Astroloji Kader'in Yorumlanmasıdır!

5/9/2009 - Gençler Yok Oluyor '' Olmasın Emin Abi ''

Kategori: VE HAYAT




Yeterince konuşuldu, konuştuk durduk, sonuç hiç!
Hissettiklerimi yazmayacağım.


Bu görüntüler,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 336 No lu Yurt Hizmetleri Seminerinde gösterilmiş, Antalya Valiliğinin sokak çocukları hakkında ki belgeselinde de izletilmiş.
Bu dramı olay mahallinde yaşayıpta kayıtsız kalacak olanı,  insan olarak sıfatlandırmam,
umuyorum ki, bir insan , bir dünyadır , bu kardeşlerimize tedavi, korunma, barınma ve yaşamak hakları verilmiş olup yeniden topluma kazandırılmaları adına gereken çalışmalar yapılıyordur. (!)

Yeni bir olay değil, bu kardeşler gibi binlercesi var,  lakin bu tablo dayanılacak türden değil,
'' yaşamak istiyoruz, hayat istiyoruz'' diye haykırıyor, '' öğrenmek istiyoruz, bizde vatanımızı, Atatük' ümüzü, Devletimizi, tanımak istiyoruz '' diyor... (Devlette sizi tanımalı !)

Şudur, budur, şundandır bundandır gibi, işi başımızdan savmak o kendine açık dışarı kapalı vicdanlarımızı rahatlatmaya çalışmayalım. Basitin en basiti, rezilin en rezili olduğumuz bu zamanda, şuursuzluğumuzu da ilave edersek eğer bitmişiz biz !

O' nun açılımı, Bunun açılımı hani bu yürek yakan görüntülerin açılımı, Ömer Muhtar belgeseline ağlayan, duyarlı anne Sayın Emine Erdoğan, bir ülkenin başbakanın eşi demek, o ülkede ki insanların annesi olmak demektir, Sizleri siyaset yapmak , show yapmak adına değil,
elinizde olan yetkilerle bağlantılarla bu kardeşlerime ve bunlar gibi nicelerine sahip çıkmak ve gerekeni sonuna dek yapmak adına göreve davet ediyorum.

Hz. Ömer (r.a) bağlı bulunduğumuz dinimizin en önemli ikinci halifesi, adil yönetimi, devlet idaresinde ki titizliği ile tanınan, tedbil-i kıyafet dolaşıp halkın içinde, gecelerden sabahlara kadar ev ev  dolaşıp var mı bir sıkıntısı olan derdi olan diye gezen, ve '' Ey Rabbim Halkıma Adil olamamaktan  korkuyorum'' diye tir tir titreyen o yüce zattan daha mı üstün dereceniz.

Bir insan , Bir dünyadır, bir insana yaşam haklarını vermek, sağlamak bir dünyayı inşaa etmek demektir. Evimizin, ofisimizin önünde son model araçlar gözünüz gibi baktığınız, lüks mobilyalarla döşenmiş yine de doymadığınız böbürlendiğiniz eşyalarınız evleriniz, hergün yaptığınız alışverişleriniz, fahiş fiyatlar ödeyerek aldığınız, bir kere giydikten sonra bir daha giymediğiniz kıyafetleriniz. Peki,  Ya Ruhunuz, onun için ne yapmaktasınız, yapmaktayız !!!

Yaşam dış dünyadan ibaret değil, sonsuza talip olmak, içinizdeki sonsuzluktan geçer, tıkamayın yolları...


Fazla söze ne hacet , ayan beyan görüntüler buyrun !


Sevgimle kalın emi

Elif Hece / Esmeralda





Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : sokak çocukları, emine öztürk, devlet, hükümet, yardım, hz.ömer

25/2/2009 - NOMEN EST OMEN: İSİM KADERDİR !

Kategori: VE HAYAT

Nomen est Omen; isim kaderdir...
 
Uçak seyahatlerimde daima koltuk araları geniş olduğu için exit sırasını, ortada daral geldiği için koridoru tercih ederim. Yalnız, bu durumun havacılık kurallarına göre ilave bir sorumluluğu vardır. Bu durumdaki yolcuların dikkati çekilir. Şöyle ki exit'de oturanlar, acil durumlarda kabin görevlilerine yardımcı olmak zorundadır. Bu durum kalkış sırasında anonslarda belirtilir. Hatta yurt dışı seyahatlerde hostesler tarafından dil sınavından geçirildiğiniz bile olur.

Geçenlerde bir konferans için Ankara'ya giderken işte böyle, tam istediğim gibi, exit ve koridorda bir yer buldum. Malum anonslar başladı. Ben de yanımda oturan genç beyefendiye;

- "Bakın bize söylüyorlar, göreve hazır mısınız?" diye laf atarak sohbet başlattım.

- Birbirimize; necisiniz, ne yaparsınız?

Falan derken, yaşamımdaki gelişmeleri en iyi izah eden kelime ve durumlardan biri olan "serendipity"nin yine devrede olduğunu fark ettim!

Yanımda oturan, sohbet için girizgâh yaptığım bey; elektro akustik, elektronik ya da bilgisayarlı müzik diyebileceğimiz alanda eserler üreten genç bir icracı, besteciydi. İlk Fütüristler Zirvesi'ni henüz geride bırakmış olmamıza rağmen, 2009 için tasarımlara çoktan başlamıştım. Yüzlerce kişilik koca uçakta gidip, gelecek zirvede mutlaka yer vermek istediğimi konularla ilgili oldukça yetkin birinin yanına oturmuştum. Bu tip tesadüfleri, srendipity'yi sürekli yaşıyorum.

Harika bir durum!

Neyse; sohbet müthiş keyifli ilerliyor;

- O bana yaptıklarını, ben ona heyecanla "fütürizmi, gelecek tasarımının nimetlerini" konuşuyoruz.

- Daha iyi bir dünya için teknolojiyi akıllıca nasıl kullanırız, çocuklara gençlere sanatla bu nasıl anlatılır, kitlelere nasıl ulaşırız?

Ekseninde dönen hararetli bir sohbeti koşturuyoruz. İnişe geçerken, daha sonra da haberleşmek üzere irtibat bilgisi değiş tokuşu yapıyor ve vedalaşıyoruz. Lafta kalmıyor, hakikaten yazışıyoruz ve o bana attığı bir mailde diyor ki;

- Sizin isminiz "Nomen est Omen" kabilinden değerlendirilebilecek bir olay.

- O da nedir? diye soruyorum.

Yanıt; isim kaderdir.

Hemen o anda aklıma anneme, babama bana neden Ufuk adını taktınız dediğimde aldığım yanıtı geldi;

- Biz alsında dört çocuk istiyorduk. İsimlerini de Ufuk, Tan, Doğan, Güneş koyacaktık...

Sonra yaptığım işlerin, yaşam tarzımın hakikaten ismimle ne kadar ilintili olduğunu fark ettim. Zaten sık sık okurlarımdan, danışanlarımdan;

- İşinizle, yaptıklarınızla isminiz ne kadar birbirine uygun tarzında yorumlar aldığımı hatırladım. Garip!

İşte bunları düşündüğüm sırada, televizyonda Beyaz Show'a denk geliyorum ve takılıyorum. Konuklar arasında Modern Folk Üçlüsü, Doğan Canku var. Telefona Hece isimli bir hanım bağlanıyor, şarkı söylüyor. Doğan Canku;

- Aaa ne tesadüf, benim kızımın adı da Hece diyor.

Telefondaki hanım da herkes de çok şaşırıyor, çünkü bu isim çok nadir bulunanlardan... Doğan Canku kızına nasıl isim koyduklarını anlatıyor; kızı doğduğunda asıl niyeti adını Elif Koymakmış. Transandantal Meditasyon Derneğinden bir arkadaşı demiş ki;

- Doğu felsefesine göre öyle ezbere isim konmaz, bilenlere bir soralım.

Sormuşlar birkaç gün sonra gelen yanıt şu;

- İçinde h, e ve c olmalı.

Herkes düşünmeye başlıyor. Akla Hellim, Helin vs geliyor, bir türlü bilinen bir isim bulamıyorlar. En sonunda Ahmet Kurtaran telefon ediyor;

- Hece koyalım o zaman, ne uğraşıyoruz diyor ve miniğin adı Hece oluyor.

Doğan Canku nüfusa kızını kayıt ettirmeye gidiyor, memur;

- Doğan Bey Hece bilinen bir isim değil, bir tane daha isim koymak istemez misiniz? deyince,

- O da; "Olur, ikinci isim olarak Elif yazın" diyor.

Kızının nüfus cüzdanını evde gururla incelerken fark ediyor ki durum şu; Hece Elif Canku. Yani isimde H, E ve C var... Baba müzisyen, anne müzik öğretmeni, Hece şimdi her ikisiyle de ilgili. Şaşırtıcı...

Olayları bağlıyorum, birleştiriyorum veeee...

Hem Serendipity, hem Nomen est Omen düşünmeye değer şeyler olduğu için Nörobik (beyin jimnastiği) yapmanız amacıyla sizlerle uzun tatil öncesi paylaşıyorum.

Kişisel inancım şu ki; hayat aslında planlanmış ama bizim tesadüflerle yaşadığımızı zannettiğimiz müthiş bir sistem, düzenek...

YAZAR: UFUK TARHAN



Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ELİF HECE, UFUK TURHAN, modern folk üçlüsü, doğan canku, ahmet kurtaran, hece elif

22/2/2009 - HAFTANIN EN' LERİ (1 Şubat-21 Şubat)

Kategori: VE HAYAT

 

 

 

HAFTANIN ALBÜMÜ



Merhaba sevgili astrolojistik dostları ve okurları,

Bu hafta sizlere, uzunca bir süredir dinlediğim bir albümü, bir müzisyeni,

Tanıtmak istiyorum. Enstrümental bir albüm, babası da kendisi gibi ünlü bir udist olan, ud’un prensi olarak lanse edilen dünyaca ünlü ırak’lı, Omar al Bahsir’ in dinlerken büyük bir keyif aldığım ve beni dinlendiren albümü

‘’AL ANDALOUS ‘’  (ENDÜLÜS)...albümde ud ve gitar ortak kullanılmış ve harika bir sentez yakalanmış, flamenko’nun vazgeçilmezi olan gitar, ve arap fantezi müziğinin alt tabanı olan ud ile şahane bir albüm olmuş.yine kendisi gibi udist olan amcası Jamil Bashir’ de bu albümde kendisine destek vermiş.

Türk sanat musikisine ait pek çok eseri de ud ve gitar ile sentezleyen çalışmaları da mevcuttur.Pek çok makama ayrı bir ruh ile can vermiştir uduyla.

 

Albümü şuanda Türkiye’ de bulmanız zor olabilir, bulamayanlar  ya sosyal paylaşım platformlarından edinsinler ya da www.tulumba.com adresine girerek sipariş usulü edinebilirsiniz.

 

Ud’un kendine özgü nostaljik havasında ruhlarınızı demlendirmek isterseniz dinleyin tavsiye ederim. Ve ud’un zaman zaman coşturan nağmelerinde, bırakın tüm olumsuz düşünceleri bir anlıkta olsa, her şey yolunda gibi düşünün…


Albümde Yer Alan Eserler

1.Moliendo Cafe Traditional Spanish
2. Improvisation and Lunga
3. Andalus
4. My Favourite Dance
5. Improvisation and Ishtar

 

Hepsi de birbirinden özel ve güzel eserler, lakin özelikle ishtar ve andalus favorilerim arasında. Ayrıca babası Munir Bashir ile yapmış olduğu ortak eserlerde vardır bunlardan da edinin , flamenko tarzında babasıyla yapmış olduğu düeti mutlaka dinleyin. (albüm adı: Due de ud- al amira al andalucia-tradicional-dabka)

 


HAFTANIN KİTABI

Bu hafta sizlere 13 şubat’ ta aldığım ve program yaparak her gün 5 sayfasını okuduğum bir kitabı tanıtmak istiyorum.(327 sayfa)

1951 yılında iran’ın başkenti Tahran’ da edebiyata aşık bir ailede dünyaya gelmiş olan kadın yazar Saide Kuds’ un 2006 yılında iran’ ın edebiyatta nobel’i sayılan Parvin Etsami Edebiyat ödülü kazanmış ilk  kitabı ‘’ KİMYA HATUN’’. Yakamoz Yayıncılıktan çıkmış, dilimize farsca’ dan Veysel Başçı çevirmiş.

 

Hz.Mevlana’ nın evlatlığı olan ve oğlu Alaaddin’in de aşık olduğu, Mevlana Hz.lerinin bir imtihana vesile olmasıyla dostu ,güneşi, Şems Tebriz ile evlendirdiği bir kadının hikayesi. Dönemin pek çok olayına değinmiş, karakterlerin yaşamlarından gerçekçi bir anlatım yakalanmış. Bu imtihanlı yolda Şems’in, Kimya Hatun’un, Alaaddin’in ve Mevlana’ nın bir intiham çemberinde nasıl yandıklarını, olgunluğa eriştiklerini , çıkmazlarını, sorgulamalarını, içsel hesapların baskılanmayarak, nefsine yenik düşmelerin, beşeri aşk mı, ilahi aşk mı sınırlarında gezinmelerin  öyküsü…

 

HAFTANIN FİLMİ

 

Bu hafta sizlere tanıtmaktan ziyade artık bir fenomen oldu, sadece izlenimlerimi aktarmak adına    Şahan Gökbakar’ ın şahane bohem, agresif, perdelerini indirince bir kedi gibi masum ve bir tüy gibi hafif, bir kadife gibi yumuşak tiplemesi Recep İvedik 2’ den bahsetmek istiyorum.

13 şubat’ ta vizyona  giren ve  kendi formatında olan pek çok sinema filmini daha bir hafta olmadan gişede sollayan Recep İvedik 2…

15 şubat Pazar günü Forum Bornova AFM 18:30 seansına gittim.epey kalabalıktı. En ön sırada yer bulabildim, yer gösteren çocuk ile görüştüm en arka sırada boş yer vardı tam köşe, şanssızlığı şansa dönüştürerek en arkada gayet rahat bir şekilde izleyebildim.

