ederim. Yalnız, bu durumun havacılık kurallarına göre ilave bir sorumluluğu vardır. Bu durumdaki yolcuların dikkati çekilir. Şöyle ki exit'de oturanlar, acil durumlarda kabin görevlilerine yardımcı olmak zorundadır. Bu durum kalkış sırasında anonslarda belirtilir. Hatta yurt dışı seyahatlerde hostesler tarafından dil sınavından geçirildiğiniz bile olur.

Geçenlerde bir konferans için Ankara'ya giderken işte böyle, tam istediğim gibi, exit ve koridorda bir yer buldum. Malum anonslar başladı. Ben de yanımda oturan genç beyefendiye;

- "Bakın bize söylüyorlar, göreve hazır mısınız?" diye laf atarak sohbet başlattım.

- Birbirimize; necisiniz, ne yaparsınız?

Falan derken, yaşamımdaki gelişmeleri en iyi izah eden kelime ve durumlardan biri olan "serendipity"nin yine devrede olduğunu fark ettim!

Yanımda oturan, sohbet için girizgâh yaptığım bey; elektro akustik, elektronik ya da bilgisayarlı müzik diyebileceğimiz alanda eserler üreten genç bir icracı, besteciydi. İlk Fütüristler Zirvesi'ni henüz geride bırakmış olmamıza rağmen, 2009 için tasarımlara çoktan başlamıştım. Yüzlerce kişilik koca uçakta gidip, gelecek zirvede mutlaka yer vermek istediğimi konularla ilgili oldukça yetkin birinin yanına oturmuştum. Bu tip tesadüfleri, srendipity'yi sürekli yaşıyorum.

Harika bir durum!

Neyse; sohbet müthiş keyifli ilerliyor;

- O bana yaptıklarını, ben ona heyecanla "fütürizmi, gelecek tasarımının nimetlerini" konuşuyoruz.

- Daha iyi bir dünya için teknolojiyi akıllıca nasıl kullanırız, çocuklara gençlere sanatla bu nasıl anlatılır, kitlelere nasıl ulaşırız?

Ekseninde dönen hararetli bir sohbeti koşturuyoruz. İnişe geçerken, daha sonra da haberleşmek üzere irtibat bilgisi değiş tokuşu yapıyor ve vedalaşıyoruz. Lafta kalmıyor, hakikaten yazışıyoruz ve o bana attığı bir mailde diyor ki;

- Sizin isminiz "Nomen est Omen" kabilinden değerlendirilebilecek bir olay.

- O da nedir? diye soruyorum.

Yanıt; isim kaderdir.

Hemen o anda aklıma anneme, babama bana neden Ufuk adını taktınız dediğimde aldığım yanıtı geldi;

- Biz alsında dört çocuk istiyorduk. İsimlerini de Ufuk, Tan, Doğan, Güneş koyacaktık...

Sonra yaptığım işlerin, yaşam tarzımın hakikaten ismimle ne kadar ilintili olduğunu fark ettim. Zaten sık sık okurlarımdan, danışanlarımdan;

- İşinizle, yaptıklarınızla isminiz ne kadar birbirine uygun tarzında yorumlar aldığımı hatırladım. Garip!

İşte bunları düşündüğüm sırada, televizyonda Beyaz Show'a denk geliyorum ve takılıyorum. Konuklar arasında Modern Folk Üçlüsü, Doğan Canku var. Telefona Hece isimli bir hanım bağlanıyor, şarkı söylüyor. Doğan Canku;

- Aaa ne tesadüf, benim kızımın adı da Hece diyor.

Telefondaki hanım da herkes de çok şaşırıyor, çünkü bu isim çok nadir bulunanlardan... Doğan Canku kızına nasıl isim koyduklarını anlatıyor; kızı doğduğunda asıl niyeti adını Elif Koymakmış. Transandantal Meditasyon Derneğinden bir arkadaşı demiş ki;

- Doğu felsefesine göre öyle ezbere isim konmaz, bilenlere bir soralım.

Sormuşlar birkaç gün sonra gelen yanıt şu;

- İçinde h, e ve c olmalı.

Herkes düşünmeye başlıyor. Akla Hellim, Helin vs geliyor, bir türlü bilinen bir isim bulamıyorlar. En sonunda Ahmet Kurtaran telefon ediyor;

- Hece koyalım o zaman, ne uğraşıyoruz diyor ve miniğin adı Hece oluyor.

Doğan Canku nüfusa kızını kayıt ettirmeye gidiyor, memur;

- Doğan Bey Hece bilinen bir isim değil, bir tane daha isim koymak istemez misiniz? deyince,

- O da; "Olur, ikinci isim olarak Elif yazın" diyor.

Kızının nüfus cüzdanını evde gururla incelerken fark ediyor ki durum şu; Hece Elif Canku. Yani isimde H, E ve C var... Baba müzisyen, anne müzik öğretmeni, Hece şimdi her ikisiyle de ilgili. Şaşırtıcı...

Olayları bağlıyorum, birleştiriyorum veeee...

Hem Serendipity, hem Nomen est Omen düşünmeye değer şeyler olduğu için Nörobik (beyin jimnastiği) yapmanız amacıyla sizlerle uzun tatil öncesi paylaşıyorum.

Kişisel inancım şu ki; hayat aslında planlanmış ama bizim tesadüflerle yaşadığımızı zannettiğimiz müthiş bir sistem, düzenek...

YAZAR: UFUK TARHAN



Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - HAFTANIN EN' LERİ (1 Şubat-21 Şubat)

Kategori: VE HAYAT

 

 

 

HAFTANIN ALBÜMÜ



Merhaba sevgili astrolojistik dostları ve okurları,

Bu hafta sizlere, uzunca bir süredir dinlediğim bir albümü, bir müzisyeni,

Tanıtmak istiyorum. Enstrümental bir albüm, babası da kendisi gibi ünlü bir udist olan, ud’un prensi olarak lanse edilen dünyaca ünlü ırak’lı, Omar al Bahsir’ in dinlerken büyük bir keyif aldığım ve beni dinlendiren albümü

‘’AL ANDALOUS ‘’  (ENDÜLÜS)...albümde ud ve gitar ortak kullanılmış ve harika bir sentez yakalanmış, flamenko’nun vazgeçilmezi olan gitar, ve arap fantezi müziğinin alt tabanı olan ud ile şahane bir albüm olmuş.yine kendisi gibi udist olan amcası Jamil Bashir’ de bu albümde kendisine destek vermiş.

Türk sanat musikisine ait pek çok eseri de ud ve gitar ile sentezleyen çalışmaları da mevcuttur.Pek çok makama ayrı bir ruh ile can vermiştir uduyla.

 

Albümü şuanda Türkiye’ de bulmanız zor olabilir, bulamayanlar  ya sosyal paylaşım platformlarından edinsinler ya da www.tulumba.com adresine girerek sipariş usulü edinebilirsiniz.

 

Ud’un kendine özgü nostaljik havasında ruhlarınızı demlendirmek isterseniz dinleyin tavsiye ederim. Ve ud’un zaman zaman coşturan nağmelerinde, bırakın tüm olumsuz düşünceleri bir anlıkta olsa, her şey yolunda gibi düşünün…


Albümde Yer Alan Eserler

1.Moliendo Cafe Traditional Spanish
2. Improvisation and Lunga
3. Andalus
4. My Favourite Dance
5. Improvisation and Ishtar

 

Hepsi de birbirinden özel ve güzel eserler, lakin özelikle ishtar ve andalus favorilerim arasında. Ayrıca babası Munir Bashir ile yapmış olduğu ortak eserlerde vardır bunlardan da edinin , flamenko tarzında babasıyla yapmış olduğu düeti mutlaka dinleyin. (albüm adı: Due de ud- al amira al andalucia-tradicional-dabka)

 


HAFTANIN KİTABI

Bu hafta sizlere 13 şubat’ ta aldığım ve program yaparak her gün 5 sayfasını okuduğum bir kitabı tanıtmak istiyorum.(327 sayfa)

1951 yılında iran’ın başkenti Tahran’ da edebiyata aşık bir ailede dünyaya gelmiş olan kadın yazar Saide Kuds’ un 2006 yılında iran’ ın edebiyatta nobel’i sayılan Parvin Etsami Edebiyat ödülü kazanmış ilk  kitabı ‘’ KİMYA HATUN’’. Yakamoz Yayıncılıktan çıkmış, dilimize farsca’ dan Veysel Başçı çevirmiş.

 

Hz.Mevlana’ nın evlatlığı olan ve oğlu Alaaddin’in de aşık olduğu, Mevlana Hz.lerinin bir imtihana vesile olmasıyla dostu ,güneşi, Şems Tebriz ile evlendirdiği bir kadının hikayesi. Dönemin pek çok olayına değinmiş, karakterlerin yaşamlarından gerçekçi bir anlatım yakalanmış. Bu imtihanlı yolda Şems’in, Kimya Hatun’un, Alaaddin’in ve Mevlana’ nın bir intiham çemberinde nasıl yandıklarını, olgunluğa eriştiklerini , çıkmazlarını, sorgulamalarını, içsel hesapların baskılanmayarak, nefsine yenik düşmelerin, beşeri aşk mı, ilahi aşk mı sınırlarında gezinmelerin  öyküsü…

 

HAFTANIN FİLMİ

 

Bu hafta sizlere tanıtmaktan ziyade artık bir fenomen oldu, sadece izlenimlerimi aktarmak adına    Şahan Gökbakar’ ın şahane bohem, agresif, perdelerini indirince bir kedi gibi masum ve bir tüy gibi hafif, bir kadife gibi yumuşak tiplemesi Recep İvedik 2’ den bahsetmek istiyorum.

13 şubat’ ta vizyona  giren ve  kendi formatında olan pek çok sinema filmini daha bir hafta olmadan gişede sollayan Recep İvedik 2…

15 şubat Pazar günü Forum Bornova AFM 18:30 seansına gittim.epey kalabalıktı. En ön sırada yer bulabildim, yer gösteren çocuk ile görüştüm en arka sırada boş yer vardı tam köşe, şanssızlığı şansa dönüştürerek en arkada gayet rahat bir şekilde izleyebildim.

Açıkcası ilki kadar hani o gülmekten çenemin ağrıdığı durumlar olmadı. Fakat her şeye rağmen güzeldi, Recep İvedik ve nine’nin diyalogları çok şirindi.ninenin pes oynaması, Recep ile girdiği diyaloglar ve Recep’in de kime çektiğini anlamamız açısından iyi idiJ

‘’ekinler baş vermeden, kör buzağı topallamazmış’’

‘’ iş,evlilik, saygınlık’’

‘’genlerimde çalışma geni yok’’

‘’hayvanım ama, evcil değilim’’

‘’Türkiye’ de açlık sınırı 4 kişilik ailenin ortalama 800 tl.- olduğuna göre,

Ben tek kişiyim, 200 tl.- isterim, ama yemek çeki ve full akbil isterim ona göre’’

Bu replikler hafızama kazındı…

Kendinize zaman ayırmak isterseniz ve bir nebze tebessüm etmek isterseniz, ön yargılardan arınarak sadece keyif almak adına izleyin derim…

 

Şimdilik bu kadar, tekrar görüşünceye değin, sevgimle kalın emi:)

 

Esmeralda (E.Hece)

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/2/2009 - İLK ASTROLOJİSTİK BEBEĞİMİZ (HOŞGELDİN FERDA ECRİN)

Kategori: VE HAYAT


İlk astrolojistik bebeğimiz dünyaya merhaba dedi;

 

Bundan yaklaşık 2 yıl kadar önce bir forum sitesinde tanışmış olduğum ve o dönemlerde ümitsiz olan, en büyük arzusu bir bebek olan dostum, arkadaşım, ahiretliğim ile yaptığımız ortak çalışmalar ve Rahman’ ın vesilesiyle nasip etmesiyle en önce tabi ki,

Daha dünyaya gelmeden beklediğimiz anne/ babasının haritasında gördüğümüz ve anne karnına indiği 120.gününde şuurlu bir bebek olması için uzak mesafelerde olsak ta aynı anda dua ettiğimiz sevgi enerjimizi yolladığımız ve yine sezeryan ile doğum olacağından haritasını doğum anını önceden, yaşadığı evrene ve kendine ve  ailesine hayr ve bereket getirmesi için yaşamın en asgari seviyede üzmesi ve  güçlü olması için , hazırladığımız harita ile aynı anda dünyaya gelen ilk astrolojistik bebeğimiz , 14 şubat 2009’ da bursa’ da saat:13:00 de hayata merhaba dedi…

Hoş geldin Ferda Ecrin, hoş geldin minik tılsım, sevgililer gününde, en sevgilinin armağanı hoş geldin…

 

 

Tüm astrolojistik’in baki dostlarından minik tılsımımız için hayr adına dua etmesi dileklerimle…

 

Esmeralda

E.Hece

 

*doğumdan yaklaşık 1 gün sonra minik tılsımın hastanede çekilmiş olan fotoğraflarını gönderen en şanslı ve en merhametli sevecen anneye sibel’ ime teşekkürler.*

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2009 - HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?

Kategori: VE HAYAT







HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?

Merhabalar yılın ilk makalesini bu şekilde hafif lirik ,
hafif espirili bir dilde yazmak istedim.

Her birimizin özel ve sosyal bir yaşantısı var,
dikensiz gülleri olduğu kadar, çalılılarla kaplanmış sorunlarıda var.
Hayat gürül gürül hiç durmaksızın bazen acı sürprizleri,
bazen de ummadığımız kadar güzel sürprizleriyle bizlere türlü türlü oyunlar hazırlıyor.
Uranüs ile venüs 5.evimizde kavuşum yapıyor,
bir de bakmışsın ki gönül dünyanda herbir renkten çiçekler açılıvermiş,
derken jüpiter bu serenata katılmak için koşa koşa gelip şans noktasınmın üzerine kuruluveriyor,
aldın mı şimdi başına belayı, ya da leyla' yı...
Aman Allah' ım o da ne? siz böyle umarsız kaygısız venüs' ün kollarında aşk sarhoşuyken,
o otoriter, dikte eden, zamanın ve kaderin efendisi satürn karşıdan karşıdan hem de titiz analitik
herşeyi ince eleyip sık dokuyan zodyağın kuruntulu kızı başak burcundan bakmıyor mu?
işler karışıveriyor, uranüs diyor bırak satürn' ü o anca karşıdan bakar,
oysa ben andayım şu andayım beni yaşa !
Venüs diyor hadi ben geç kaldım geçmem lazım koç' a şuan buradayım yarın kaygısı olmadan aşkı yaşa!
Satürn diyor nereye bu böyle, ne yapmaktasın, adımların düzensiz ,
toplum dışısın aşkın anarşistisin  cezalandırılacaksın er ya da geç düşün diyor...
Başlıyor mu o anda hayatın yormaları, önce ruhen ardından zihnen...

Mutlu aşk yoktur diyordu Luis Aragon bir şiirin de,
ne kadar yorulmuşsan o derece değerleniyor hayat,
ve ne kadar mutsuzluk yaşamışsan o kadar anlamlı oluyor aşk...

Hayat bizi yormakta, yorsun bakalım, salt aşk değil her anlamda,
jüpiter kova' da seyr- ü sefer yaparken natal haritanda,
tam da üstelik ait olmadığını bildiğin halde
tutunmaya çalıştığın dünyalığının evinde bulunan mars' a zorlayan ışıklarını salıveriyor,
ihtiyaçlar, ihtiyaçlar, yaşamak için sahip olmak zorunda kaldığın günlük nafakalar,
çetin bir yaşam mücadelesi, ayakta kalma savaşı, ekmek davası, sosyal ve özel giderlerin hesabı kitabı
karışıveriyor, başlıyor yorulmalar...
Ardından diyorsun yaşım oldu bu, hani nerede yuva hani nerede çibildek gözlü eş, hani hani cıvıl cıvıl
sımsıcak sesleriyle al al yanaklarıyla sesli kahkahlarıyla içimizi ısıtıveren çocuklar...
jüpiter gelmiş 7.eve artık zamanı, istiyor gönül bunları e hadi istemekle olsun, olsun diyelim de nereye?
natal haritanda kocaman bir neptün sisli, belirsiz ve aldatan özellikleriyle , giriveriyor yaşamına biri
tam da istediğin idealize ettiğin biri lakin neptün bu işte vaadler, hayaller, rüyada gibi bir ilişki derken
kopuveriyor bir yalanla bağlar, bir ihanet ile evlilik planı düşüveriyor neptün'ün girdabına, vurgun yemiş gibi siz
kalıveriyorsunuz bir anda. yanacaksınız elbette acı da çekeceksiniz de ah işte değer mi değmez mi bunu düşünemiyorsunuz bile,
başlıyor mu hayat yine yormaya...