Açıkcası ilki kadar hani o gülmekten çenemin ağrıdığı durumlar olmadı. Fakat her şeye rağmen güzeldi, Recep İvedik ve nine’nin diyalogları çok şirindi.ninenin pes oynaması, Recep ile girdiği diyaloglar ve Recep’in de kime çektiğini anlamamız açısından iyi idiJ

‘’ekinler baş vermeden, kör buzağı topallamazmış’’

‘’ iş,evlilik, saygınlık’’

‘’genlerimde çalışma geni yok’’

‘’hayvanım ama, evcil değilim’’

‘’Türkiye’ de açlık sınırı 4 kişilik ailenin ortalama 800 tl.- olduğuna göre,

Ben tek kişiyim, 200 tl.- isterim, ama yemek çeki ve full akbil isterim ona göre’’

Bu replikler hafızama kazındı…

Kendinize zaman ayırmak isterseniz ve bir nebze tebessüm etmek isterseniz, ön yargılardan arınarak sadece keyif almak adına izleyin derim…

 

Şimdilik bu kadar, tekrar görüşünceye değin, sevgimle kalın emi:)

 

Esmeralda (E.Hece)

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : kimya hatun, saide kuds, parvin etami, edebiyat, sanat, sinema, vizyon, recep ivedik 2, omar bashir, flamenko, ud, gitar

17/2/2009 - İLK ASTROLOJİSTİK BEBEĞİMİZ (HOŞGELDİN FERDA ECRİN)

Kategori: VE HAYAT


İlk astrolojistik bebeğimiz dünyaya merhaba dedi;

 

Bundan yaklaşık 2 yıl kadar önce bir forum sitesinde tanışmış olduğum ve o dönemlerde ümitsiz olan, en büyük arzusu bir bebek olan dostum, arkadaşım, ahiretliğim ile yaptığımız ortak çalışmalar ve Rahman’ ın vesilesiyle nasip etmesiyle en önce tabi ki,

Daha dünyaya gelmeden beklediğimiz anne/ babasının haritasında gördüğümüz ve anne karnına indiği 120.gününde şuurlu bir bebek olması için uzak mesafelerde olsak ta aynı anda dua ettiğimiz sevgi enerjimizi yolladığımız ve yine sezeryan ile doğum olacağından haritasını doğum anını önceden, yaşadığı evrene ve kendine ve  ailesine hayr ve bereket getirmesi için yaşamın en asgari seviyede üzmesi ve  güçlü olması için , hazırladığımız harita ile aynı anda dünyaya gelen ilk astrolojistik bebeğimiz , 14 şubat 2009’ da bursa’ da saat:13:00 de hayata merhaba dedi…

Hoş geldin Ferda Ecrin, hoş geldin minik tılsım, sevgililer gününde, en sevgilinin armağanı hoş geldin…

 

 

Tüm astrolojistik’in baki dostlarından minik tılsımımız için hayr adına dua etmesi dileklerimle…

 

Esmeralda

E.Hece

 

*doğumdan yaklaşık 1 gün sonra minik tılsımın hastanede çekilmiş olan fotoğraflarını gönderen en şanslı ve en merhametli sevecen anneye sibel’ ime teşekkürler.*

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

31/1/2009 - HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?

Kategori: VE HAYAT







HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?

Merhabalar yılın ilk makalesini bu şekilde hafif lirik ,
hafif espirili bir dilde yazmak istedim.

Her birimizin özel ve sosyal bir yaşantısı var,
dikensiz gülleri olduğu kadar, çalılılarla kaplanmış sorunlarıda var.
Hayat gürül gürül hiç durmaksızın bazen acı sürprizleri,
bazen de ummadığımız kadar güzel sürprizleriyle bizlere türlü türlü oyunlar hazırlıyor.
Uranüs ile venüs 5.evimizde kavuşum yapıyor,
bir de bakmışsın ki gönül dünyanda herbir renkten çiçekler açılıvermiş,
derken jüpiter bu serenata katılmak için koşa koşa gelip şans noktasınmın üzerine kuruluveriyor,
aldın mı şimdi başına belayı, ya da leyla' yı...
Aman Allah' ım o da ne? siz böyle umarsız kaygısız venüs' ün kollarında aşk sarhoşuyken,
o otoriter, dikte eden, zamanın ve kaderin efendisi satürn karşıdan karşıdan hem de titiz analitik
herşeyi ince eleyip sık dokuyan zodyağın kuruntulu kızı başak burcundan bakmıyor mu?
işler karışıveriyor, uranüs diyor bırak satürn' ü o anca karşıdan bakar,
oysa ben andayım şu andayım beni yaşa !
Venüs diyor hadi ben geç kaldım geçmem lazım koç' a şuan buradayım yarın kaygısı olmadan aşkı yaşa!
Satürn diyor nereye bu böyle, ne yapmaktasın, adımların düzensiz ,
toplum dışısın aşkın anarşistisin  cezalandırılacaksın er ya da geç düşün diyor...
Başlıyor mu o anda hayatın yormaları, önce ruhen ardından zihnen...

Mutlu aşk yoktur diyordu Luis Aragon bir şiirin de,
ne kadar yorulmuşsan o derece değerleniyor hayat,
ve ne kadar mutsuzluk yaşamışsan o kadar anlamlı oluyor aşk...

Hayat bizi yormakta, yorsun bakalım, salt aşk değil her anlamda,
jüpiter kova' da seyr- ü sefer yaparken natal haritanda,
tam da üstelik ait olmadığını bildiğin halde
tutunmaya çalıştığın dünyalığının evinde bulunan mars' a zorlayan ışıklarını salıveriyor,
ihtiyaçlar, ihtiyaçlar, yaşamak için sahip olmak zorunda kaldığın günlük nafakalar,
çetin bir yaşam mücadelesi, ayakta kalma savaşı, ekmek davası, sosyal ve özel giderlerin hesabı kitabı
karışıveriyor, başlıyor yorulmalar...
Ardından diyorsun yaşım oldu bu, hani nerede yuva hani nerede çibildek gözlü eş, hani hani cıvıl cıvıl
sımsıcak sesleriyle al al yanaklarıyla sesli kahkahlarıyla içimizi ısıtıveren çocuklar...
jüpiter gelmiş 7.eve artık zamanı, istiyor gönül bunları e hadi istemekle olsun, olsun diyelim de nereye?
natal haritanda kocaman bir neptün sisli, belirsiz ve aldatan özellikleriyle , giriveriyor yaşamına biri
tam da istediğin idealize ettiğin biri lakin neptün bu işte vaadler, hayaller, rüyada gibi bir ilişki derken
kopuveriyor bir yalanla bağlar, bir ihanet ile evlilik planı düşüveriyor neptün'ün girdabına, vurgun yemiş gibi siz
kalıveriyorsunuz bir anda. yanacaksınız elbette acı da çekeceksiniz de ah işte değer mi değmez mi bunu düşünemiyorsunuz bile,
başlıyor mu hayat yine yormaya...

İşte böyle yorulurken her birimiz birşeyler uğruna dünya dönmeye, yıldızlar ışıklarını saçmaya insanlara düşen ise
son noktasını bilmediği bu hayatı öyle ya da böyle yaşamak oluyor. hayat aslında hiçte o kadar zor değil,
biraz da bizler fazladan kendimizi kaptırıp unutup bu hayatın bir oyun sahnesi, bir rüya olduğunu, gereksiz kapılıp hırslara,
kırılıp, gücenip dostlara, yenik düşerek bizimle aynı çamurdan yaratılmış olan kullara, ve kapılıp o dünyalıklara, kaçıp aşırılıklara
düşünce gücümüzle kendimizi yoruyoruz...

Yorgunluklarımız hayata attığımız imzalarımızdır, hayat bildiği gibi gelmekte bize düşen yaşamak,
o halde yorgunluklarımızdan şikayet etmek yerine, yaşayamaya bakalım ve sevgiyle selam ile karşılayalım geleni ve gideni de aynı şekilde uğurlayalım...

Sevgimle kalın emi

Esmeralda

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : jüpiter 7 evde, uranmüs 5 evde, uranüs venüs kavuşumu, satürn başak burcunda

1/8/2008 - GÜZELLER GÜZELİNE EN GÜZELE GÖNLÜMÜN SAHİBİNE

Kategori: VE HAYAT

O'nun birinci ismi, isimler sultânıdır,
Her ânın, her mekânın, her cânın cânânıdır,
Kur'ân'da ilk âyetin başlangıç kelâmıdır,
Her zerre ''
ALLAH'' diye, O'nu söyler durmadan...


Vârettiği herşeyi, ayırdetmeden gören,
Herşeye adâletle, hayır ve rahmet veren,
Her mahlûkâ acıyan ve çâreler gönderen,
Sonsuz merhametiyle, âleme
RAHMÂN dır O.


Dünya nîmetlerini, hayra kullananlara,
Her lokmada haramı, helâli soranlara,
Âhiret mekânını, dünyada kuranlara,
Sonsuz bağışlarını, lûtfeden
RAHÎM dir O.
  


Kâinat sarayında, mîmârî ve san'atın,
Sonsuzlara  hükmeden, o yüce saltanatın,
İçgüdüyle çırpınan, küçücük bir kanadın,
Herşeyin sahibidir, mülkün
MELÎK idir O.


Her türlü şekillerden, lezzet ve kokulardan,
Kirden, pastan, lekeden, tasa ve korkulardan,
Molekülden, atomdan, hücre ve dokulardan,
Herşeyden münezzehtir, uzaktır
KUDDÛS dür O.


Kim ki, aşk ile girer, Hâk yolunda gayrete,
Selâm yağmuru iner, dünya ve âhirete,
Dilediği her kulu, çıkarır selâmete,
Dert ve belâdan uzak, en yüce
SELÂM dır O.


Îmânın nûrlarını, gönüllere indiren,
İmânın merhemiyle, acıları dindiren,
Şer doğuran şeytanı, hükmü ile sindiren,
Her kulunu koruyan, en büyük
MÜ'MİN dir O.


Kulun mükâfâtını, asla ihmâl etmeyen,
O zengin hazinesi, vermekle hiç bitmeyen,
Kazanılmış sevabı, zerrece eksiltmeyen,
Tartıda ve hesapta, şaşmaz
MÜHEYMİN dir O.


Başka bir kuvvet yoktur, O'na karşı gelecek,
O'nun var ettiğinin, zerresini silecek,
Gel gör ki, Âlemleri, bir anda yok edecek,
Sonsuz gücün sahibi, gâlibi
AZÎZ dir O.


Noksanları gideren, kırılmışı onaran,
Eşsiz irâdesiyle, ilâhi sistem kuran,
Zâlim ve müşriklere, cebriyle karşı duran,
Dilediği herşeyi, yaptıran
CEBBÂR dır O.


Nice tahtlar son buldu, nicesi son bulacak,
Kimde kaldı o mühür, kimde kaldı o sancak?
Büyüklük ve yücelik, O'na yakışır ancak,
Şüphesiz ve ortaksız,
EL MÜTEKEBBİR dir O.


Ne melek vardı, O varken, ne insan, ne de Âdem,
Ne bir  sevap, ne günah, ne defter, ne de kalem,
Herşeyi vâretmeye, yetişti, o bir kelâm,
Hiç yoktan, ''OL'' deyip de, yaratan
HÂLIK tır O.


İnsanın, eni boyu, ne kum, ne dağ kadardır,
Bütün uzuvlarında, gör ki, orantı vardır,
Karıncanın yuvası, file göre çok dardır,
Her şeyde, denge kuran, tarifsiz
BÂRÎ dir O.


Ne kadar benzese de, insanlar birbirine,
Çizgi, ayrı çizilmiş, o parmak izlerine,
Benzemez kaderleri, hiçbirinin birine,
Her şeyi, ayrı kılan, ulu
MUSAVVİR dir O.


Acep, günahsız bir kul, var mıdır yer yüzünde,
Kim, duyar, hissederse, o günahı özünde,
O'na tövbe edip de, durur ise sözünde,
Şüphesiz ki, kulunu, affeden
ĞAFFÂR  dır O.


Zulûm, yalan ve şirkle, yoğrulan her bedeni,
Sabır yolundan dönüp, O'na isyan edeni,
Varlığını reddedip, küfre kadar gideni,
Binbir azâp içinde, kahreden
KAHHÂR dır O.


Câhile nice bilgi, hastaya şifâ veren,
Hâcetler kapısına, bol bağışlar gönderen,
Bunca dünya malını, kullarına hak gören,
Nîmetler hîbe eden, hudutsuz
VEHHÂB dır O.


Rızık denince akla, yalnız, ekmek aş gelir,
Oysa, öyle çoktur ki, sayısın Allah bilir
Ruhların rızıkları, gönüllere ekilir,
Gönül çorak değilse, bire, bin
REZZÂK tır O.

 

Kavrulan yüreklere, îmân selleri salan,
En büyük elemlere, dertlere çâre olan,
Zorlukları kaldırıp, ilimleri hür kılan,
Hükmüyle Âlemleri fetheden
FETTÂH tır O.


Zaman içinde bütün, olmuş ve olacaklar,
O'nun bilgisindedir, her şey sonsuza kadar,
Yanlışsız ve noksansız, ilim, ancak O'nda var,
Her şeyi, iyi bilen yanılmaz
ALÎM dir O.


Dilediği zengini, fakir kılar bir anda.
Fakire servet verir, saray gibi mekânda,
Verince şükür arar, alınca sabr insanda,
Hem veren, hem de alan
KÂBID ve BÂSIT tır O.


Âsî ve zorbaları, tahtlarından indiren,
Hoşnut kaldığı kula, şan, şeref, makâm veren,
Ve bunları açıkça, Kur'ân'ında bildiren,
Alçaltan ve yükselten
HÂFID ve RÂFİ dir O.


Gerçek servet odur ki; onur, vakar, haysiyet,
Bunları, elde tutmak, insana has meziyyet.
Cezâ ve mükâfata, ölçüdür önce niyet,
İzzet ve zillet veren;
MUİZZ ve MÜZİLL dir O.


Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir,
O, bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir,
Bütün bu, mû'cizeler, O'nun hikmetindendir,
Her sesi, her lâhzada, işiten
SEMÎ dir O. 


Çelikten duvar örsen, şu dünya mekânında,
Ne kadar gizlensen de, O her zaman yanında,
Bil ki, yalnız değilsin, ömrünün her ânında,
Herşeyi, açık seçik görendir,
BASÎR dır O.


O, nice hükümdarlar, padişahlar yargılar,
O'nun mahkemesinde, çok tez biter sorgular,
Bütün kararlarında, hükmünü doğru kılar,
Üstünde makâm yoktur, en ulu
HAKEM dir O.


Kıldan ince, kılıçtan keskindir adâleti,
Men etti, haksızlığı, işkenceyi, zûlmeti,
Bu yüzden, kul hakkının, cehennemdir diyeti,
Adâletin zirvesi, en yücesi
ADL dır O.


Yemyeşil ağaçlarda, meyve yüklü dalları,
Kozalarda ipeği, peteklerde balları,
Nice yalçın dağların, arasında yolları,
Sayısız nimetleri lûtfeden
LÂTÎF tir O.


Bir atom zerresinin, durmadan dönüşünden,
Sayısız yıldızların, parlayıp sönüşünden,
Dünyada her canlının, doğuş ve ölüşünden,
Olup biten her şeyden, haberdâr
HABÎR dir O.