İşte böyle yorulurken her birimiz birşeyler uğruna dünya dönmeye, yıldızlar ışıklarını saçmaya insanlara düşen ise
son noktasını bilmediği bu hayatı öyle ya da böyle yaşamak oluyor. hayat aslında hiçte o kadar zor değil,
biraz da bizler fazladan kendimizi kaptırıp unutup bu hayatın bir oyun sahnesi, bir rüya olduğunu, gereksiz kapılıp hırslara,
kırılıp, gücenip dostlara, yenik düşerek bizimle aynı çamurdan yaratılmış olan kullara, ve kapılıp o dünyalıklara, kaçıp aşırılıklara
düşünce gücümüzle kendimizi yoruyoruz...

Yorgunluklarımız hayata attığımız imzalarımızdır, hayat bildiği gibi gelmekte bize düşen yaşamak,
o halde yorgunluklarımızdan şikayet etmek yerine, yaşayamaya bakalım ve sevgiyle selam ile karşılayalım geleni ve gideni de aynı şekilde uğurlayalım...

Sevgimle kalın emi

Esmeralda

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/8/2008 - GÜZELLER GÜZELİNE EN GÜZELE GÖNLÜMÜN SAHİBİNE

Kategori: VE HAYAT

O'nun birinci ismi, isimler sultânıdır,
Her ânın, her mekânın, her cânın cânânıdır,
Kur'ân'da ilk âyetin başlangıç kelâmıdır,
Her zerre ''
ALLAH'' diye, O'nu söyler durmadan...


Vârettiği herşeyi, ayırdetmeden gören,
Herşeye adâletle, hayır ve rahmet veren,
Her mahlûkâ acıyan ve çâreler gönderen,
Sonsuz merhametiyle, âleme
RAHMÂN dır O.


Dünya nîmetlerini, hayra kullananlara,
Her lokmada haramı, helâli soranlara,
Âhiret mekânını, dünyada kuranlara,
Sonsuz bağışlarını, lûtfeden
RAHÎM dir O.
  


Kâinat sarayında, mîmârî ve san'atın,
Sonsuzlara  hükmeden, o yüce saltanatın,
İçgüdüyle çırpınan, küçücük bir kanadın,
Herşeyin sahibidir, mülkün
MELÎK idir O.


Her türlü şekillerden, lezzet ve kokulardan,
Kirden, pastan, lekeden, tasa ve korkulardan,
Molekülden, atomdan, hücre ve dokulardan,
Herşeyden münezzehtir, uzaktır
KUDDÛS dür O.


Kim ki, aşk ile girer, Hâk yolunda gayrete,
Selâm yağmuru iner, dünya ve âhirete,
Dilediği her kulu, çıkarır selâmete,
Dert ve belâdan uzak, en yüce
SELÂM dır O.


Îmânın nûrlarını, gönüllere indiren,
İmânın merhemiyle, acıları dindiren,
Şer doğuran şeytanı, hükmü ile sindiren,
Her kulunu koruyan, en büyük
MÜ'MİN dir O.


Kulun mükâfâtını, asla ihmâl etmeyen,
O zengin hazinesi, vermekle hiç bitmeyen,
Kazanılmış sevabı, zerrece eksiltmeyen,
Tartıda ve hesapta, şaşmaz
MÜHEYMİN dir O.


Başka bir kuvvet yoktur, O'na karşı gelecek,
O'nun var ettiğinin, zerresini silecek,
Gel gör ki, Âlemleri, bir anda yok edecek,
Sonsuz gücün sahibi, gâlibi
AZÎZ dir O.


Noksanları gideren, kırılmışı onaran,
Eşsiz irâdesiyle, ilâhi sistem kuran,
Zâlim ve müşriklere, cebriyle karşı duran,
Dilediği herşeyi, yaptıran
CEBBÂR dır O.


Nice tahtlar son buldu, nicesi son bulacak,
Kimde kaldı o mühür, kimde kaldı o sancak?
Büyüklük ve yücelik, O'na yakışır ancak,
Şüphesiz ve ortaksız,
EL MÜTEKEBBİR dir O.


Ne melek vardı, O varken, ne insan, ne de Âdem,
Ne bir  sevap, ne günah, ne defter, ne de kalem,
Herşeyi vâretmeye, yetişti, o bir kelâm,
Hiç yoktan, ''OL'' deyip de, yaratan
HÂLIK tır O.


İnsanın, eni boyu, ne kum, ne dağ kadardır,
Bütün uzuvlarında, gör ki, orantı vardır,
Karıncanın yuvası, file göre çok dardır,
Her şeyde, denge kuran, tarifsiz
BÂRÎ dir O.


Ne kadar benzese de, insanlar birbirine,
Çizgi, ayrı çizilmiş, o parmak izlerine,
Benzemez kaderleri, hiçbirinin birine,
Her şeyi, ayrı kılan, ulu
MUSAVVİR dir O.


Acep, günahsız bir kul, var mıdır yer yüzünde,
Kim, duyar, hissederse, o günahı özünde,
O'na tövbe edip de, durur ise sözünde,
Şüphesiz ki, kulunu, affeden
ĞAFFÂR  dır O.


Zulûm, yalan ve şirkle, yoğrulan her bedeni,
Sabır yolundan dönüp, O'na isyan edeni,
Varlığını reddedip, küfre kadar gideni,
Binbir azâp içinde, kahreden
KAHHÂR dır O.


Câhile nice bilgi, hastaya şifâ veren,
Hâcetler kapısına, bol bağışlar gönderen,
Bunca dünya malını, kullarına hak gören,
Nîmetler hîbe eden, hudutsuz
VEHHÂB dır O.


Rızık denince akla, yalnız, ekmek aş gelir,
Oysa, öyle çoktur ki, sayısın Allah bilir
Ruhların rızıkları, gönüllere ekilir,
Gönül çorak değilse, bire, bin
REZZÂK tır O.

 

Kavrulan yüreklere, îmân selleri salan,
En büyük elemlere, dertlere çâre olan,
Zorlukları kaldırıp, ilimleri hür kılan,
Hükmüyle Âlemleri fetheden
FETTÂH tır O.


Zaman içinde bütün, olmuş ve olacaklar,
O'nun bilgisindedir, her şey sonsuza kadar,
Yanlışsız ve noksansız, ilim, ancak O'nda var,
Her şeyi, iyi bilen yanılmaz
ALÎM dir O.


Dilediği zengini, fakir kılar bir anda.
Fakire servet verir, saray gibi mekânda,
Verince şükür arar, alınca sabr insanda,
Hem veren, hem de alan
KÂBID ve BÂSIT tır O.


Âsî ve zorbaları, tahtlarından indiren,
Hoşnut kaldığı kula, şan, şeref, makâm veren,
Ve bunları açıkça, Kur'ân'ında bildiren,
Alçaltan ve yükselten
HÂFID ve RÂFİ dir O.


Gerçek servet odur ki; onur, vakar, haysiyet,
Bunları, elde tutmak, insana has meziyyet.
Cezâ ve mükâfata, ölçüdür önce niyet,
İzzet ve zillet veren;
MUİZZ ve MÜZİLL dir O.


Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir,
O, bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir,
Bütün bu, mû'cizeler, O'nun hikmetindendir,
Her sesi, her lâhzada, işiten
SEMÎ dir O. 


Çelikten duvar örsen, şu dünya mekânında,
Ne kadar gizlensen de, O her zaman yanında,
Bil ki, yalnız değilsin, ömrünün her ânında,
Herşeyi, açık seçik görendir,
BASÎR dır O.


O, nice hükümdarlar, padişahlar yargılar,
O'nun mahkemesinde, çok tez biter sorgular,
Bütün kararlarında, hükmünü doğru kılar,
Üstünde makâm yoktur, en ulu
HAKEM dir O.


Kıldan ince, kılıçtan keskindir adâleti,
Men etti, haksızlığı, işkenceyi, zûlmeti,
Bu yüzden, kul hakkının, cehennemdir diyeti,
Adâletin zirvesi, en yücesi
ADL dır O.


Yemyeşil ağaçlarda, meyve yüklü dalları,
Kozalarda ipeği, peteklerde balları,
Nice yalçın dağların, arasında yolları,
Sayısız nimetleri lûtfeden
LÂTÎF tir O.


Bir atom zerresinin, durmadan dönüşünden,
Sayısız yıldızların, parlayıp sönüşünden,
Dünyada her canlının, doğuş ve ölüşünden,
Olup biten her şeyden, haberdâr
HABÎR dir O.


Cezada tez değildir, bilir misin bu niye ?
Zaman tanır kuluna, günahtan dönsün diye,
Bu dünyadaki sınav, ölümle bitesiye,
Tövbeye fırsat veren, bekleyen
HALÎM dir O.


O'nun gücü, Âlemi, fırıl fırıl döndürür,
O'nun nûr'u , güneşi, yıldızları söndürür,
O'nun emri, yedi kat, göğü yere indirir,
Azameti, ölçüye sığmayan
AZÎM dir O.

 

O, bütün kullarının kusurlarını saklar,
En büyük günahları, bir anda siler paklar,
Yeter ki, kullarınca, çiğnenmesin yasaklar,
Cennetleri bu yüzden, vâreden
ĞAFÛR dur O.


O'ndan gelen her şerre, sabırla karşı gelen,
Her lokma, her nefese, şükran borcunu bilen,
O'na karşı şüpheyi yüreklerinden silen,
Her kulunun şükrüne, bin veren
ŞEKÛR dur O.


O'nun benzeri yoktur, hiç bir, yüceden yana,
O, çok yücedir amma, uzak değil insana,
Şah damarından bile, daha yakındır sana,
Herşeyin üstündedir en yüksek
ALİYY dir O.


Büyüklük ne kelime, sonsuzlar dardır O'na,
Gel gör ki, giriverir, bir gönüle, bir cana,
Hudutsuz ihtişâmı, dehşet verir insana,
Kaleme, söze gelmez, ölçüsüz
KEBÎR dir O.


Ömürlerin süresi, bir an bile kısalmaz,
Ölümleri bekletir, ömür bitmeden salmaz,
Niyet ve amellerin, bir zerresi kaybolmaz,
Kâinatta her şeyi, saklayan
HAFÎZ dir O.


Kuş yavrusu başını, kaldırıp  göğe bakar,
Çünkü, ana ağzında, onun için rızık var,
Her buğday tanesinden, her damla suya kadar,
Her canın azığını, ayıran
MUKÎT tir O.


''Hesap günü'' nde çıkar, bütün kâr ve zararlar,
Ona göre verilir, kullar için kararlar,
Kayıtlarda, ne yanlış, ne küçücük noksan var,
Hesapları hatâsız, yanılmaz,
HASÎB tir O.


Varın, yoğun, herşeyin, en ulu hükümdârı,
Hudut, sınır  tanımaz, kuşatır her diyârı,
Ölçüsüz kudretinin, yoktur asla miyârı,
Ne mekân, ne zamana, sığmayan
CELÎL dir O.


Kibir selinden geçip, haddini bilenlere,
Zulûmlerden dönüp de, insâfa gelenlere,
Gönül pervanesiyle, O'na yükselenlere,
Bin misli fazlasıyla, verecek
KERîM dir O.


Her gecenin peşinden, gündüzün gelmesini,
Uyanan bir tohumun, toprağı delmesini,
Yarattığı her kulun, ağlayıp gülmesini,
Her şeyi, denetleyen, gözeten
RAKÎB dir O.


Birgün kalırsan eğer, ortasında çöllerin,
Bil ki, yalnız değilsin, bilinmektedir yerin,
Bir içten dua ile, açılırsa ellerin
Çaresini verecek, son makâm
MÛCÎB dir O.


O'nun sınırlarını, bilmeye akıl durur,
Bir harfine, denizler, mürekkep olsa kurur,
Sayısız belâlardan, kulunu, her an korur,
Genişliği, heryeri kaplayan
VÂSİ dir O.


Asla başı boş değil, yaratılan sonsuzlar,
Vâredilen her zerre, her kürrede sebeb var,
Bu muazzam dengede, tesadüfler ne arar !.
Sayısız hikmetlerin, sahibi
HAKÎM dir O.


Kâinatta her nesne, sevgisiyle beslenir,
Her zerre zikrederek, yalnız O'na seslenir,
O'na îman edenler, şevkatine yaslanır;
O'nu, bir seven kulu, bin seven
VEDÛD tur O.


Muhtaç değildir asla, üne, şana, şöhrete,
Ne mühür, ne saltanat, ne bir mülke, servete,
Muhtaç değildir asla, ne kudrete, kuvvete,
Büyük şânına sınır, çizilmez
MECÎD dir O.


Her kul, mutlak tadacak, Allah ile vuslatı,
Vel Bâsü Bâdel Mevt 'tir, bunun bir başka adı,
Gün gelip de, Kâinat, doldurunca miâdı,
Mahşerde, ölüleri, dirilten,
BÂİS tir O.


Aramaya gerek yok, O, heryerde hazırdır,
O, her zaman, herşeyi, gözetleyen nâzırdır,
Bu hikmetin nedeni, akıldan öte sırdır,
Her zaman ve mekânın, şâhidi
ŞEHÎD dir O.


Şu yaşlı kâinatta, herşeyin bir ömrü var,
Hiçbir şey bâki değil, asla sonsuza kadar,
O'dur ancak zamana, hükmeden tek hükümdâr,
Ezelî ve ebedî, var olan
EL-HAKK tır O.


Kim ki, dünya işinde, dürüstçe davranırsa,
Her türlü tedbirini, düşünüp de alırsa,
Buna rağmen yine de, gücü âciz kalırsa,
Kulunun her işini, bitiren
VEKÎL dir O.


Ne zorluk, ne yorgunluk mümkündür, O'ndan yana, 
Bir, kumla, kâinatı, yaratmak birdir O'na,
Göz, görmeyi bilirse, gerek kalmaz lisana,
Dermansızlık erişmez, en güçlü
KAVİYY dir O.


Ne eni, ne boyu var, metânet görkeminin,
Birbirinden kopmayan, nice Âlemlerinin,
Ne de sağlam yapılmış, hesapları geminin,
Kuvvetinin şiddeti, ölçülmez
METÎN dir O.


Bir yazdığı dostunu, bir daha asla silmez,
Böylesi kullarından, hidâyeti eksilmez,
O'nun dostluğu için, neler fedâ edilmez ,
Verdiği sözden dönmez, kul dostu
VELİYY dir O.


Nimetlerle bezenmiş, yedi katlı semâlar,
Tesbih eder, zerreler, düşünceler, dimâlar,
O'na varır, edilen, bütün, hamd ü senâlar,
Övülmeye tek lâyık, biricik
HAMÎD dir O.


Denizlerin, göllerin, kaç damla suyu vardır
Harmandaki buğdayın, sayısı ne kadardır ?
Sonsuza sınır çizen, O'ndan başka kim vardır ?
Herşeyin sayısını, bilen,
EL- MUHSÎ dir O.


Tâ ezelde, O varken, yoktu, zaman ve mekân,
Ne, bu sonsuz kâinat, ne bir madde, ne bir can,
Hiçbir şeyin emsâli ve maddesi olmadan,
İlk baştan ve örneksiz, vâreden
MÜBDÎ dir O.