Cezada tez değildir, bilir misin bu niye ?
Zaman tanır kuluna, günahtan dönsün diye,
Bu dünyadaki sınav, ölümle bitesiye,
Tövbeye fırsat veren, bekleyen
HALÎM dir O.


O'nun gücü, Âlemi, fırıl fırıl döndürür,
O'nun nûr'u , güneşi, yıldızları söndürür,
O'nun emri, yedi kat, göğü yere indirir,
Azameti, ölçüye sığmayan
AZÎM dir O.

 

O, bütün kullarının kusurlarını saklar,
En büyük günahları, bir anda siler paklar,
Yeter ki, kullarınca, çiğnenmesin yasaklar,
Cennetleri bu yüzden, vâreden
ĞAFÛR dur O.


O'ndan gelen her şerre, sabırla karşı gelen,
Her lokma, her nefese, şükran borcunu bilen,
O'na karşı şüpheyi yüreklerinden silen,
Her kulunun şükrüne, bin veren
ŞEKÛR dur O.


O'nun benzeri yoktur, hiç bir, yüceden yana,
O, çok yücedir amma, uzak değil insana,
Şah damarından bile, daha yakındır sana,
Herşeyin üstündedir en yüksek
ALİYY dir O.


Büyüklük ne kelime, sonsuzlar dardır O'na,
Gel gör ki, giriverir, bir gönüle, bir cana,
Hudutsuz ihtişâmı, dehşet verir insana,
Kaleme, söze gelmez, ölçüsüz
KEBÎR dir O.


Ömürlerin süresi, bir an bile kısalmaz,
Ölümleri bekletir, ömür bitmeden salmaz,
Niyet ve amellerin, bir zerresi kaybolmaz,
Kâinatta her şeyi, saklayan
HAFÎZ dir O.


Kuş yavrusu başını, kaldırıp  göğe bakar,
Çünkü, ana ağzında, onun için rızık var,
Her buğday tanesinden, her damla suya kadar,
Her canın azığını, ayıran
MUKÎT tir O.


''Hesap günü'' nde çıkar, bütün kâr ve zararlar,
Ona göre verilir, kullar için kararlar,
Kayıtlarda, ne yanlış, ne küçücük noksan var,
Hesapları hatâsız, yanılmaz,
HASÎB tir O.


Varın, yoğun, herşeyin, en ulu hükümdârı,
Hudut, sınır  tanımaz, kuşatır her diyârı,
Ölçüsüz kudretinin, yoktur asla miyârı,
Ne mekân, ne zamana, sığmayan
CELÎL dir O.


Kibir selinden geçip, haddini bilenlere,
Zulûmlerden dönüp de, insâfa gelenlere,
Gönül pervanesiyle, O'na yükselenlere,
Bin misli fazlasıyla, verecek
KERîM dir O.


Her gecenin peşinden, gündüzün gelmesini,
Uyanan bir tohumun, toprağı delmesini,
Yarattığı her kulun, ağlayıp gülmesini,
Her şeyi, denetleyen, gözeten
RAKÎB dir O.


Birgün kalırsan eğer, ortasında çöllerin,
Bil ki, yalnız değilsin, bilinmektedir yerin,
Bir içten dua ile, açılırsa ellerin
Çaresini verecek, son makâm
MÛCÎB dir O.


O'nun sınırlarını, bilmeye akıl durur,
Bir harfine, denizler, mürekkep olsa kurur,
Sayısız belâlardan, kulunu, her an korur,
Genişliği, heryeri kaplayan
VÂSİ dir O.


Asla başı boş değil, yaratılan sonsuzlar,
Vâredilen her zerre, her kürrede sebeb var,
Bu muazzam dengede, tesadüfler ne arar !.
Sayısız hikmetlerin, sahibi
HAKÎM dir O.


Kâinatta her nesne, sevgisiyle beslenir,
Her zerre zikrederek, yalnız O'na seslenir,
O'na îman edenler, şevkatine yaslanır;
O'nu, bir seven kulu, bin seven
VEDÛD tur O.


Muhtaç değildir asla, üne, şana, şöhrete,
Ne mühür, ne saltanat, ne bir mülke, servete,
Muhtaç değildir asla, ne kudrete, kuvvete,
Büyük şânına sınır, çizilmez
MECÎD dir O.


Her kul, mutlak tadacak, Allah ile vuslatı,
Vel Bâsü Bâdel Mevt 'tir, bunun bir başka adı,
Gün gelip de, Kâinat, doldurunca miâdı,
Mahşerde, ölüleri, dirilten,
BÂİS tir O.


Aramaya gerek yok, O, heryerde hazırdır,
O, her zaman, herşeyi, gözetleyen nâzırdır,
Bu hikmetin nedeni, akıldan öte sırdır,
Her zaman ve mekânın, şâhidi
ŞEHÎD dir O.


Şu yaşlı kâinatta, herşeyin bir ömrü var,
Hiçbir şey bâki değil, asla sonsuza kadar,
O'dur ancak zamana, hükmeden tek hükümdâr,
Ezelî ve ebedî, var olan
EL-HAKK tır O.


Kim ki, dünya işinde, dürüstçe davranırsa,
Her türlü tedbirini, düşünüp de alırsa,
Buna rağmen yine de, gücü âciz kalırsa,
Kulunun her işini, bitiren
VEKÎL dir O.


Ne zorluk, ne yorgunluk mümkündür, O'ndan yana, 
Bir, kumla, kâinatı, yaratmak birdir O'na,
Göz, görmeyi bilirse, gerek kalmaz lisana,
Dermansızlık erişmez, en güçlü
KAVİYY dir O.


Ne eni, ne boyu var, metânet görkeminin,
Birbirinden kopmayan, nice Âlemlerinin,
Ne de sağlam yapılmış, hesapları geminin,
Kuvvetinin şiddeti, ölçülmez
METÎN dir O.


Bir yazdığı dostunu, bir daha asla silmez,
Böylesi kullarından, hidâyeti eksilmez,
O'nun dostluğu için, neler fedâ edilmez ,
Verdiği sözden dönmez, kul dostu
VELİYY dir O.


Nimetlerle bezenmiş, yedi katlı semâlar,
Tesbih eder, zerreler, düşünceler, dimâlar,
O'na varır, edilen, bütün, hamd ü senâlar,
Övülmeye tek lâyık, biricik
HAMÎD dir O.


Denizlerin, göllerin, kaç damla suyu vardır
Harmandaki buğdayın, sayısı ne kadardır ?
Sonsuza sınır çizen, O'ndan başka kim vardır ?
Herşeyin sayısını, bilen,
EL- MUHSÎ dir O.


Tâ ezelde, O varken, yoktu, zaman ve mekân,
Ne, bu sonsuz kâinat, ne bir madde, ne bir can,
Hiçbir şeyin emsâli ve maddesi olmadan,
İlk baştan ve örneksiz, vâreden
MÜBDÎ dir O.


Bu dünya, bir ölümle, bitecek sanma sakın,
Geç kalmadan, uyanıp, makbûl tavrını takın,
Bir, hesap günü var ki; uzakta değl, yakın,
Büyük mahkeme için, dirilten
MUÎD dir O.


Yetmiş trilyon hücre, insanın bedeninde,
Sayısız hikmet gizli, hepsinin nedeninde,
Çözülmez ne sırlar var, o küçücük ceninde,
Canları ihyâ eden, ruh veren
MUHYÎ dir O.


Her canlı mahlûk için, ölümü mutlâk kılan,
Her canlının ruhunu, ölümle geri alan,
Düşünen insanlara, böylece ibret salan,
Ölümü, hikmet kılan, yüce
EL-MÜMÎT tir O.


Denizdeki yosundan, kırda çiçeğe kadar,
Balıklardan, kuşlardan, binbir böceğe kadar,
İlk vâr olan insandan, son geleceğe kadar,
Hepsine, hayat verip, yaşatan
EL-HAYY dır O.


Evrende hiçbir yıldız, yörüngesinden sapmaz,
Bunca yalçın kayalar, dağlar yerinden kopmaz,
Denizler, yatağından, çıkıp taşkınlık yapmaz,
Yeri, göğü, herşeyi tutan
EL-KAYYUM dur O.


Hiçbir şey O'ndan ayrı, ve uzakta duramaz,
O, bulmak isteyince, asla sormaz, aramaz,
Kaçmak için çırpınış, hiçbir işe yaramaz,
Ne isterse, ânında, bulan
EL-VÂCİD dir O.


Aşk çeken kullarının, gönül tahtına giren,
Beklenmedik zamanda, bolluk, bereket veren,
En muhtaç anlarında, onları sevindiren,
Has kuluna, hesapsız veren,
EL-MÂCİD dir O.


İlim doruklarında, bilinen, bilinmeyen,
Sonsuz zaman içinde, silinen, silinmeyen,
Sınırsız Âlemlerde bulunan, bulunmayan,
Hiçbir şeyde benzeri olmayan
VÂHİD dir O.


Ümitsizlik çekenler, ne büyük gaflettedir,
Oysa, Yüce Makâmca, hâcet bilinmektedir,
O, içten bir duaya, her şeyi vermektedir,
Son çâreye hükmeden, tek merci
SAMED dir O.

 

Göklerin çatısını, galaksilerden örer,
Bir gözün merceğinden, güneş, ay, yıldız girer,
Protonlar, nötronlar, nasıl çılgınca döner,
Akla gelen, gelmeyen herşeye
KÂDİR dir O.


Zannetme ki; O, yalnız sonsuz âlemler kurar,
Bir mikroskop camına, eğil de, bak; neler var,
Bu, âciz, kul kalemi, ancak, bu kadar yazar,
Sonsuz kere sonsuza, her an
MUKTEDİR dir O.


Saf ve temiz kulunu, mükâfatta kayıran,
Bilenle bilmeyenin, farkını hep duyuran,
Her kula, ayrı ayrı basamaklar ayıran,
Öncelikler bahşeden, ulu
MUKADDİM dir O.


Çalışmak, nasıl haksa, başarı da, bir haktır,
Ne var ki; bazen yakın, bazen biraz uzaktır,
Buna râzı olmamak, şeytana has tuzaktır,
Tehiri, hayır kılan, yüce
MUAHHİR dir O.


Kâinatta her şeyin, bir başlangıcı vardır,
Sonsuz zaman ve mekân, ne varsa, O'na dardır,
Bu ihtişam önünde, akıl, fikir, nâ'çardır,
İlki ve başlangıcı olmayan
EVVEL dir O.

 

Yaratılmış olanın, mutlak, bir sonu vardır,
Kâinat'ın varlığı; ancak, ömrü kadardır,
Sonsuzlar, son bulsa da, O yine hükümdârdır,
Nihâyeti ve sonu olmayan
ÂHİR dir O.


İnsanın beş duyusu, O'na, her an şâhittir,
O'nun yüce varlığı, hiç şüphesiz sabittir,
İnkâr eden bedenler, cehenneme aittir,
Gören gönül gözüyle, görülen
ZÂHİR dir O.


Duman yeter, ateşin, varlığını yormaya,
İnsan, dikkat etmeli, sınırında durmaya,
Hiçbir varlık dayanmaz, O'nu bizzat görmeye,
Her an bilinir amma, gizlidir
BÂTIN dır O.


Arz'ın her zerresinden, yedi kat, Arş'a kadar,
Yaratılmış her şeyde, belli ki disiplin var,
Güneşi görmez misin, vaktinde doğar, batar,
Âlemi, tek başına yöneten
VÂLÎ dir O.


Yaratılmışlara has, şekil ve duygulardan,
Elem, keder, endişe, sevinç ve coşkulardan,
Öfke, nefret, husûmet, korku ve kuşkulardan,
Her tür, hâlden sakınmış,
EL-MÜTEÂLÎ dir O.


Zorlukları istemez, kula, kolaylık verir,
Günahların çoğunu, örtbas eder, giderir,
Niyeti amel sayar, rahmetini gönderir,
İki dünya serveti, bahşeden,
EL-BERR dir O.


Kim, ölmeden girerse, pişmanlığın yoluna,
Cennetlerde adaydır, nîmetin en boluna,
Gönülden tövbe edip, isteyen her kuluna,
O, altın anahtarı, veren,
ET-TEVVÂB dır O.


Cehennem azâbının, zerresini bil yeter,
Bu dünyada bildiğin, azaptan, yüzbin beter,
Ömür; kısa bir sınav, er geç ölümle biter,
Gafletin cezasını veren
MÜNTEKÎM dir O.


O'na, tam bir îmanla, itaat edenlere,
Şirk ve inkâr kirinden, arınmış bedenlere,
Hazreti Muhammed'in, izinden gidenlere,
Sağnak, af yağmurları indiren
AFÜVV dür O.


Bitki, hayvan ve insan neslinin devamını,
Bu nedenle, hepsinin, mekân ve zamanını,
Hayat için gereken, rızkların tamamını,
Hudutsuz re'fetiyle bahşeden
RAÛF tur O.


Senin değil o mal mülk, senin değil o beden,
Bu kıskançlık, bu tamâh, bu ihtiraslar neden,
Bâki servetine koş, fâniyi kaybetmeden,
Çünkü, her şey O'nundur, tek
MÂLİKÜ'L MÜLK tür O.


Kâinatta her nesne, O'nun gücünü söyler,
Kullarına meziyet, nişanlar ikram eyler,
O'nun yanında insan, gurur kibiri neyler,
Yalnız O'na söylenir,
ZÜ'L-CELÂL-İ VE'L-İKRÂM .


Yarattığı herşeyde, bir mânâ ve maksat var,
Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar,
Anaya verdiği aşk, onu yavruya bağlar,
Tesâdüfle izâhı olmayan
MUKSIT tır O.


Her insan, bir an için, düşünse öldüğünü,
Görecek ki; faydasız, dünyanın şan ve ünü,
Hesap vakti gelince, kulları, mahşer günü,
Diriltip, toplayacak yüce
EL-CÂMİ dir O.


Herşey O'na muhtaçtır, O, asla muhtaç olmaz,
Servetin ölçüsünü, O'ndan başkası bilmez,
Ne kadar çok verse de, bir zerresi eksilmez,
Aczi yok, sınırı yok, eşi yok,
ĞANİYY dir O.


Kiminin, doğuştandır, dünyadaki serveti,
Kimisi, ömürboyu göremez mürüvveti ,
Bilin ki, bu takdirin, imtihandır hikmeti,
İsterse kulu zengin kılan
EL-MUĞNÎ dir O.


İnsan gönlüne bir bak; sayısızdır arzular,
Ancak, bize bunlardan, bir kısmında hayır var,
Bu nedenle kısmetler, kimisinde biraz dar,
Engeli, hayır kılan, ulu
EL-MÂNİ dir O.