Bu dünya, bir ölümle, bitecek sanma sakın,
Geç kalmadan, uyanıp, makbûl tavrını takın,
Bir, hesap günü var ki; uzakta değl, yakın,
Büyük mahkeme için, dirilten
MUÎD dir O.


Yetmiş trilyon hücre, insanın bedeninde,
Sayısız hikmet gizli, hepsinin nedeninde,
Çözülmez ne sırlar var, o küçücük ceninde,
Canları ihyâ eden, ruh veren
MUHYÎ dir O.


Her canlı mahlûk için, ölümü mutlâk kılan,
Her canlının ruhunu, ölümle geri alan,
Düşünen insanlara, böylece ibret salan,
Ölümü, hikmet kılan, yüce
EL-MÜMÎT tir O.


Denizdeki yosundan, kırda çiçeğe kadar,
Balıklardan, kuşlardan, binbir böceğe kadar,
İlk vâr olan insandan, son geleceğe kadar,
Hepsine, hayat verip, yaşatan
EL-HAYY dır O.


Evrende hiçbir yıldız, yörüngesinden sapmaz,
Bunca yalçın kayalar, dağlar yerinden kopmaz,
Denizler, yatağından, çıkıp taşkınlık yapmaz,
Yeri, göğü, herşeyi tutan
EL-KAYYUM dur O.


Hiçbir şey O'ndan ayrı, ve uzakta duramaz,
O, bulmak isteyince, asla sormaz, aramaz,
Kaçmak için çırpınış, hiçbir işe yaramaz,
Ne isterse, ânında, bulan
EL-VÂCİD dir O.


Aşk çeken kullarının, gönül tahtına giren,
Beklenmedik zamanda, bolluk, bereket veren,
En muhtaç anlarında, onları sevindiren,
Has kuluna, hesapsız veren,
EL-MÂCİD dir O.


İlim doruklarında, bilinen, bilinmeyen,
Sonsuz zaman içinde, silinen, silinmeyen,
Sınırsız Âlemlerde bulunan, bulunmayan,
Hiçbir şeyde benzeri olmayan
VÂHİD dir O.


Ümitsizlik çekenler, ne büyük gaflettedir,
Oysa, Yüce Makâmca, hâcet bilinmektedir,
O, içten bir duaya, her şeyi vermektedir,
Son çâreye hükmeden, tek merci
SAMED dir O.

 

Göklerin çatısını, galaksilerden örer,
Bir gözün merceğinden, güneş, ay, yıldız girer,
Protonlar, nötronlar, nasıl çılgınca döner,
Akla gelen, gelmeyen herşeye
KÂDİR dir O.


Zannetme ki; O, yalnız sonsuz âlemler kurar,
Bir mikroskop camına, eğil de, bak; neler var,
Bu, âciz, kul kalemi, ancak, bu kadar yazar,
Sonsuz kere sonsuza, her an
MUKTEDİR dir O.


Saf ve temiz kulunu, mükâfatta kayıran,
Bilenle bilmeyenin, farkını hep duyuran,
Her kula, ayrı ayrı basamaklar ayıran,
Öncelikler bahşeden, ulu
MUKADDİM dir O.


Çalışmak, nasıl haksa, başarı da, bir haktır,
Ne var ki; bazen yakın, bazen biraz uzaktır,
Buna râzı olmamak, şeytana has tuzaktır,
Tehiri, hayır kılan, yüce
MUAHHİR dir O.


Kâinatta her şeyin, bir başlangıcı vardır,
Sonsuz zaman ve mekân, ne varsa, O'na dardır,
Bu ihtişam önünde, akıl, fikir, nâ'çardır,
İlki ve başlangıcı olmayan
EVVEL dir O.

 

Yaratılmış olanın, mutlak, bir sonu vardır,
Kâinat'ın varlığı; ancak, ömrü kadardır,
Sonsuzlar, son bulsa da, O yine hükümdârdır,
Nihâyeti ve sonu olmayan
ÂHİR dir O.


İnsanın beş duyusu, O'na, her an şâhittir,
O'nun yüce varlığı, hiç şüphesiz sabittir,
İnkâr eden bedenler, cehenneme aittir,
Gören gönül gözüyle, görülen
ZÂHİR dir O.


Duman yeter, ateşin, varlığını yormaya,
İnsan, dikkat etmeli, sınırında durmaya,
Hiçbir varlık dayanmaz, O'nu bizzat görmeye,
Her an bilinir amma, gizlidir
BÂTIN dır O.


Arz'ın her zerresinden, yedi kat, Arş'a kadar,
Yaratılmış her şeyde, belli ki disiplin var,
Güneşi görmez misin, vaktinde doğar, batar,
Âlemi, tek başına yöneten
VÂLÎ dir O.


Yaratılmışlara has, şekil ve duygulardan,
Elem, keder, endişe, sevinç ve coşkulardan,
Öfke, nefret, husûmet, korku ve kuşkulardan,
Her tür, hâlden sakınmış,
EL-MÜTEÂLÎ dir O.


Zorlukları istemez, kula, kolaylık verir,
Günahların çoğunu, örtbas eder, giderir,
Niyeti amel sayar, rahmetini gönderir,
İki dünya serveti, bahşeden,
EL-BERR dir O.


Kim, ölmeden girerse, pişmanlığın yoluna,
Cennetlerde adaydır, nîmetin en boluna,
Gönülden tövbe edip, isteyen her kuluna,
O, altın anahtarı, veren,
ET-TEVVÂB dır O.


Cehennem azâbının, zerresini bil yeter,
Bu dünyada bildiğin, azaptan, yüzbin beter,
Ömür; kısa bir sınav, er geç ölümle biter,
Gafletin cezasını veren
MÜNTEKÎM dir O.


O'na, tam bir îmanla, itaat edenlere,
Şirk ve inkâr kirinden, arınmış bedenlere,
Hazreti Muhammed'in, izinden gidenlere,
Sağnak, af yağmurları indiren
AFÜVV dür O.


Bitki, hayvan ve insan neslinin devamını,
Bu nedenle, hepsinin, mekân ve zamanını,
Hayat için gereken, rızkların tamamını,
Hudutsuz re'fetiyle bahşeden
RAÛF tur O.


Senin değil o mal mülk, senin değil o beden,
Bu kıskançlık, bu tamâh, bu ihtiraslar neden,
Bâki servetine koş, fâniyi kaybetmeden,
Çünkü, her şey O'nundur, tek
MÂLİKÜ'L MÜLK tür O.


Kâinatta her nesne, O'nun gücünü söyler,
Kullarına meziyet, nişanlar ikram eyler,
O'nun yanında insan, gurur kibiri neyler,
Yalnız O'na söylenir,
ZÜ'L-CELÂL-İ VE'L-İKRÂM .


Yarattığı herşeyde, bir mânâ ve maksat var,
Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar,
Anaya verdiği aşk, onu yavruya bağlar,
Tesâdüfle izâhı olmayan
MUKSIT tır O.


Her insan, bir an için, düşünse öldüğünü,
Görecek ki; faydasız, dünyanın şan ve ünü,
Hesap vakti gelince, kulları, mahşer günü,
Diriltip, toplayacak yüce
EL-CÂMİ dir O.


Herşey O'na muhtaçtır, O, asla muhtaç olmaz,
Servetin ölçüsünü, O'ndan başkası bilmez,
Ne kadar çok verse de, bir zerresi eksilmez,
Aczi yok, sınırı yok, eşi yok,
ĞANİYY dir O.


Kiminin, doğuştandır, dünyadaki serveti,
Kimisi, ömürboyu göremez mürüvveti ,
Bilin ki, bu takdirin, imtihandır hikmeti,
İsterse kulu zengin kılan
EL-MUĞNÎ dir O.


İnsan gönlüne bir bak; sayısızdır arzular,
Ancak, bize bunlardan, bir kısmında hayır var,
Bu nedenle kısmetler, kimisinde biraz dar,
Engeli, hayır kılan, ulu
EL-MÂNİ dir O.


Şüphesiz, hayır ve şer, yalnızca O'ndan gelir,
Hidâyete erenler, bunları sınav bilir,
Cennet kapılarından, ancak böyle geçilir,
Elem ve sevinç veren, hem
DÂRR , hem NÂFİ dir O.