Şüphesiz, hayır ve şer, yalnızca O'ndan gelir,
Hidâyete erenler, bunları sınav bilir,
Cennet kapılarından, ancak böyle geçilir,
Elem ve sevinç veren, hem
DÂRR , hem NÂFİ dir O.


İstediği kulların, gönlüne ışık salan,
Gözler ve yüzlerinde, nûrunu dâim kılan,
Seher vakti açılan, ellerin dostu olan,
Kalpleri aydınlatan, sönmeyen
EN-NÛR dur O.


İstediği kulunun, murâdını tez veren,
İstediği kulunu, hidâyete erdiren,
Gönül sofralarına, bereketler verdiren,
Közleri tutuşturan, yüce
EL-HÂDÎ dir O.


Bu sonsuz Âlemlere, ''Ol'' dediği ilk anda,
Hiçbir şeyin benzeri, yoktu hiçbir mekânda,
Bunca, hayret verici, herşeyi tez zamanda,
Hiç örneği olmadan, yaratan
BEDÎ dir O.
 


''Sonsuz'' sözcüğü bile, âcizdir hakikatte,
''Sonsuz'' sözünden başka, bir şey yok ki, lûgatte,
Verecek güç kalmadı, beyindeki tâkatte
Hiçbir zamana bağlı olmayan,
BÂKÎ dir O.


Dünya malı, babadan, miras kalır oğula,
Bu çark, dönerek varır, dünyadaki son kula,
Acaba, daha sonra, bunca mal kimin ola ?
Âlemde her zerreye, sonuncu
VÂRİS tir O.


Tarifsiz irâdesi, çok büyük ve bütündür,
Âlemlere verdiği, emri sadece ''Kün''dür,
Bu kelâm ile herşey, O'nun için mümkündür,
Hiçbir işi, hikmetsiz olmayan
REŞÎD dir O.


Cezalar tez olsaydı, hukukunun özünde,
Hiçbir insan kalmazdı, bir anda yeryüzünde,
Hiç şüphe olmasın ki , er geç durur sözünde,
Kullara fırsat için sabreden
SABÛR dur O.


 Yazan:Şair CENGİZ NUMANOĞLU (GÖNLÜNÜN EN İNCE TELİNE SAĞLIK)
  NOT:Bu güzelliği bana ulaştıran nasip eden habercim gönlü yüreği nur dostum sevgili Nilgün'e en kalbi hislerimle baki dostluğumuz adına şükranlarımı sunarım. 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : esma-ül hüsna, güzeller güzeli, Allah, sevgili, yar, en güzel isimler

21/7/2008 - KORKULARIN KABULÜ, SEVGİYE DÖNÜŞTÜRME VE OLUMLAMA

Kategori: VE HAYAT
ASTROLOJİ-PARAPSİKOLOJİ-METAFİZİK-İNSAN VE YAŞAM-FELSEFE-MİTOLOJİ
'

Belli başlı korkular;

* Değersizlik korkusu
* Güvensizlik korkusu
* Parasızlık korkusu
* Yalnızlık korkusu
* Başarısızlık korkusu
* Esir olma korkusu
* Suçlanma korkusu
* Acı çekme korkusu
* Dışlanma korkusu
* Çaresizlik korkusu
* Ayrılık korkusu
* Aşağılanma korkusu
* Güçsüzlük korkusu
* Yokluk korkusu
* Kaybetme korkusu
* Yetersizlik korkusu
* Yok olma korkusu
* Hastalık korkusu
* İncitilme korkusu
* Sevilmeme korkusu
* Reddedilme korkusu
* Acizlik korkusu
* Terk edilme korkusu
* Onaylanmama korkusu

Benim güçsüzlük korkum var
Ben güçsüzlük korkumu kabul ediyorum.
Ben güçsüzlük korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an.
Ben her halimle çok güçlüyüm.
Ben her halimle çok güçlü olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok güçlü olduğum için şükrediyorum.Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığımı biliyor ve inanıyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığımı kabul ediyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığım için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi gücüme sahip çıktığım için şükrediyorum.
Kendi gerçeğimi sevgiyle yaratıyorum.
Ben içimdeki güce ulaşıyorum.Benim değersizlik korkum var
Ben değersizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben değersizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok değerliyim.
Ben her halimle çok değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok değerli olduğum için şükrediyorum.Ben kendime değer veriyorum.
Ben kendime olduğum gibi değer veriyorum.
Ben herkese değer veriyorum.
Ben herkese olduğu gibi değer veriyorum.
Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorumBenim güvensizlik korkum var
Ben güvensizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben güvensizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle güvendeyim
Ben her halimle güvende olduğumu biliyor ve inanıyorum
Ben her halimle güvende olduğumu kabul ediyorum
Ben her halimle güvende olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum
Ben her halimle güvende olduğum için şükrediyorumBen evrende güven içindeyim.
Ben herkese güveniyorum.
Bütün insanlar bana güveniyor.
Ben kendime güveniyorum.Ben yaşamın akışına güveniyorum.
Ben güvendeyim.
Evren güvenli.
Evren beni seviyor, onaylıyor ve destekliyor.Benim başarısızlık korkum var
Ben başarısızlık korkumu kabul ediyorum.
Ben başarısızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen her halimle çok başarılıyım.
Ben her halimle çok başarılı olduğumu biliyor . ve inanıyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle çok başarılı olduğum için şükrediyorumBenim sevgisizlik korkum var
Ben sevgisizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben sevgisizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anBen kendimi seviyorum.
Ben kendimi olduğum gibi seviyorum.
Ben kendimin olduğu gibi olmasına izin veriyorum. Ben herkesi seviyorum.
Ben herkesin olduğu gibi olmasına izin veriyorum.Benim esaret korkum var
Ben esaret korkumu kabul ediyorum.
Ben esaret korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir an
Ben özgürüm.
Ben özgür olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben özgür olduğumu kabul ediyorum.
Ben özgür olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben özgür olduğum için şükrediyorumBenim parasızlık korkum var
Ben parasızlık korkumu kabul ediyorum.
Ben parasızlık korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.Kalbinizden çıkaracağınız en güzel pembeliği çıkarın, pembe ışıklar,
Pembe tüller..korkunuzun karanlığını pembelik içinde yok edin.
Şu an korku enerjisinin sevgi enerjinse dönüştüğü çok değerli bir anEvren BOLLUK içinde.
Evrenin bolluğu bana akıyor.
Para bana çoğalarak geliyor.
İhtiyacım olan her şeyi ihtiyacım olduğu anda evren bana verir.
Ben çok parayı hak ediyorum.
Ben çok paraya layığım.DEĞİŞİME GüVENGeleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve huzurla ilerliyorum.
Eskiyi rahatça ve kolayca bırakıyorum.
Yeniyi sevinçle karşılıyor ve kabul ediyorum.
Ben emin ellerdeyim.
Ben kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben her an her yerde güven içindeyim.
Ben kendi yolumu açıyorum.
Ben kendi yolumu açtığımı kabul ediyorum.
Ben kendi yolumu açtığım için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi yolumu açtığım için şükrediyorum...

Kenneth Koh'un ''Affirmation'' makalesinden Bülent Asöcal tarafından Türkçe ye çevrilmiştir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

14/7/2008 - BİR DÜŞ GÖRDÜM ADI;THEODORA

Kategori: VE HAYAT

En alttan en üste çıkışın öyküsü,DOĞU ROMA( Bizans) İmparatoriçesi Theodora


Theodora yabani hayvan bakımı ile uğraşan Kıbrıslı bir babanın üç kızından biri olan, dar gelirli bir ailenin çocuğudur. Babası küçük yaşta ölmüş ve annesi başka birisi ile evlenmiş. Üvey baba işsizmiş ve çocuklar küçük yaşta para kazanmak zorunda bırakılmış. Anne, önce kızlarını bayramlarda sokaklarda yalvartmaya çalışmış, sonra Theodora bir tiyatroda pandomim yaparak, soytarı rollerine çıkmaya başlamış. İlerleyen zaman içinde güzelliği dillerde dolaşmaya başlayan Theodora cinselliğini de kullanarak, alkış almaya başlamış. Mutlu bir yuva kurabilmek için gittiği İskenderiye’de uygunsuz davranışları nedeniyle, yoksul ve yüzüstü bırakılmış. Oradan döndüğünde kendini değiştirmek için çaba sarfetmiş ve kendine çekidüzen vermiş. Bu sırada imparator Justinianos bu güzel kızı görmüş ve ondan başka kimseyi gözü görmemiş. O dönemlerde yasalar üst düzey yetkililerin geçmişi uygunsuz kadınlarla evlenmelerini yasaklamaktaymış. Ancak Justinianos bir yasa çıkararak bu yasağı kaldırarak onunla evlenmiş.

Evlenmeden önceki davranışlarına karşın, tahta geçer geçmez bir imparatoriçenin görev bilincine çabucak varmış. Kötü yollara düşen kadınlar için bir sarayı manastır haline getirip, sokaklardan toplattığı beş yüz kadının ücretsiz olarak burada hayatını doğru bir biçimde sürdürmesini sağlamış. Hastane ve dini yapılara büyük parasal yardımlarda bulunmuş. Evliliğinden kısa bir süre sonra Istanbul’da M.S. 532 yılı Ocak ayında “Nika” (yen) adında büyük isyan patlamış . Hastaneler, arasında imparatorluk sarayı ve Ayasofya’nın da olduğu güzel yapılar alevler içinde kalmış. Justinianos kaçmayı düşünürken, Theodora gerçek büyüklüğünü göstermiş.

“Başka hiçbir ümit kalmasa bile ben yine kaçmaktan nefret ederim.Hepimiz doğuştan, ölüme mahkum bulunuyoruz. Ne var ki başlarında taç taşıyanlar, saygınlıklarını ve güçlülüklerini yitirdikten sonra yaşamamalıdır. Tek bir gün bile, kimsenin beni taçsız ve erguvansız ( imparatorluk makamı giysisinin rengi) olarak görmemesi için Tanrı’ya yalvarıyorum. Beni kraliçe adıyla selamlamanın sona erdiği gün yaşam ışığım sönmüş olmalıdır. İmparator! Kaçmaya karar verdiyseniz, hazineler sizindir.İşte deniz, işte gemileriniz! Ama can kaygısının sizi sefalet içinde bir yaşama ve aşağılık koşullarda bir ölüme uğratmasından korkunuz. Ben tahtın şanlı bir mezar olduğuna inanıyorum”.

Onun bu sözleri Justinianos’a cesaret vermiş ve kendine bağlı askerler başarılı bir girişimle kalabalığı dağıtmış. İsyan bastırılmış ve Justinianos’un tahtı güvenceye alınmış. Bundan sonra da eşi imparator Justinianos’un yanında olan ve onu destekleyen imparatoriçe, evliliğinin yirmidördüncü yılında kanserden ölmüş. En soylu kadınlarla evlenebilecek olan imparator, eskiden uygunsuz bir hayatı olan ama evlendikten sonra namusu lekesiz olarak yaşayan bu kadının ardından kanlı gözyaşları dökmüş.

Her başarılı kişinin arkasında ona destek olan bir eş vardır. İşyerinizdeki başarınız ve günlük yaşamınızdaki mutluluğunuz mutlu bir aile hayatına bağlıdır. Çeşitli sebeplerle evliliğinizde sorunlar varsa, hatayı önce kendinizde arayın, daima kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, hayatınızı tekdüzelikten kurtarmaya bakın, eşinizi onore etmeye çalışın ve herşeyden önemlisi çocuğunuza örnek davranışlar sergilemek için kendinizi geliştirin.

Her insan doğuşu itibariyle tertemizdir. Ancak yaşanan olumsuzluklar, çevresel etkenler ve yanlış yetiştirilme insanları hatalara sürükleyebilir. İnsanlara her zaman ikinci bir şans verilmelidir. İnsana yapılan yatırım, en iyi yatırımdır. İnsanları harcamak çok kolay, ama kazanmak çok zordur. Sabır , fedakarlık ve cesaret gerektirir. Kişiler her yaşta bir şeyler öğrenebilirler ve kendilerini geliştirebilirler. Bireyler geçmişlerinde kötü yaşantıları olup, bunların etkileri nedeniyle sorunlar yaşamakta ise, bu sorunlar günümüzde psikiyatri bilim dalı kapsamındaki terapiler ve diğer tedaviler ile çözümlenebilmektedir. Eşinizin başarısı ve mutluluğu sizin başarınızdır. Mutluluk ve başarı ekip işidir.

Not: Tessa Korber'e ait literatür yayıncılıktan çıkan İlknur İgan ve Ayşe Tekin 'in dilimize çevirdiği,Gökçe Çiçek'in yayına hazırladığı ''İMPARATORİÇE'' adlı kitabı okumanızı öneririm...

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : bizans kraliçesi theodora, imparatoriçe,

9/6/2008 - JOHN McCAIN-ABD.NİN TERAZİSİ DEĞİŞKEN POLİTİKACISI

Kategori: VE HAYAT


 

 

 

 

ABD.Başkanlık seçimlerine sayılı günler kaldı,Hillary öngördüğüm üzre,Demokratların başkanlığına adaylık koyduğu yarışdan çekildi,Obama Demokratların kartal kanatlarında şahlanıyor,ve ABD.başkanlığına doğru elinde özgürlük meşalesi hızla ilerliyor.oldukca çekişmeli geçecek bir seçim!Hillary'nin sempatizanları,destekcileri pek Obama'yı sevmiyor,Hillary,Obama'yı destekleyin mesajı versede...Hillary'nin yadsınamayacak bir seçmen kitlesi vardı,Cumhuriyetci Aday McCain'i

destekleyebilirler,orası Amerika her an hepsi olabilir.hiç bir sonuç sürpriz olmaz...

Daha önce Cumhuriyetcilerden başkanlık adaylığını koyan 2 kere kaybeden,mesleki kökeni asker olan,pek çok savaşa katılmış,vietnam savasında esir düşüp 5.5 yıl sonra ülkesine iade edilmiş,

dobralığı,erkeksi zaafları,açıkgözlülüğü ile tanınan,yaşlılıktan mı yada artık nedense bazen demeçlerinde terazinin topuzunu kaçıran,yanlış stratejielr uygulayan,seçim propagandasında kadın cinselliğinin ön plana çıktığı tahrikcilik unsurlarını kullanan,ırak konusunda bir öyle bir böyle

konuşan,savaşı bitireceğini söyleyen ki savaş değil işgal!bir yandan da ırak'a daha çok asker gönderilsin diyen biri.yaşlı kurt John McCain'in başkanlık yolunda ki kaderini analiz edeceğiz.

Obama ilk Başkanlık seçiminden galip çıktı,ve emin adımlarla bir akrep gibi hedefine doğru gitmekte...McCain ile ABD.ringlerinde bundan sonrasında ikisi var,sahne onların...

 

evet kısa bir yorumumdan sonra terazisinin dengesini bi türlü tutturamayan yaşlı siyasetciye geçelim...

 

Hazırlayan:Esmeralda

 

 

 

 


Güneş Burcu:BAŞAK(11.EV)
Ay Burcu:OĞLAK(4.EV)
Yükselen Burcu:TERAZİ
Element Gücü:TOPRAK ve SU
Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - OĞLAK(3.EV) ,
Güney Ay Düğümü - YENGEÇ(9.EV)
Zeka Stratejisi:Pallas-AKREP(1.EV)
Horoskop Tipi:DAĞINIK(çok yönlülük,değişkenlik,aktivite,uyum)
Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-BALIK (6.EV)
Politika Noktası:ZEUS-ASLAN(10.EV),SATÜRN-BALIK (6.EV)
Hukuk Noktası:JUPİTER-YAY(2.EV)-APOLLON-BAŞAK(11.EV)
Toplum Etkileme Noktası:EARTH-BALIK(5.EV)

 

 

Amerikan siyaset arenasının yaşlı kurtlarından,
askeri kökenli,bir kaç kere denemsine rağmen
istediği yere ulaşamayan,fakat pes etmeyen
Cumhuriyetci kanadın Başkan Adayı John McCain'in
horoskopunda yaşam amacını,parlamayı istediği,enerjisini isteğini dünyevi
hırslarını en çok gösterdiği yer olarak şuandaki durumuna uygun olarak
11.evine yerleşmiş.büyük gruplar,dev organizasyonlar,
toplumda liderlik etme,yönetme,partiler,dernekler gibi alanları kapsayan bu evde
güneşi parlamışdır.bu potansiyel onda doğuştan vardır ve kaderi onu bir şekilde şuanki
konumuna getirmişdir,potansiyelini değerlendirmiştir,kaderin analizi diyorum zaten,
başka burcunda güneş kişiye,yaptığı her işde,en mükemmeli yapmayı aşılar,
kişi her işinin sağlıklı olamsını ister,
analzi etmeden kritike etmeden boş adım atmaz,düşünür bin kere ve tek adım atar.
detaylara dikkat eder,bazen aşırıya kaçabilir,huysuz fazla eleştiren sürekli
kusur bulan ve hatta kavgacı biri olma potansyeli verebilir.açıksözlü
içi dışı bir insanlar yaratır başak...ve gerçek yaşını hiç göstermeyen insanlarda
genelde başak etkisi vardır.11.ev de güneş,yaptığı işlerde hizmetlerde kendisine karışılamsından hoşlanmaz,
kendisine karşı gelenlere meydan okuyanlara karşı gelişmiş taktikleri vardır.
McCain çok geniş alanlara yayılmış bir grup yada bir holdingin düeni sağlayan
başarlı bir organizatörüdür...11.ev kova burcunun alanıdır burada bulunan güneş
kovadan da etkilenir,McCain ruh yapısı olarak,özgürlükcü,orjinal işlere imza atacak
ve sık sık değişen kararları olacak ki bunca kararlılığına mükemmeli aramsına
rağmen,gerek başak değişkenliği
gerekse kova'nın sağı solu belli olmayan aniden beyninde şimşek çaktıran elektrikli
düşüncelrinden dolayı...
büyük organizasyonların (11.ev)içindeki yaşam motivasyonu(güneş)
yaratıcılık,halkın önü,sahnesi,risk alma durumu,maceracılığı ve spekülasyonalrı yöneten
5.evde balık burcunda bulunan earth nokatsı ve şans noktasıyla 180lik opps.açısı yapmış
güneş ile bu noktalardaki meydan okuyan durum,onun finansman ağırlıklı ortak bir kaç arkadaşıyla yapacağı
bir işten dolayı sahne önünde bunun açığa çıkacağını ve skandal olacağı potansiyelini doğurur,
ki geçmişinde 5 arkadaşıyla beraber bir yolsuzluk olayına adı karışmıştır(!)
yine earth toplum etkilemdeki noktasıdır,güneşi onun bu konuda topluma itici gelmesini
göstermekte,sempatik bir duruş değil
ne yaparsa yapsın soğukdur toplumun ona karşı yüzü,ve zaten o da aşırı dobradır
bazen yanlış zamanlama yapsada pek sevilmeyen biridir...
şans noktası güneş opps.açısı şansını zorla kazanan elde eden bir yapı vermektedir,
o çevresi sayesinde bir yere gelecektir,büyük kitleler sayseinde bir yere gelecektir.
yoksa şansıyla değil...aynı zamanda aşk evidir şans noktası ve balık işaretinde olamsı
yaşamında evli iken güneş açısına göre başka bir kadını seveceğini ve eşini terk edceğini
vurgualr!

 

ay burcu 4.evde oğlak burcunda yerleşmiş,4.ev vatan toğrağıdır ay vatan toprğına olan bağlılığıdır,gelenekci bir yapısı vardır,yereleşik olanı ister yenilikci değildir,ay oğlakta zarar görmüştür.duygualrı sert ve düşüncesizce olabilir.maddi gereksinim için yükseklere erişmek için herşeyi yapabilecek birine işaret eder.

ay pluto opps.karşıt açısı kariyerinde hedeelrine ulaşamk için zoru kullanacağını,güçlü bir yapısı olduğunu duygusuzca ve hatta pluto etkisiyle ayında gizemiyle kulis arkalarında gizli pek çok olayı ayarlayacağına etik olmayacağına işaret eder.

10.evdeki pluto onu yükseklere taşıyacaktır güç otorite gibi kendince saplantıaleı vardır.ve ay pluto karşıtlığı onda komplekselr olduğunu göstermekte.

 

zekaının stratejik yönü olan pallas akrepde 1.evinde yücelmiş,çevresinin kendisine tabi olması,zekasıyla övünme isteği sürekli olarak ön plandadır.çevresini inşaa etmesini bilinçlerine işlemeyi iyi bilir.

7.evdeki uranüs ile karşıt açı ise 7.ev toplumu ve politikayı temsil eder zekasının aniden kendi aleyhine döneceğini ve toplumda bir sknadala adının karışacağını göstermekte.yani yanlış bir strateji nedeniyel aniden gözden düşme potansiyeli yüksektir.

 

kısaca seçimlere 5 aay kala diğer etki ve açılarıyla transitleriyel mccain'in uranüs'ün etkisiyle,

başkanlık yolunda işinin hiçte kolay olamdığını hedefeine plutou 10.evde yükselmiş dahi olsa ulaşamayacağını söyleyebiliriz.obama bu yolda galip çıkacaktır onunda adı bazı provakatif olaylarla anılsada mccain de toplumu etkileme noktasında yetenek yoktur,halk evindeki ay'ın

kariyerine sert açısı halkı temsil eden ayın plutoya sert açısı onun hezimetle sonuçlanacak işaretelridir.sabit yıldızları obamanın yıldızlarının yanında sönük kalmamktadır.ve başkan olsa dahi kısa sürelidir,ani bir ölüm yüksek mevkiye gelince düşme gibi etkielri transitlerle 2 yıllık dilimde gerçekleşme  noktasındadır.

ve arap noktaalrında mccain'in yüksek bir mevkiden düşüm noktasında olup asalet kaybetmiştir..

 

HAZIRLAYAN:ESMERALDA 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : john mccain, abd.başkanlık seçimler, siyaset, politika,

3/6/2008 - HİLLARY RODHAM CLİNTON-ABD.'nin SU BAZLI DİŞİ AKREBİ

Kategori: VE HAYAT

 

 

ABD.başkanlık seçimlerinin kadın adayı,eski first lady,
yeni politikacı,akrep burcu kadını ,Amerika'nın simgesi
olan Kartal'a sahip olmak için mücadele veren,su etkileri yüksek,
eşe bağlı şansıda onuruda,ve yine eşe bağlı şanssızlığıda onur kaybınıda yaşamış
bir JUNO...
Seçime çok az günler kala,bakalım kendi mücadelesiyle
o arzu ettiği güce ve onurunu yüceltmeye ne kadar yakın...
ama öncesinde benim vizyonumdan kısa bir biyografisi...

Hillary Diane Rodham,ingiliz-irlanda kökenli göçmen bir ailenin
kızı olarak İllionis eyaletine bağlı Chicago kentinde dünyaya gelmiş,
babası küçük bir tekstil işletmesi olan biri,annesi ise ev hanımı,
parlak bir eğitim yaşamı olmuş,bunun yanı sıra oldukca fazla sosyal
faaliyetlerde bulunmuş,henüz ilk öğrenim öğrencisi iken politika
dikkatini çekmiş, o dönemin başkanlık seçimlerinde faal olarak
minik bir kız iken gönüllü olarak çalışmalar yapmış.alt yapısı sağlam diyebiliriz...
yani damdan düşme bir politikacı değil,bizdekiler gibi(!)
1965 yılında Wellesley Kolejini kazanış,alt yapısını dahada temellendirmek için,
siyasal bilgiler eğitimi almış,
1969 yılında iyi derece ile mezun olduktan sonra,Yale Univ.ne hukuk
eğitimi için başlamış,bu dönem içerisinde,zencilerin hakları,
çocukların hakları,fakirlere sosyal yardım örgütlenmeleri gibi,
halkın tabanında olan konularda cesur girişimlerde bulunmuş
vönderlik yapmış ve pek çok ödül kazanmış..,
ve Obama ile eğiim yaşantıları parelellik göstermekte,
önce siyaset bilimi,ardından hukuk eğitimi..


siyasi görüş olarak pek çok dalgalanmalar yaşamış,
pek çok kişiden etkilenmiş,bu onun sabit düşünceye sahip
olmadığını göstermekte,kararsızlık hakim,su bazlı olması
buna örnek,önce cumhuriyetci,ardından demokrat...
zaten kendisini şöyle ifade ediyor''bir muhafazakarın aklı,
bir liberalin kalbi''...
2000 yılında girdiği ABD. SENATOSU'nda NEW YORK eyaletini
temsilen,ülke içinde pek çok sosyal olayalrda yer almış,
Irak işgaline ilişkin askerlere yönelik iyileştirme projelrinde yer almış,
çocuklarla ilgili suç teşkil eden pek çok olayı gündeme taşıyıp
iyileştirii yönde yasalaştırmalarda bulunmuş,ve en sonda her oy sayılmalı
diyerek seçim sisteminde dikkat ve tititzlik odaklı uygulamayı başlatmış...
2006 yılındaki seçimlerde SENATO da
yeniden seçilerek NEW YORK'u temsil etmeye devam etmiş,
hala bu görevindedir...
şimdi Obama ile Başkanlık öncesinde kendi görüşleri olan
DEMOKRAT 'ların liderliği için çekişmekteler.
her iki açıdan da önce kendi başkanlıkları ve ardından ABD.BAŞKAN lığı
için astrolojik pencereden tarafsız yansız sadece kariyer odaklı
analizini sunuyorum sizlere...

HAZIRLAYAN : ESMERALDA

 

Güneş Burcu:AKREP(5.EV)
Ay Burcu:BALIK(10.EV)
Yükselen Burcu:İKİZLER
Element Gücü:ATEŞ ve SU
Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - BOĞA(12.EV) ,
Güney Ay Düğümü - AKREP(6.EV)
Zeka Stratejisi:Pallas-KOVA(9.EV)
Horoskop Tipi:LOKOMOTİF(tetikleyen planetin durumuna göre...)
Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-AKREP (5.EV)
Politika Noktası:ZEUS-ASLAN(3.EV),SATÜRN-ASLAN (3.EV)
Hukuk Noktası:JUPİTER-YAY(6.EV)-APOLLON-BAŞAK(4.EV)
Toplum Etkileme Noktası:EARTH-BOĞA(11.EV)

 

 

Eski first lady,yeni başkan adayı,amerikan siyasetinin dişi akrebi,
güçlü,serinkanlı duruşuyla sabrın timsali,otoriteyi sağlarken
kendine has akrep bakışlarını kullanan ,kelimelere dökmeden eylemlerini
lak lak etmeden,kendine göre bir plan yapıp,
kansız darbelere imza atan,zehirleyen sinsi derinden giden
güce aşık,güce tapan,doyumsuz ve hırslı kadın,
Haritasına şöyle bir bakalım,yaşam motivasyonu nerede,
ve varolan potansiyelinin ne kadar farkında ve ne kadarını
kullanmakta.
Güneş akrep burcunda,ve ilk derecesinde,bu akrebin
tüm özelliklerini yansıtma potansiyeline işaret eder.
ve güneşi 5.evde,parlamak istediği yer tamda şuanki
görüntüsüne uygun düşmekte,yani dünya sahnesi önünde,
geri planda kalmayı sevmeyen dikkat çeken
silik bir karaktere sahip olmayan
dominant bir hillary,güce kendisi sahip olamasa bile
ilişkide bulunduğu inanların muhakkak seçkin,ilgi alanlarında
ünlü ve güçlü karakterler olmasını ister,ilişkileride bu yöndedir.
o cesaretli bir kadındır,korkusuzdur,risk almayı sever,
güneş 5.evde bir de akrep üstüne durdurulması imkansız bir enerji,
ve asla pes etmez,kumarda sonuna kadar gider
fakat akrebin yer altı bağlantısı hile vari özelliklerinide
iyi kullanır yeri gelince,gerekirse kazanmak için
her türden ödünü verebilir...hileye başvurabilir...
akrep 8.ev bağlantısından pluto planetinin etkisiyle
5.evdeki oyunlarında gerekirse rekabet ortamında bulunmuyorsa
kişilerin geçmişlerini karanlık yanlarını
hiçde adil olmayacak şekilde irdelip eşeleyebilir...(!)
10.evde bulunan Ay ile Güneş arasındaki trine açı,
eğitim yaşantısının parlak olduğunu işaret etmekte,
uyumlu bir ailede büyüdüğünüde buradan görebiliyoruz,ay'ın balık'ta olması
ailesinden kökeninden kaynaklı dini inançlarında bağlılığını göstermekte.
ve yine eğitim yaşantısında şuanki kariyerini belirleyecek
kadınlardan çok şey aldığı akıl hocalığı gördüğüde muhakkak.
martin luther king'in felsefesini benimsemiş,onunla tanışmış,
ondan çok etkilenmiştir ve daha sonrasında zenci hakları için
çok fazla mücadele vermiştir.
ay sosyaldir,10.evde Hillary'nin bugün ki düşünce temellerinin
kariyeri ile bağlantısını oluşturmuş.yine Hillary'nin çocuklar için pek
çok konuda önderlik ettiği projeleri vardır ve onu yükseğe taşıyan
çocuklarla bağlantılı girişimleri vardır.ne ilginç değil mi?
5.ev ile 10.ev bağlantısı...
yani o bir AY kadını...duygularına göre gel-gitler
yaşayan,ama akrebin sabitliğiyle bunu mantıklı yansıtan bir kadın..