İstediği kulların, gönlüne ışık salan,
Gözler ve yüzlerinde, nûrunu dâim kılan,
Seher vakti açılan, ellerin dostu olan,
Kalpleri aydınlatan, sönmeyen
EN-NÛR dur O.


İstediği kulunun, murâdını tez veren,
İstediği kulunu, hidâyete erdiren,
Gönül sofralarına, bereketler verdiren,
Közleri tutuşturan, yüce
EL-HÂDÎ dir O.


Bu sonsuz Âlemlere, ''Ol'' dediği ilk anda,
Hiçbir şeyin benzeri, yoktu hiçbir mekânda,
Bunca, hayret verici, herşeyi tez zamanda,
Hiç örneği olmadan, yaratan
BEDÎ dir O.
 


''Sonsuz'' sözcüğü bile, âcizdir hakikatte,
''Sonsuz'' sözünden başka, bir şey yok ki, lûgatte,
Verecek güç kalmadı, beyindeki tâkatte
Hiçbir zamana bağlı olmayan,
BÂKÎ dir O.


Dünya malı, babadan, miras kalır oğula,
Bu çark, dönerek varır, dünyadaki son kula,
Acaba, daha sonra, bunca mal kimin ola ?
Âlemde her zerreye, sonuncu
VÂRİS tir O.


Tarifsiz irâdesi, çok büyük ve bütündür,
Âlemlere verdiği, emri sadece ''Kün''dür,
Bu kelâm ile herşey, O'nun için mümkündür,
Hiçbir işi, hikmetsiz olmayan
REŞÎD dir O.


Cezalar tez olsaydı, hukukunun özünde,
Hiçbir insan kalmazdı, bir anda yeryüzünde,
Hiç şüphe olmasın ki , er geç durur sözünde,
Kullara fırsat için sabreden
SABÛR dur O.


 Yazan:Şair CENGİZ NUMANOĞLU (GÖNLÜNÜN EN İNCE TELİNE SAĞLIK)
  NOT:Bu güzelliği bana ulaştıran nasip eden habercim gönlü yüreği nur dostum sevgili Nilgün'e en kalbi hislerimle baki dostluğumuz adına şükranlarımı sunarım. 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/7/2008 - KORKULARIN KABULÜ, SEVGİYE DÖNÜŞTÜRME VE OLUMLAMA

Kategori: VE HAYAT
ASTROLOJİ-PARAPSİKOLOJİ-METAFİZİK-İNSAN VE YAŞAM-FELSEFE-MİTOLOJİ
'

Belli başlı korkular;

* Değersizlik korkusu
* Güvensizlik korkusu
* Parasızlık korkusu
* Yalnızlık korkusu
* Başarısızlık korkusu
* Esir olma korkusu
* Suçlanma korkusu
* Acı çekme korkusu
* Dışlanma korkusu
* Çaresizlik korkusu
* Ayrılık korkusu
* Aşağılanma korkusu
* Güçsüzlük korkusu
* Yokluk korkusu
* Kaybetme korkusu
* Yetersizlik korkusu
* Yok olma korkusu
* Hastalık korkusu
* İncitilme korkusu
* Sevilmeme korkusu
* Reddedilme korkusu
* Acizlik korkusu
* Terk edilme korkusu
* Onaylanmama korkusu

Benim güçsüzlük korkum var
Ben güçsüzlük korkumu kabul ediyorum.
Ben güçsüzlük korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an.
Ben her halimle çok güçlüyüm.
Ben her halimle çok güçlü olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğum için şükrediyorum.Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığımı biliyor ve inanıyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığımı kabul ediyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığım için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığım için şükrediyorum.
Kendi gerçeğimi sevgiyle yaratıyorum.
Ben içimdeki güce ulaşıyorum.Benim değersizlik korkum var
Ben değersizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben değersizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok değerliyim.
Ben her halimle çok değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğum için şükrediyorum.Ben kendime değer veriyorum.
Ben kendime olduğum gibi değer veriyorum.
Ben herkese değer veriyorum.
Ben herkese olduğu gibi değer veriyorum.
Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorumBenim güvensizlik korkum var
Ben güvensizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben güvensizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle güvendeyim
Ben her halimle güvende olduğumu biliyor ve inanıyorum
Ben her halimle güvende olduğumu kabul ediyorum
Ben her halimle güvende olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum
Ben her halimle güvende olduğum için şükrediyorumBen evrende güven içindeyim.
Ben herkese güveniyorum.
Bütün insanlar bana güveniyor.
Ben kendime güveniyorum.Ben yaşamın akışına güveniyorum.
Ben güvendeyim.
Evren güvenli.
Evren beni seviyor, onaylıyor ve destekliyor.Benim başarısızlık korkum var
Ben başarısızlık korkumu kabul ediyorum.
Ben başarısızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok başarılıyım.
Ben her halimle çok başarılı olduğumu biliyor . ve inanıyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğum için şükrediyorumBenim sevgisizlik korkum var
Ben sevgisizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben sevgisizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen kendimi seviyorum.
Ben kendimi olduğum gibi seviyorum.
Ben kendimin olduğu gibi olmasına izin veriyorum. Ben herkesi seviyorum.
Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorum.Benim esaret korkum var
Ben esaret korkumu kabul ediyorum.
Ben esaret korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an
Ben özgürüm.
Ben özgür olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben özgür olduğumu kabul ediyorum.
Ben özgür olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben özgür olduğum için şükrediyorumBenim parasızlık korkum var
Ben parasızlık korkumu kabul ediyorum.
Ben parasızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anEvren BOLLUK içinde.
Evrenin bolluğu bana akıyor.
Para bana çoğalarak geliyor.
İhtiyacım olan her şeyi ihtiyacım olduğu anda evren bana verir.
Ben çok parayı hak ediyorum.
Ben çok paraya layığım.DEĞİŞİME GüVENGeleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve huzurla ilerliyorum.
Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyorum.
Yeniyi sevinçle karşılıyor ve kabul ediyorum.
Ben emin ellerdeyim.
Ben kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben her an her yerde güven içindeyim.
Ben kendi yolumu açıyorum.
Ben kendi yolumu açtığımı kabul ediyorum.
Ben kendi yolumu açtığım için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi yolumu açtığım için şükrediyorum...

Kenneth Koh'un ''Affirmation'' makalesinden Bülent Asöcal tarafından Türkçe ye çevrilmiştir.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/7/2008 - BİR DÜŞ GÖRDÜM ADI;THEODORA

Kategori: VE HAYAT

En alttan en üste çıkışın öyküsü,DOĞU ROMA( Bizans) İmparatoriçesi Theodora


Theodora yabani hayvan bakımı ile uğraşan Kıbrıslı bir babanın üç kızından biri olan, dar gelirli bir ailenin çocuğudur. Babası küçük yaşta ölmüş ve annesi başka birisi ile evlenmiş. Üvey baba işsizmiş ve çocuklar küçük yaşta para kazanmak zorunda bırakılmış. Anne, önce kızlarını bayramlarda sokaklarda yalvartmaya çalışmış, sonra Theodora bir tiyatroda pandomim yaparak, soytarı rollerine çıkmaya başlamış. İlerleyen zaman içinde güzelliği dillerde dolaşmaya başlayan Theodora cinselliğini de kullanarak, alkış almaya başlamış. Mutlu bir yuva kurabilmek için gittiği İskenderiye’de uygunsuz davranışları nedeniyle, yoksul ve yüzüstü bırakılmış. Oradan döndüğünde kendini değiştirmek için çaba sarfetmiş ve kendine çekidüzen vermiş. Bu sırada imparator Justinianos bu güzel kızı görmüş ve ondan başka kimseyi gözü görmemiş. O dönemlerde yasalar üst düzey yetkililerin geçmişi uygunsuz kadınlarla evlenmelerini yasaklamaktaymış. Ancak Justinianos bir yasa çıkararak bu yasağı kaldırarak onunla evlenmiş.

Evlenmeden önceki davranışlarına karşın, tahta geçer geçmez bir imparatoriçenin görev bilincine çabucak varmış. Kötü yollara düşen kadınlar için bir sarayı manastır haline getirip, sokaklardan toplattığı beş yüz kadının ücretsiz olarak burada hayatını doğru bir biçimde sürdürmesini sağlamış. Hastane ve dini yapılara büyük parasal yardımlarda bulunmuş. Evliliğinden kısa bir süre sonra Istanbul’da M.S. 532 yılı Ocak ayında “Nika” (yen) adında büyük isyan patlamış . Hastaneler, arasında imparatorluk sarayı ve Ayasofya’nın da olduğu güzel yapılar alevler içinde kalmış. Justinianos kaçmayı düşünürken, Theodora gerçek büyüklüğünü göstermiş.

“Başka hiçbir ümit kalmasa bile ben yine kaçmaktan nefret ederim.Hepimiz doğuştan, ölüme mahkum bulunuyoruz. Ne var ki başlarında taç taşıyanlar, saygınlıklarını ve güçlülüklerini yitirdikten sonra yaşamamalıdır. Tek bir gün bile, kimsenin beni taçsız ve erguvansız ( imparatorluk makamı giysisinin rengi) olarak görmemesi için Tanrı’ya yalvarıyorum. Beni kraliçe adıyla selamlamanın sona erdiği gün yaşam ışığım sönmüş olmalıdır. İmparator! Kaçmaya karar verdiyseniz, hazineler sizindir.İşte deniz, işte gemileriniz! Ama can kaygısının sizi sefalet içinde bir yaşama ve aşağılık koşullarda bir ölüme uğratmasından korkunuz. Ben tahtın şanlı bir mezar olduğuna inanıyorum”.

Onun bu sözleri Justinianos’a cesaret vermiş ve kendine bağlı askerler başarılı bir girişimle kalabalığı dağıtmış. İsyan bastırılmış ve Justinianos’un tahtı güvenceye alınmış. Bundan sonra da eşi imparator Justinianos’un yanında olan ve onu destekleyen imparatoriçe, evliliğinin yirmidördüncü yılında kanserden ölmüş. En soylu kadınlarla evlenebilecek olan imparator, eskiden uygunsuz bir hayatı olan ama evlendikten sonra namusu lekesiz olarak yaşayan bu kadının ardından kanlı gözyaşları dökmüş.

Her başarılı kişinin arkasında ona destek olan bir eş vardır. İşyerinizdeki başarınız ve günlük yaşamınızdaki mutluluğunuz mutlu bir aile hayatına bağlıdır. Çeşitli sebeplerle evliliğinizde sorunlar varsa, hatayı önce kendinizde arayın, daima kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, hayatınızı tekdüzelikten kurtarmaya bakın, eşinizi onore etmeye çalışın ve herşeyden önemlisi çocuğunuza örnek davranışlar sergilemek için kendinizi geliştirin.

Her insan doğuşu itibariyle tertemizdir. Ancak yaşanan olumsuzluklar, çevresel etkenler ve yanlış yetiştirilme insanları hatalara sürükleyebilir. İnsanlara her zaman ikinci bir şans verilmelidir. İnsana yapılan yatırım, en iyi yatırımdır. İnsanları harcamak çok kolay, ama kazanmak çok zordur. Sabır , fedakarlık ve cesaret gerektirir. Kişiler her yaşta bir şeyler öğrenebilirler ve kendilerini geliştirebilirler. Bireyler geçmişlerinde kötü yaşantıları olup, bunların etkileri nedeniyle sorunlar yaşamakta ise, bu sorunlar günümüzde psikiyatri bilim dalı kapsamındaki terapiler ve diğer tedaviler ile çözümlenebilmektedir. Eşinizin başarısı ve mutluluğu sizin başarınızdır. Mutluluk ve başarı ekip işidir.

Not: Tessa Korber'e ait literatür yayıncılıktan çıkan İlknur İgan ve Ayşe Tekin 'in dilimize çevirdiği,Gökçe Çiçek'in yayına hazırladığı ''İMPARATORİÇE'' adlı kitabı okumanızı öneririm...

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/6/2008 - JOHN McCAIN-ABD.NİN TERAZİSİ DEĞİŞKEN POLİTİKACISI

Kategori: VE HAYAT


 

 

 

 

ABD.Başkanlık seçimlerine sayılı günler kaldı,Hillary öngördüğüm üzre,Demokratların başkanlığına adaylık koyduğu yarışdan çekildi,Obama Demokratların kartal kanatlarında şahlanıyor,ve ABD.başkanlığına doğru elinde özgürlük meşalesi hızla ilerliyor.oldukca çekişmeli geçecek bir seçim!Hillary'nin sempatizanları,destekcileri pek Obama'yı sevmiyor,Hillary,Obama'yı destekleyin mesajı versede...Hillary'nin yadsınamayacak bir seçmen kitlesi vardı,Cumhuriyetci Aday McCain'i

destekleyebilirler,orası Amerika her an hepsi olabilir.hiç bir sonuç sürpriz olmaz...

Daha önce Cumhuriyetcilerden başkanlık adaylığını koyan 2 kere kaybeden,mesleki kökeni asker olan,pek çok savaşa katılmış,vietnam savasında esir düşüp 5.5 yıl sonra ülkesine iade edilmiş,

dobralığı,erkeksi zaafları,açıkgözlülüğü ile tanınan,yaşlılıktan mı yada artık nedense bazen demeçlerinde terazinin topuzunu kaçıran,yanlış stratejielr uygulayan,seçim propagandasında kadın cinselliğinin ön plana çıktığı tahrikcilik unsurlarını kullanan,ırak konusunda bir öyle bir böyle

konuşan,savaşı bitireceğini söyleyen ki savaş değil işgal!bir yandan da ırak'a daha çok asker gönderilsin diyen biri.yaşlı kurt John McCain'in başkanlık yolunda ki kaderini analiz edeceğiz.

Obama ilk Başkanlık seçiminden galip çıktı,ve emin adımlarla bir akrep gibi hedefine doğru gitmekte...McCain ile ABD.ringlerinde bundan sonrasında ikisi var,sahne onların...

 

evet kısa bir yorumumdan sonra terazisinin dengesini bi türlü tutturamayan yaşlı siyasetciye geçelim...

 

Hazırlayan:Esmeralda

 

 

 

 


Güneş Burcu:BAŞAK(11.EV)
Ay Burcu:OĞLAK(4.EV)
Yükselen Burcu:TERAZİ
Element Gücü:TOPRAK ve SU
Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - OĞLAK(3.EV) ,
Güney Ay Düğümü - YENGEÇ(9.EV)
Zeka Stratejisi:Pallas-AKREP(1.EV)
Horoskop Tipi:DAĞINIK(çok yönlülük,değişkenlik,aktivite,uyum)
Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-BALIK (6.EV)
Politika Noktası:ZEUS-ASLAN(10.EV),SATÜRN-BALIK (6.EV)
Hukuk Noktası:JUPİTER-YAY(2.EV)-APOLLON-BAŞAK(11.EV)
Toplum Etkileme Noktası:EARTH-BALIK(5.EV)

 

 