 

AY burcu balık ve son derecesinde yerleşmiş,duygularının çıkış yönü
balık düşüncesiyle ama eyleme dökme yanı koç ile özdeşleşmiş,
o duygusallığını,duygusal gizlerini kariyeri noktasında çok iyi kullanan
bir yapıya sahip.Ay-uranüs 90lık squar açı,ne ilginçtirki eş tarafından
aldatılmayı bariz şekilde açıklayan açıdır.
eşinin kariyeri noktasında bir bayanla yaşadığı
cinsellik temalı olayın gün yüzüne çıkmasıyla,her ikisinin
de kaderi yeniden şekillenmiştir,diğeri güven kaybederken
Hillary duygusal boyutta bunu kullanarak kariyerini
sağlama almış,Kariyer noktasındaki ay,onun halkla içiçe
bir kariyer yapacağını vurgular bu nedir şuandaki durumu tamamen
halkla ilintilidir,siyaset...

 

kariyerinin yönetici planeti(balık) neptün'dür,bu onun için kritike olan bir durum,
horoskopunda fazlasıyla su yerleşimi vardır,kalıcılık kurması,
sabitlenmesi ve yıllara dayalı istikrarlı bir çizgi çizmesi hemen
hemen zordur,neptün 5.evinde yerleşmiş,duygusal yaşantısına dair
pek çok şeyin gözönünde olmaı,aşk yaşamında ki dedikodular
belli belirsiz kurduğu ilişkiler ona zarar vermektedir,
fazla hayalci davranabilir,ve yapamayacağının çok çok üstünde vaadlerde bulunabilir.
bu kariyeri için belirsizlik ve güçlü rakiplerinin her zaman
onu alt etmede güçlü olacağını vurgular...
şuanda neptün 9.evde transitte ve hemen hemen
natal zeka ve strateji temsilcisi pallasına doğru kavuşumda,
ki neptün stratejik bir planet değil
genelde akılsızca plan yapmadan spontane duygualrıyla
davranır ve neptünün değiştiren çözen afişe eden etkisiyle
planları yanlış işler...
ki pallas değil başka bir planet olsa idi bu,neptün ile
kavuşumu 9.evde ona daha değişik bir aura kazandırır
ve neptün'ün hayali gerçek kılma imknasıı olur
yapma yetisini kazandırabilirdi.
Hillary için büyük bir talihsizlik(!)

 

ve yükselen burcu ikizler ,o da kariyer noktası gibi yengeç başlangıçlı,
merkür yönetici planeti olduğundan iletişimi kuvvetli,kendini iletişim
zekası ile göstermekte ve bunun için yengeçe özgü aile-yuva,yurtseverlik,çocuk ve kadınlarla
ilgili konularda çevre yapar ve bu konularda odaklı çalışmalarda bulunur.
yükselenin yöneticisi 6.evde yerleşerek hillary'nin sağlık,iş,hizmet kolunda
faaliyetelrinin olacağı,diğer yengeç'in yöneticisi ay'ın 10.evde yer almasıyla
bu konularda kariyer elde edeceği fakat uranüs bağıntısıyla
ABD.nin başkanı olma potansiyelini taşımadığını görebiliyoruz.
10.ev yüksekler ise 6.ev yükseklere gelemden önceki
alandır ve merkür
burada kuvvetlenmiştir,hillary'i burada daha çok doyuma ulaştıracaktır.
10.evin kariyer evinin yöneticisi neptün olması sebebiyle,
kararsızlıkları,çekilmeleri,vazgeçmeleri olacak dolayısıyla
istikrarlı olarak yükseklerde yer almayacaktır...

 

şuana kadar olan astrolojik verilerden Hillary'nin başkan olamayacağını
rahatlıkla söyeleyebilirim,ve o yüzden diğer detaylara fazla girme gereği duymuyorum,
belirteçler öyle net ki diğer ayrıntılar gereksiz...
sabit yıldız yerleşimlerine bakalım şimdi,ve bu noktaya
kadar ulaşması muazzam olan suyun güündeki güzel kadının
belirteçleri nelermiş,Neptünün hülyalı bakışlarına sahip
plutonun derinliklerini almış,ay'ın suretine vurduğu şavkı ile sempatik
bir yüze sahip olmuş kadının sabit yıldızları....

kişiye eşine,evliliğine bağlı,talih,şans veren ve aynı zamanda
bu etkiye sahip bir kadına güzellik,aşkda yetenek veren MİRACH
sabit yıldızıyla ,bir kadının kendini ifadesindeki bulunduğu konumda
besleyen büyüten onaran iyileştiren güç katan CERES
asteroidi ile 11.evde(idealler,gruplar,partiler,toplumsal ekipler)
buluşmuş.burada Hillary'nin güzelliğini eşinden dolayı edinilen
kariyeri konumu çok iyi kullandığını görüyoruz.ve yine aynı zamanda
bir erkek için ceres kadının kendisini besleyecği alandır
ve Hillary'i 11.evde büyük gruplarla
iletişime geçerek eşine en büyük desteği sağlamıştır.eşine bağlı şans kazanmıştır.
fakat en başta değindiğim gibi
eşinden hem onur almıştır hemde üzücü yaralar.
bunun sebebine bakıyorum hemen,ve evet yanılmmaışım
5.evinde bulunan güneş ile bu yıldılar arasındaki 180lik
karşıt açı ne güzel oturtmuş yerine taşları...
astroloji anlamını bilen için muazzam bir  dünya ve
bu dünyanın içinde minicikde olsa bulunmaktan şimdi
dahada fazla mutlu oldum...

ve Hillary'nin 5 evinde yer alan kaderinin çıkış kapısı
olan diğer insanlara bağlı olarak gelişen potansiyelini
temsil eden vertex noktası,kişiye parlak zeka veren
fakat lanetlenmiş derece diyede bilinen ACRUX sabit
yıldızıyla birleşmiş,bu etki söylemem ne kadar doğrudur
bilemem ama ona açılarına balktığımda feci bir ölüm verecektir(!)
parlak zekasını kötü yönde kullanacaktır ve bu nedenle çeşitli sıkıntılara
uğrayıp ruhi bunalıma sık sık sürüklenecektir...umarım aşabilir...

6.evinde yer alan kişiye aşkta hayal kırıklığı veren,sağlık açısından
dayanıksızlık veren,çok yüce değerleri olup bunların sık sık
yaşamında alt üst edilmesine olanak sağlayan etkilere açık olan
AGENA sabit yıldızıyla ne yazık kişinin geçmişini
oluşturan,bırakmasını ,ödün vermesini sürekli öğütleyen
ektiğini içme felsefesinden hareketle bazı şeyleri geride bırakmasını
isteyen güney ay düğümü ile 6.evinde(sağlık,iş,günlük yaşam,çalışma azmi)kavuşum yapmış....

10.evindeki şanssızlığı balık burcunda bulunan en kötü
etkili sabit yıldızlardan olan,ölüm,intihar,suda boğulma,hapis cinayet
etkisi veren SCHEAT sabit yıldızının AY ile kavuşum yapması,
kariyer alanına bağlı aklıma çok kötü şeyleri getirmekte...
zaten ölüm olayına indiğimde kendisini kötü bir son beklemekte...

evet bir analiz daha bitti,Barack OBAMA,ABD'nin başkanı
olma yolunda herşeyiyle kusursuz astrolojik haritası ile
ilerlemekte.Hillary ile pek çok ortak noktaları olsada haritalrında
olayı sonuçlandıran 10.ev sabit yıldızlar,ve 7.ev gücü,
OBAMA'nın çok büyük bir  farkla önde olduğunu gösterdi...
herkes için tüm dünya için en hayırlısını temenni etmekten
başka elimizden şuanda başka birşey gelmez...

 

SEVGİMLE KALIN

HAZIRLAYAN:ESMERALDA

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : hillary clinton, new yor senatosu, demoktarlar, siyaset, abd.başkanlık seçimleri,

2/6/2008 - BARACK (HUSSEIN) OBAMA-ABD'NİN PLUTONİK YÜZÜ

Kategori: VE HAYAT

 

Merhaba Sevgili Astrolojistik Okurları,

Tüm dünyanın kaderini yakından ilgilendirecek ABD.Başkanlık
seçimine sayılı günler kala,
Hillary Clinton'mı yoksa Barack Obama'mı özgürlük meşalesini alacak...
Kartal kimin için havalanacak...

Bunun için astroloji penceresinden bir bakış yapayım istedim,
genelde astrologlar böyle ciddi konularda çekinirler zira
astrolojiyi prestijleri için kullandıklarından
yanılma payları olursa diye çevre kaybından korkarlar...
korksunlar bakalım....

İşte ABD'nin Plutonik yüzlü  Başkan ADAYI'nın HOROSKOP ANALİZİ...
Fakat öncesinde benim vizyonumdan biyografisi...

Kimi kesimlerce kökeni itibariyle Amerika'nın kabusu,kimi kesimlerce
Amerika'nın iyimser,barışcıl,iyiniyetli,sağlık,eğitim,hukuk ve diğer
her alanda reformlar yapabilecek tek umudu...

 

''Barack Husseın OBAMA''
Sudan'dan Kenya'ya göç etmiş kağıt üstünde müslüman bir kabilenin
üyesi olan babasının Amerika rüyası Havaii'ye eğitim için gitmesiyle başlamış,
burada Amerika'lı beyaz bir kızla evlenmiş,aynı okulda öğrenci olan...
bu evlilikten Obama dünyaya gelmiş(4 Ağustos 1961).
Çiftin evlilikleri uzun sürmemiş,2 yıl sonra ayrılmışlar,ve Amerika'lı annesi
yine Endonezya'lı bir müslüman ile evlenmiş ve Obama'yı da alarak
jakarta'ya gitmiş.Obama ilk eğitimini endonezya dilinde görmüş,
annesi teşhis edilemeyen bir hastalık neticesi ölünce çocuk Obama
annesinin babasının yanına Kansas'a Amerika'ya dönmüş,
lise eğitimin hemen akabinde Columbia Univ.de siyasal bilgileri okumuş,
uluslararası ilişkilerde uzman biri olmuş.Halkın yararına pek çok
organizasyonda yer almış,büyük projelere imza atmış ve sonuçlandırmış.
Ardından Harward Hukuk Fakültesinde Hukuk eğitimi almış,
ve mezun olduğunda (1993)fakülte geçmişinde en yüksek notla mezun olan
ilk zenci ünvanını almış.
2004 yılında Illinois seçmenlerinin %70'inin oylarını alarak,
ABD Senatosu'na giren beşinci;
Senato'ya seçilerek giren üçüncü Afrikalı Amerikalı olmayı başarmış...
Irak savaşını (IRAK İŞGALİ)durduracağını sık sık vaad etmektedir,şeffaflık,
silahsızlanma gibi iyimser barışcıl yönlerini ortaya koymaktadır.
Obama müslüman değil,zaten dinle alakası olmayan bir çevrede yetişmiş,
sonraında kendisininde eğilimleri pek olmmaış dine karşı,
bazı ortak projelerde kiliselerle çalışma yapmış,
buradan kaynaklı iş kariyer girişimi odaklı
bir kiliseye giderek vaftiz olmuş ve Hristiyanlık dinine girmiş.
Hilary Clinton seçim propagandası olarak onun dini kökenini
sık sık hatırlatsada,pek öyle olmadığı görülmekte...


Kendisi bir başkan adayı olarak ,geçmiş itibariyle ABD.'nin bugüne kadar
çıkardığı hiçbir başkana benzemiyor...
Seçildiği takdirde,tüm dünya için yepyeni reformlar olacağı kesin.
bazen sert ve idealist bazen yumuşak ve sevecen,
Amerika'nın elitleri kadar alt tabakasınıda iyi bilen,
kendisiyle barışık,genç dinamik Obama'nın finansman desteği
hyatt regency oteller zincirinin sahiblerinden olan bayan  Penny PRİTZKER..
dünyanın 100 zenginleri arasına giren güçlü,yatırımcı,isabetli
bir bayan sanırım boşa kürek çekmediği gibi
boşada yatırım yapmıyor...

 

HAZIRLAYAN:ESMERALDA

 


Güneş Burcu:ASLAN(9.EV)
Ay Burcu:İKİZLER(7.EV)
Yükselen Burcu:AKREP
Element Gücü:ATEŞ ve TOPRAK
Ay Düğümleri:Kuzey Ay Düğümü - ASLAN(10.EV) ,
Güney Ay Düğümü - KOVA(4.EV)
Zeka Stratejisi:Pallas-BALIK(5.EV)
Horoskop Tipi:DAĞINIK(çok yönlülük ve muazzam içsel güç)
Vertex Noktası:Kaderinin Dönüşümü-YENGEÇ (9.EV)
Politika Noktası:ZEUS-BAŞAK(10.EV),SATÜRN-OĞLAK (3.EV)
Hukuk Noktası:JUPİTER-OĞLAK(3.EV)-APOLLON-BAŞAK(11.EV)
Toplum Etkileme Noktası:EARTH-KOVA(3.EV)

 

Obama,başkan olur yada olmaz şuana kadar bir analiz sonucuna gelmedim,
fakat harita bütününe baktığımda,kariyer belirteçleri,
politikada başarı,toplumlara hükmetme ve toplum odağı
olma konusunda çok net bir haritaya sahip,
Güneş burcu,yaşam enerjisi,aktiviteleri Aslan burcunun temel alanları olan
sahne önünde liderlik etme pozisyonunda ve oldukca kuvvetli,
alt yapı olarak,yüksek öğrenim,uzak ülkeler,güçlü bağlantılar,
farklı kültürler,değişik bir felsefe ile kendi klanını oluşturma
yapısı içerinde ,yükselim noktası olan 9.eve yerleşmiş,
Güneş zaten Aslan burcunun yönetici gezegeni olduğu için,
birde asalet almış,Aslan burcu aynı zamanda kariyer-ün,başarı
veren 10.eve yerleşmiş,İyi bir alt yapısı olduğu kesin,
farklı kültürlerden geldiği bir karma olduğu aşikar,
ülkesinde alt tabakayıda üst tabakayıda çok iyi bilen
gözlemleyen,yıllar öncesinden bugünlere gelmek için
projeleriyle yatırım yapan biri...
düşünce sistemine göre güçlü bağlantılarla
elde ettiklerini alt bağlantılarla pekiştirmiş,
hem ünvan elde etmiş hemde kariyerini uyumlu
bir şekilde sentezlemiş...