Amerikan siyaset arenasının yaşlı kurtlarından,
askeri kökenli,bir kaç kere denemsine rağmen
istediği yere ulaşamayan,fakat pes etmeyen
Cumhuriyetci kanadın Başkan Adayı John McCain'in
horoskopunda yaşam amacını,parlamayı istediği,enerjisini isteğini dünyevi
hırslarını en çok gösterdiği yer olarak şuandaki durumuna uygun olarak
11.evine yerleşmiş.büyük gruplar,dev organizasyonlar,
toplumda liderlik etme,yönetme,partiler,dernekler gibi alanları kapsayan bu evde
güneşi parlamışdır.bu potansiyel onda doğuştan vardır ve kaderi onu bir şekilde şuanki
konumuna getirmişdir,potansiyelini değerlendirmiştir,kaderin analizi diyorum zaten,
başka burcunda güneş kişiye,yaptığı her işde,en mükemmeli yapmayı aşılar,
kişi her işinin sağlıklı olamsını ister,
analzi etmeden kritike etmeden boş adım atmaz,düşünür bin kere ve tek adım atar.
detaylara dikkat eder,bazen aşırıya kaçabilir,huysuz fazla eleştiren sürekli
kusur bulan ve hatta kavgacı biri olma potansyeli verebilir.açıksözlü
içi dışı bir insanlar yaratır başak...ve gerçek yaşını hiç göstermeyen insanlarda
genelde başak etkisi vardır.11.ev de güneş,yaptığı işlerde hizmetlerde kendisine karışılamsından hoşlanmaz,
kendisine karşı gelenlere meydan okuyanlara karşı gelişmiş taktikleri vardır.
McCain çok geniş alanlara yayılmış bir grup yada bir holdingin düeni sağlayan
başarlı bir organizatörüdür...11.ev kova burcunun alanıdır burada bulunan güneş
kovadan da etkilenir,McCain ruh yapısı olarak,özgürlükcü,orjinal işlere imza atacak
ve sık sık değişen kararları olacak ki bunca kararlılığına mükemmeli aramsına
rağmen,gerek başak değişkenliği
gerekse kova'nın sağı solu belli olmayan aniden beyninde şimşek çaktıran elektrikli
düşüncelrinden dolayı...
büyük organizasyonların (11.ev)içindeki yaşam motivasyonu(güneş)
yaratıcılık,halkın önü,sahnesi,risk alma durumu,maceracılığı ve spekülasyonalrı yöneten
5.evde balık burcunda bulunan earth nokatsı ve şans noktasıyla 180lik opps.açısı yapmış
güneş ile bu noktalardaki meydan okuyan durum,onun finansman ağırlıklı ortak bir kaç arkadaşıyla yapacağı
bir işten dolayı sahne önünde bunun açığa çıkacağını ve skandal olacağı potansiyelini doğurur,
ki geçmişinde 5 arkadaşıyla beraber bir yolsuzluk olayına adı karışmıştır(!)
yine earth toplum etkilemdeki noktasıdır,güneşi onun bu konuda topluma itici gelmesini
göstermekte,sempatik bir duruş değil
ne yaparsa yapsın soğukdur toplumun ona karşı yüzü,ve zaten o da aşırı dobradır
bazen yanlış zamanlama yapsada pek sevilmeyen biridir...
şans noktası güneş opps.açısı şansını zorla kazanan elde eden bir yapı vermektedir,
o çevresi sayesinde bir yere gelecektir,büyük kitleler sayseinde bir yere gelecektir.
yoksa şansıyla değil...aynı zamanda aşk evidir şans noktası ve balık işaretinde olamsı
yaşamında evli iken güneş açısına göre başka bir kadını seveceğini ve eşini terk edceğini
vurgualr!

 

ay burcu 4.evde oğlak burcunda yerleşmiş,4.ev vatan toğrağıdır ay vatan toprğına olan bağlılığıdır,gelenekci bir yapısı vardır,yereleşik olanı ister yenilikci değildir,ay oğlakta zarar görmüştür.duygualrı sert ve düşüncesizce olabilir.maddi gereksinim için yükseklere erişmek için herşeyi yapabilecek birine işaret eder.

ay pluto opps.karşıt açısı kariyerinde hedeelrine ulaşamk için zoru kullanacağını,güçlü bir yapısı olduğunu duygusuzca ve hatta pluto etkisiyle ayında gizemiyle kulis arkalarında gizli pek çok olayı ayarlayacağına etik olmayacağına işaret eder.

10.evdeki pluto onu yükseklere taşıyacaktır güç otorite gibi kendince saplantıaleı vardır.ve ay pluto karşıtlığı onda komplekselr olduğunu göstermekte.

 

zekaının stratejik yönü olan pallas akrepde 1.evinde yücelmiş,çevresinin kendisine tabi olması,zekasıyla övünme isteği sürekli olarak ön plandadır.çevresini inşaa etmesini bilinçlerine işlemeyi iyi bilir.

7.evdeki uranüs ile karşıt açı ise 7.ev toplumu ve politikayı temsil eder zekasının aniden kendi aleyhine döneceğini ve toplumda bir sknadala adının karışacağını göstermekte.yani yanlış bir strateji nedeniyel aniden gözden düşme potansiyeli yüksektir.

 

kısaca seçimlere 5 aay kala diğer etki ve açılarıyla transitleriyel mccain'in uranüs'ün etkisiyle,

başkanlık yolunda işinin hiçte kolay olamdığını hedefeine plutou 10.evde yükselmiş dahi olsa ulaşamayacağını söyleyebiliriz.obama bu yolda galip çıkacaktır onunda adı bazı provakatif olaylarla anılsada mccain de toplumu etkileme noktasında yetenek yoktur,halk evindeki ay'ın

kariyerine sert açısı halkı temsil eden ayın plutoya sert açısı onun hezimetle sonuçlanacak işaretelridir.sabit yıldızları obamanın yıldızlarının yanında sönük kalmamktadır.ve başkan olsa dahi kısa sürelidir,ani bir ölüm yüksek mevkiye gelince düşme gibi etkielri transitlerle 2 yıllık dilimde gerçekleşme  noktasındadır.

ve arap noktaalrında mccain'in yüksek bir mevkiden düşüm noktasında olup asalet kaybetmiştir..

 

HAZIRLAYAN:ESMERALDA 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Vizyonunuz Açık Olsun... astrolojistik@gmail.com

Facebook'ta Paylaş

Son Yazılarım

30 + Satürn Ötesi
MERKÜR RETROSU - 6 EYLÜL - 30 EYLÜL
Gençler Yok Oluyor '' Olmasın Emin Abi ''
EVLİLİK-İLİŞKİLER ASTROLOJİK DEĞERLENDİRMELER
TAM GÜNEŞ TUTULMASI - 22 TEMMUZ 2009
Astroloji ' de Cinsel Kimlik - I
AY DÜĞÜMLERİ (GEÇMİŞ-GELECEK)
Astroloji Ve Ölüm I - VE HAYAT HER ŞEY YOLUNDAYKEN…
Astrolojide Ay Düğümlerinin Önemi
ASTROLOJİ VE İKİZ DOĞANLARIN KADERLERİ
SONSUZA DEK- BALIK’LARIN AŞKI
MERKÜR RETROSU- 7 Mayıs- 31 Mayıs
ASTROLOJİSTİK 3. ONLİNE EĞİTİM DÖNEMİ- (MAYIS- EKİM/2009)
JÜPİTER Mİ? SATÜRN MÜ?
ONLİNE ASTROLOJİ EĞİTİMİ
NOMEN EST OMEN: İSİM KADERDİR !
HAFTANIN EN' LERİ (1 Şubat-21 Şubat)
İLK ASTROLOJİSTİK BEBEĞİMİZ (HOŞGELDİN FERDA ECRİN)
NEPTÜN VURGUNU
DOLUNAY' DA DOĞMAK (GÜNEŞ VE AY)
HAFTANIN EN' LERİ (20 ocak -31 ocak)
HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?
ASTROLOJİSTİK 1 YAŞINDA
*** Kaldığımız Değil, Olduğumuz Yerden MERHABA ***
ASTROLOJİSTİK DUYURU

Kategoriler

  • ASTROLOJİSTİK DUYURULAR
  • HAFTANIN EN' LERİ
  • HiNT-VEDiC ASTROLOJi
  • HOROSKOP ANALiZLERi
  • MODERN-KLASİK ASTROLOJi TEKNİK BİLGİLER
  • SİZLERDEN GELEN SORULAR
  • VE HAYAT
  • Arkadaşlarım

    evhobi
    efsunlu98
    kayazran
    firatb84
    umutculartoplulugu
    keepoutside
    belleesmeralda
    okyanusya26
    stereospecity
    bakimliciltlericin
    neseli59
    yersofrasi
    magicdesignhayaleturet
    leylisra
    AkrebinGozleri
    seyyahin
    melikemehparehekim
    buyukadali
    gulenbebekler
    lezzetliyemeklerim44
    unsallgulsumm
    gulsummsultan
    sheinci
    adanzyehersey
    kayar59