 

Ay burcu İkizler,iç dünyası,bilinçaltı,halkına,kadınlara
verdiği önem noktası,duyguları,karanlık yönü,zekası,
zaafları...ay ikizler karışımı,entellektüel düzeyde,
iyi bir konuşma yeteneği verir,haraketlilik ana temasıdır,
kişi öyle enerjik olur ki nerede duracağını bilemeyebilir,
pek çok yabancı dili ana dili gibi konuşabilir,
ikizlerin tatlı sempatikliği,ay'ın yumuşaklığıyla kıvamını alır
ve halk tarafından sevilen biri olmasını sağlar,
değişkenlik,yenilik ister,alışılmış şeylere karşıdır,
çoğu zaman ayın soğuk etkisiyle duyarsız duygusuz gibi davransada
çok hızlı ve isabetli kararlar alması yüksektir.
mantığıyla hareket ettiği belli,duygularını sadece ikizlerin değişkenliği
için kullanıyor,adaptasyon yeteneğide oldukca iyi.sezgilerini
ikizler azaltırken ona daha büük ve önemli bir yeti vermiş
çok iyi bir gözlemci,fırsatcı,ve strateji uzmanı,
uygun anı kesinlikle gözlemleyip hedefi vuruyor...
ay aynı azamanda anneyide temsil eder,
ay 7.evde yerleşmiş,anne toplumsal olarak kendisi için
iyi bir rol oluşturmuş,annenin farklı bir coğrafyadan geliyor olması
onun gelişimi ve geleceğinin temelleri için şans sağlamış,
fakat ay-pluto 90lık açı annenin yaşamından erken çıkmasını sağlamış.
annesi kesinlikle entellektüel,becerileri yüksek,eğitimine destek olmuş
ve onun erken konuşmasını sağlamış olmalı.ve çok ilginç bir detay
ay-ikizler konumu bir kaç etkiyede bakıldıktan sonra,şayet tamamlıyorsa
bir kadın için yabancı bir ülkede doğum olasılığını
bir erkek için babasına yabancı olan farklı kültürü olan bir anneyi temsil ediyor(!)
ve 7.evdeki AY'a tekrar dönelim,7.ev toplum evidir,ilişki ortaklık evidir,
anlaşmalar,yasal olan işlemler,sözleşmeler,başarı öncesi oluşturulan başarıya destek
olacak kişilerdir.ay konum itibariyle 3.evde KOVA burcunda bulunan jüpiter ile
120'lik trine açı yapmış,bu açı üçgenin başarı üçgeninin uyumunun ilk adımıdır,
ay halkı temsile der,7.ev toplumu temsil eder,
toplum içinde bir çok desteği alacağını söyelyebilirim,
jüpiterinde 3.evdeki gücü ile arkasına alarak düşüncesi,hitabeti,hümanis düşünceleri,
barışcıl ve reformik projeleri ile beklediğinden daha büyük bir destek görecektir.
yani OBAMA'nın başarısının arkaında,KOVA'nın hümanist,devrimci,ilk olma özellikli,
reformik hareketleri,insanları aniden etkileme yetisi,jüpiterin şans desteği,genişletme büyütme,
hedeflere ulaştırma gücü ile,ay'ın halk içinde halktan biri gibi olarak görünmesi
duygusallıktan ziyade mantıklı ve kararlı bir imaj çizmesi şimdilik bunları
rahatlıkla söyleyebilirim.
ve yine ilginç bir noktaya daha temas etmek istiyorum.
7.ev destek,eş,ilişkiler,ortaklık vs..demiştim,ve 7.evde bulunan ay
ve 10.eve yaptığı açılar ve buradaki pluto
BAYAN PRİTZKER'in desteği,yani naılda örtüşmüş...
kariyerine(10.ev) destek (7.ev)olan bir kadın(AY),dünyanın en zengin
insanlarından(PLUTO)...

 

Yükselen burcu AKREP,işine tutkuyla sarılan,yaptığı işte güç sağlamak isteyen,
çevresinde kendine özgü güç kalkanı kullanarak,bazı işlerini gizli yollardan
bazı işlerini ise gücünden faydalanarak göz önünde yaşayıp karizmasını olan biri,
Obama için ABD.nin PLUTONİK YÜZÜ demiştim,yükselen burc
kişinin dışarıya yansıttığı karakteri,sergilediği tutum,çizdiği imajdır
ve onun bu özelliklerinin temeli olan planet,GÜCÜN,ESKİYİ YIKARAK YENİYİ YAPMANIN,
ZORLAYARAK TIRMANMANIN,GENİŞ KİTLELERİ HEDEF ALAN AMAÇLARIN,
planeti PLUTO...kontrollü ve kontrolcü bir insan,
kolay kolay işi şansa bırakmaz,sabırlıdır ve o bir kartal-akrep'dir,
öncesinden geçmiş zamana yayarak bu hedefi belirlemişdir,ve
emin adımlarla giderek doğru zamanı kollamıştır,yani bu başkanlık
onun için bir kaç yıl öncesinden aniden verdiği bir karar değil
daha lise yıllarında hedeflediği,strateji üretteiği,gücün farkında olup
nasıl kullanacağını öğrendiği bir durumdu...kendini göstereceği alan olarak
akrep burcunun yönetici gezegeni 10.ev yani kariyer,yüksek makam,
ün evine yerleşerek kendisini nerede göstereceğini doğuştan
ona vermiş...
daha önceki makalelerimde değindiğim,politika ve hukuksal kariyer
belirteçleri olan,kova,oğlak,akrep,satürn,merkür,7.9.11.ev vurguları
zaten haritasının ana dinamikleri,plutonunda burada güçlenmesi
onu başarıya taşıyacak...politikada önemli belirteç olan,
satürn kendi, burcunda oğlak'ta,sabır,irade ve sorumluluk
alma yetisi yüksek,
üstelik hukuk eğitimini temsil eden jüpiterle eğitim evinde,düşünce
evinde,iletişim evinde kavuşumda.2009 yılında transit jupiter
obama'nın natal Jupiteri ile kavuşum yapacak,ve yeni başarılı bir döngünün
girişinde bulacak kendisini,çok yoğun iletişim gerektiren,kısa-uzun pek
çok seyahatleri kapsayacak hareketlenecek bir yaşam,

 

Zekasının,ve politikada çok önemli olan strateji yeteneğinin
kaynağına gelelim,pallas 5.evinde ve Balık Burcunda yerleşmiş,
ve hiç bir kötü açı almamış,bilakis tüm ateşlenmeyi bekleyen kilit noktaların çıkışı olmuş,
pallas 5.evde duygusallığın ölümüdür,balık da duygusal bir burçtur
fakat balık burçları kadar duygusunu kaybedince canileşecek,katılaşacak merhametsiz olacak
başka bir burçta yoktur,pallas 5.evde tüm acizlikleri zaafları güçlendirmiş,
mantıklı bakmasına olanak sağlamış,sahne önünde kendini çok iyi ifade etmesine sebep olmuş,
toplum önünde olmayı seviyor,ve gücünü ispat ettikce rahatlıyor,
keza komplekslerini en iyi kamufle yolu,kendisini,zekasıyla
sahne önüne çıkararak bir nevi kendisine kendini ispat etmekten mutlu oluyor...
startejisi ise insanların gereksinimlerini bilmek,anlamak,
buna göre yardım yapmak,perde arkasından(12.ev) gibi görünsede
çıkış noktası sahne,bu da şu demek oluyor pede arkasından pek çok destekcisi var
ve o sahne önünde onların desteğini yardımını alarak
kendisi için kullanıyor...7.evde (politikacı yerleşimi)bulunan vesta
ile pallas arasındaki sektil açı,toplumları harekete geçirme
gücüne işaret etmekte.9.evde bulunan
vertex noktası ile yine trine açı yapmış,zekası ile diğer insanlarla
kurduğu bağlantılar kaderinin çıkış noktası,yükselimi..
7.evde bulunan ceres ise kadın gücünün arkasındaki önemi,toplumdaki yerini
sağlamlaştıran onu besleyen büyüten kadın faktörünün ezoterik gücü..
11.evde(gruplar,partiler,dernekler,büyük organizazyonlar,ekip çalışmaları)
bulunan mars (enerji,savaş,güç,rekabet,hırs,)ile pallas arasında ki karşıt pozisyon
ise onun zekasıyla herşeye meydan okuyan,rekabeti seven,
gerektiğinde kaba kuvvete de baş vurarak kendisini ispat etme güdüsü
yüksek olan biri yapmış olmalı,enerjik harekete geçiren bir zeka...ayrıca
şuanda 5.ev(sahne,rekabet,hırs)de natal pallas-transit uranüs kavuşumunu yaşamakta,
şaşırtıcı yükseliş ve ani..
10.evinde birleşim halinde bulunan haritanın karmik noktası geleceği olan
uranüs ile kuzey ay düğümünün birleşimi,
onun mevkisi itibariyle aniden parlayacağını,yükseleceğini
gerek kendisi için gerekse ait olduğu toplum için
pek çok şaşırtıcı eylemlerde bulunacağı gösteriyor.
bu etki aynı zamanda bir anda gözden düşmeyi,bir skandalın meydana çıkamsıyla mevki
kaybınıda ifade ediyor(!)

ve sabit yıldız yerleşimlerine bakalım,
hırsın,açıkgözlülüğün,asaletin,aniden düşüşü
simgeleyen REGULUS(kraliyet yıldızıdır) yıldızıyla
Kuzey ay düğümü(bu dünyaya geliş amacı,öğrenmesi gereken dersler)
ve uranüs(ilerici,özgürlükcü,reformik,şaşırtıcı,ani etkili)kavuşumda
10.evinde(!)
kişiye eleştirel bir bakış,mükemmeliyetcilik,kontrollü bir zihin
ve azim yeteneği veren DENEBOLA yıldızı
11.evde(parti,büyük organizasyon,grup,ekip çalışmalrı)
ile birleşmiş...
otorite olduğumuz,kuvvetli olduğumuz en büyük alanlar,enerjimizin
en yoğun olarak işlediği yerler.bir nevi yaşamımızın motoru olan VULCANUS
yıldızı 8.evde(değişim,dönüşüm,ölüm,doğum,yeniden yapılanma,gizli faaliyetler)
kişiye sosyal amaçlar ,kültür,ve çekicilik büyük kitleleri peşinden sürüklemesine olanak veren
BETELGUEZE(kraliyet yıldızı)birleşmiş.
faziletlerimizi erdemelrimizi temsil eden,adalet mekanizmamızın
çıkışı olan ASTREA yıldızı ile 7.evde kişiye ,teknik ve artistik
pek çok yönde yaratıcılık veren RİGEL yıldızıyla kavuşmuş.
Adaletli olması noktasında 7.ev toplumdur,geniş kitleleri kapsar
herkes için pek çok yönde adaletli olacağa benziyor.
birde hukuk tahsili yapması,avukatlık yapamsı,bir süre
chicago üniv.de hukuk dersleri vermesi,yani teknik konuda uzmanlaşması(!)
ve sabit yıldızlar arasında en tehlikelisi olan CAPOT ALGOL
ile yine ateşi,enerjiyi,yaşam gücünü temsil eden
aynı zamanda cinselliğide vurgulayan VESTA ile 7.evde ki kavuşum
oldukca düşündürücü,geçmişinde olan bir cinsellikle örülü
konu gündeme gelebilir,zaten yükselen akrep,pluto 10.evde,
bu potansiyel çok zorlayacağa benzemekte..
aynı zamanda suikaste toplum önünde uğrama etkisi yüksek(!)
Kennedy ile pek çok benzerlikler var haritasında(!)


kariyer açısından yaptığım ön analiz,haritanın diğer alanlarında
kalan,evlilik,aşk hayatı,para,sağlık,aile,yaşamsal diğer alanlara
fazla girmeden sadece konuya yönelik bir analiz.
özet yapacak olursam ki aslında özete gerek yok,
2008 ABD.BAŞKANLIK SEÇİMLERİNDE SONUÇ BU İHTİŞAMLI
HARİTAYA GÖRE ,ZAFER BARACK OBAMA'NIN...
Kartalın kanatlarında o uçacak,ve Amerika'nın özgürlük meşalesini
o devr alacak,umarım özgürlük kavramını da kova burcunun
Hümanist tavrıyla birleştirir ve işgal ile savaş arasındaki
farkı farkettirir bizlere...Pek çok reform yapacağı ve hatta
ABD.yi yeniden yapılandıracağı kesin,bazen zor kullanarak,
eskimiş geçerliliği çoktan bitmiş pek çok şeyi yeniden yazacak,
yapılandıracak,oldukca kuvvetli bağlantıları var,hiç bir zaman
desteksiz kalmayacak...

 

HAZIRLAYAN:ESMERALDA

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : barack obama, barack hussein obama, abd.siyaset, başkanlık, seçimler, cumhuriyetciler, demokratlar,

19/5/2008 - RUHUMDAN GEÇEN ŞARKILAR-TİMUR SELÇUK-İSPANYOL MEYHANESİ

Kategori: VE HAYAT

Ruhumun coşkunluğu,taşkınlığı,enerji bağı,harekete geçiren,yaşadığımı hissetmemi sağlayan,

sevinçler kadar hüzünlerimden de mutlu olmamı sağlayan  şarkılar...

 

Sözleri büyük şair ve yazar Ü.Yaşar OĞUZCAN'a bestesi özel insan Timur SELÇUK'a

ait olan ruhumun ispanya -endülüs tutkusunu depreştiren işte o şarkı...

 

 

 

 

             İspanyol Meyhanesi

   

Kararmış tahta masamızda bir şişe şarap,
Gecelerden bir gece bezginiz.
Üstelik adamakıllı sarhoşuz.
Ellerin, ellerimde.
İspanyol meyhanesinde bir kadın
Çığlık çığlığa şarkı söylüyor.
Belli yıkılmış bir kadın.
Hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı.
Zayıf, incecik elli, kalın dudaklı.
Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda;
Yüzümüz al al oluyor.
İçimiz hüzün dolu, kahır dolu,
Gözlerimiz kanlı.
İspanyol meyhanesinde bir gece
Seninle başbaşayız
Üstelik sarhoşuz adamakıllı.
Daha içelim, daha içelim.

Başını dizlerime daya gözlerin kapalı
Ağla biraz,
Bak ben de ağlıyorum.
Ocakta odunlar sönüyor
Görüyor musun?
Çığlık çığlığa bir kadın
Duyuyor musun?
Ah ölelim artık;
Bitsin bu delicesine koşu,
İspanyol meyhanesi yerin dibine batsın.
Yeter! yeter!
Öleceksek ölelim.
Hadi vur kendini şaraba
Kedere ve aşka vur.
Daha içelim, daha içelim.

Alkol duvarını geçelim artık;
Damarlarımızdan ispirto akmalı.
Hey garson!
Sustur şu çığlık sesli kadını.
Söyle masamıza gelsin, içelim.
Hey garson!
Bütün hesaplar benden bu gece sen de iç.
Kapat kapıları;
Yabancı gelmesin.
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü
Kimse bilmesin.
Daha içelim, daha içelim.

 

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : timur selçuk, ispanyol meyhanesi, müzik, sanat, endülüs,

16/5/2008 - ERNEST HEMINGWAY-YORGUN BALIKÇI

Kategori: VE HAYAT

ASTROLOJİ-PARAPSİKOLOJİ-METAFİZİK-İNSAN VE YAŞAM-FELSEFE-MİTOLOJİ

 

 

Yaşama 1-0 mağlup başlayan,o koca cüssesi altında içinde ki çocuğu,çocukluk yaralarını

gizleyen,gizledikce kendi içinde bir girdap oluşturan,bu girdaptan metamorfozlarından

kendini yeniden yaratan,kalemiyle dostluğunu,yalnızlığıyla saadetini son anına kadar

hiç bırakmayan,aldatmayan,kimi zaman uçarı çocuksu,kimi zaman babacan ama her zaman,

inandığı gibi yaşayan dünya edebiyatına ve dünya sinemsına yazdığı eserlerle ölümsüz

izler bırakan ''yorgun balıkçının''kadersel izdüşümü,horoskop analizi...

 

 

 

Güneş Burcu:Yengeç
Ay Burcu:Oğlak
Yükselen Burcu:Başak

 

Güneşi 11.evde yengeç burcunda yerleşmiş,aile yuva
odaklı bir yerleşim olmasına rağmen,11.ev arkadaşlarına
sosyal gruplara kendi bireysel ideallerine daha çok
önem vermesini sağlamış,en çok dikkat çekmek istediği
hükmetmek ve sözünün geçmesini istediği ortamlar arkadaş ortamları
olmuş,kendisine danışılmaından hazzaden bir kişilik yapısı oluşmuş.
yengeç burcunun doğal yöneticisi olan Ay 5.evde yerleşmiş ve
oğlak burcu güneşinin üstünü örtmüş,üstelik
ay da karşıt burcunda yer aldığından anne sembolu
annesine karşı hep soğuk,onu suçlayan bir çocuk olmuş
oğlak yöneticisi satürn ve ay üzerinde hakimiyet kurar,
bu etki bayanlarda erken dul kalma eşini kaybetme
potansiyelini vurgular.anne kendisine sevgi vermede
yetersiz kalmış,onun sevgiye özellikle kadınlardan alacağı sevgiye
aç doyumsuz biri yapmış...

güneş jüpiter karesi,jüpiterin gölge yönü olan,abartma eğilimi,
küstahlık ve bencillik vari duyguları kendisine yüklemiş,konuşmalrında
iletişiminde bu yönünden yararlanmış,olağanüstü bir hayalgücü ile
sınırları zorlayarak akrepvari pek çok eser yazmış,yaşam ve ölümün
kıyısında,devleti,hükümeti ilgilendiren,toplumsal olaylara gönderme yapan
eserler vermesine olanak sağlamış,
iletişiminde kendinden emin,abartıp süsleyerek
günlük konuşma dilindede yararlanmış bu yönünden,jüpiter
iletişim evinde,yazma,okuma konuşma kabiliyeti evinde
ve güneş karesi kendinden fazla emin
cesur,küstah,ben merkezli ve abartı...
evet kendisi sık sık arkadaşlarıyla(11.ev güneş)kendisinin
organize ettiği gruplarla (11.ev)
safarilere katılır,tehlikeli risk taşıyan doğa sporları
yapar ve abartarak anlatırdı...

 

ve alkol sorunu,neptün ile mars arasındaki etkiden olşmuştur,
10.evden 1.evine etki eden bu kare açı alkolle arasının
 iyi olduğunu fakat asla bir alkolik görünümğünde
alkolizmin zayıflığına kendisini düşürmemiştir zira ortada bulunan
12.evde aslan daki merkür dengeyi sağlamlaştırmış,
12.ev bilinçaltı alanı ruhsal iyileşme,kişinin kendisini tedavi etme alanıdır
ve düşüncelerindeki rasyonellik alkolizmin kıyıından kendisini döndürmüştür.
10.ev aynı zamanda ebeveynlerden duruma göre anne yada babayı temsil eder
baba figürü neptün idaresinde yaşamından erken çıkma
potansiyeli taşır,ve baba simgesi hep hayaldir onda,içe atmadır,
bir sır perdesidir(neptün etkisi)ay düğümleride yaşamının karmik
yasasının kendi sonunun aileden birine benzeyeceğini doğduğu
anda onaylamış...

anne yerleşimi ise babanın 10.evde temsil edilmesini doğruluyor
zira 5.ev de yerleşen ay annedir ay oğlaktadır yöneticisi satürn 4.evdedir.
annesiyle çok soğuk bir ilişki yaşamsına sebep olmuş.
baba ise 11.ev alanında kişiliğe bürünerek arasındaki iletişim arkadaşlık
ortak yapılan pek çok iş hayattan zevk almak üzerine ve örnek aldığı biri olmuş...
uranüs 4.evde aile yaşamında ani pek çok değişikliklein olduğunu,sık sık taşınma
evin pek çok türden tanıdık tanımadık yabancı kimselere açılması
garip cinsten tuhaf karşılanan uygulamaların yapıldığı saha olamsı gibi özellikelr verir,
iniş çıkışlar aile yaşamında epey olmuş,uranüs 4.ev olayı...

 

böylesi edebiyat ve sinema aynı zamanda politik liderlerle olan dostluğuylada ve
zaman zaman jüpiterin akrep halindeki 3.evi arkasına alarak kalemiyle
yazılarıyla siyasilere karşı çıkan militan tavırlarıyla hareketli
bir yaşama sahip olan birisinin aşk-evlilik hayatındaneler vardı...nasıldı gönül dünyası...

ve o müthiş yazarlık yeteneği hangi etkilerden hangi açılardan,ve gökyüzündeki
hangi planet yada planetlerin kutsadığı,yeryüzünün yıldızı yaptığı o açılar nelerdi?
kariyerinde onu zirveye taşıyan unsurlar,ve derin dönüşümler...

 

ve ardından gelen erken ölüm,her ölüm erkendir lakin ciddi anlamda
erken kendisinin hazırladığı sonu tetikleyen etkiler nelerdi...

 

devam edeceğim...

 

Hazırlayan:ESMERALDA

 

 

Not:''ERNEST HEMINGWAY-YORGUN BALIKÇI''
adlı horoskop analizi tarafıma aittir,herhangi bir amaçla
iznim olmaksızın alıntılanması,yayınlanması halinde yasal işleme
tabi tutulacaktır.Kitap çalışmama dahil olduğu için telif hakları yayınevime aittir.

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ernest hemingway

14/5/2008 - ANKARA İÇİN...

Kategori: VE HAYAT

ŞEHİR

bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.

 

Şair: Konstantin KAVAFİS 

 

 

 

 

AYNI KENTTE

Dedin, "Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim.

Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam;
ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım."


Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın.
Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın.
Aynı mahallede yaşlanacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma-


Bir gemi yok, bir yol yok sana
Değil mi ki, hayatına kıydın burada
bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.

 

 

ŞAİR:Konstantin KAVAFİS

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : konsantin kavafis, edebiyat, şiir, kent, gitmek, hüzün,

2/5/2008 - HAYIR DEMEK EVET KADAR POZİTİFTİR

Kategori: VE HAYAT

MERHABA,

yıllardır en müzdarip olduğum konu daha doğrusu en büyük zaafım,kendime yaptığım en büyük kötülüğüm ''HAYIR''dememeyi beceremiyor olmam ve dolayısıylada bu yüzden kendimi tüketmem ve kendimin tükenmesinede yine kendimin zemin hazırlamış olması oldu...

bu yazıyı okuyunca dedim işte olay bu,aslında düşündüğüm bildiğim fakat cümle öbeklerini bir araya getirmekte zorlandığım cümleleri kişisel gelişim uzmanı sevgili Yasemin Hanım çoktan keşfetmişti...

bana çok faydası oldu,sizlerlede paylaşmak istedim,kimbilir benim gibi olanlar var ise aranızda ki hiç sanmam benim neslim çoktan tükendi,belki bir nebze faydası olur.

sevgimle kalın

Esmeralda

 

 

Neden hayır diyemiyoruz? Hayır diyememekle,yaşamınızı ne kadar
yorucu
hale getirebildiğinizi,enerjinizin kaybını, gerçekten idrak etmiş
olsaydınız, siz de mutlaka ''hayır'' kelimesini sözcükleriniz
arasına
katardınız.
Siz nerede, hangi konumda olursanız olun,eğer çok genç yaşlarda,
hatta çocuklukta edindiğiniz,''ben hallederim'' düşüncesi ile her
seferinde, çözüm bulan üreten kişiyseniz, bir gün
yorulabilirsiniz.
Hatta belki de yorgunsunuz. Aslında pek çok kişi, enerjisinin neden
çabuk tükendiğini,kendini neden yorgun hissettiğini çoğu zaman
bulamaz. Sağlıksız beslenme ve vitamin eksikliği kadar,''hayır''
diyememenin de, fiziksel olarak oldukça etkilediğini biliyormusunuz?

Şayet kronikleşmiş bir yorgunlunluğunuz varsa, ve sağlıklı
beslenip,gerekli vitaminleri almanıza rağmen yorgunluk devam
ediyorsa:

Her işe koşturuyormusunuz? Hangi işe elinizi atsanız,
çözümlüyormusunuz?
Yakınlarınız,ya da çevreniz sizden sık, sık bir şey yapmanızı
ister
mi?
Bazı işleri yoluna koymak üzere, sık sık özveride bulunurmusunuz?
Bir çok işi bir arada yaptığınız oluyormu?Bu işler size mi aid?
Çok sevdiğiniz kişilerin, sorumluluklarını üstleniyormusunuz?
Çevrenizin işlerine, ayırdığınız zaman ne kadar süreyi
içeriyor?
Üstlendiğiniz, sorumlulukların tamamı size mi aid?
''Hayır '' kelimesini, ne kadar sıklıkla kullanırsınız ?
''Hayır'' demek zor geliyorsa,hangi nedenle zor geliyor?
Sizin yaptığınız işleri, bir başkasının yapması sizi rahatsız
ediyor
mu?
Neden hiç ''hayır istemiyorum ''diyemediğinizi düşündünüzmü?


Bu basit sorular çoğaltılabilir.Benim amacım ise bu yazıyı
okuduğunuzda, ilk adımı atabilmeniz ve şimdiye dek istemediğiniz,
bunaldığınız ,gereksiz sorumlulukları üzerinizden atmanızdır.
Tabii
ki önce kendinizi keşfetmeyi denemelisiniz. Şimdi düşünün. Siz
herşeyin üstesinden gelebilirsiniz kabul ediyorum . Ama bunları ne
kadar keyifle yapıp yapmadığınız çok önemli .


Eğer mesai arkadaşınız dahil, yaşamınızdakiler sizden yardım
alıyorsa,belli süre sonra onların alışkanlığı
olacaksınız.''Hayır
yapamam'' dediğinizde, karşınızdaki insanlar oldukça şaşıracak
veya
değişik duygusal tepkiler verecektir.

Bu tepkilere karşı zayıfsanız bu yönünüzü güçlendirmekle
başlangıç
yapabilirsiniz. Size çok yakın olmayanlarla başlayabilirsiniz.
Örneğin; hiç gitmekten hoşlanmadığınız,önemsiz bir davete
sırf
kırmamak adına veya nezaketen katılıyorsanız ''Hayır''
diyebilirsiniz.


Hayır demek, bahaneler üretmekten çok daha rahattır. Bir kez
denediniz mi gerisi gelecektir. Üstelik bahane üretemediğinizden,
zorunlu olarak bu davete gidiyorsanız, ''hayır'' demekle kendinize
işkence yapmamış olacaksınız.


İnanın ''hayır'' dediğinizde kimse kırılmaz.Eğer sizin bu
reddinize,
hiç alışmamış biri varsa,sizin kişiliğinizin değiştiğine
karar
verecek.Oysa siz aynı insansınız. Bunu göstermek için, ''hayır''
demeyi ertelemeyin. İlk fırsatta denemeye başlayın. Bunu kendi
kendinize provalar yaparak geliştirebilirsiniz.

Zamanla çevrenizdeki kişiler, kendi sorumlulukları üstlenmeyi
öğrenecek, ısrarcı arkadaşlar size'' sen bu işi
halledersin ''kelimesini kaldıracaktır. Endişlenemeyin. Kimse size
kırılmaz. Kimse siz bunları yapmıyorsunuz diye, sizi sevmekten
vazgeçmez.


Hatta belki de fark edilir bir şekilde, kişiler mutlu olacaklardır.
Zira sizin varlığınız herşeyden önemli ve değerli.

Siz onlara ''sen de başarırsın'' diyerek işi gösterebilirsiniz.
Eğer
hafta sonu dinlenmek istiyorsanız,kimsenin planlarıyla keyfinizi de
bozmamış olursunuz.


İnsanların isteklerine daima ''evet'' le yanıt veriyorsanız, sizin
kendi istekleriniz yerine başkalarının isteklerini yaşarsınız. Bu
tür
davranış ise, size gerçekten yorgunluk yapar ve kendinizi tükenmiş

hissedebilirsiniz.


Eğer önerileri değerlendirirseniz, zamanla daha dinamik,rahat ve
canlı hissedeceğinizden kuşkunuz olmasın.

''Hayır '' diyemeyen herkese ''hayır'lı günler'' diliyorum

Yasemin Güner
Kişisel Gelişim Uzmanı

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : kişisel gelişim,

2/5/2008 - İÇİMDEN GELDİ-SEZEN AKSU-DUA

Kategori: VE HAYAT

Sezen AKSU'nun yorumladığı ve son günlerde dilimden hiç düşürmediğim ve kulağımdan hiç eksik etmediğim,son zamanlarda yaşadığımız dünyanın kirlenmiş görüntüsüne üzülen biri olarak paylaşmak istedim...lütfen iyi okuyun,görmek isteyen görür anlamak isteyen anlar,nasibi olan nasibini alır...

 

kalın sağlıcakla

 

sevgilerimle

esmeralda

 

SEZEN AKSU-DUA

 

Ne hükümran kalır
Ne zulüm ne de kin
Öz değil dostlar
Öz değil bu biçim
Kulların kullara
Ettiğini etmiyor
En zalim harı ateşin

 

Bugün dua ettim
Hepimiz için
Yüce tanrı bizleri
Affetsin

Ne para ne pul
Ne iktidar ne de güç
Bu değil gerçek
Bu değil gerçek
Bu kavga
Hayırsız bir düş
Uyanır neslim
Uyanır elbet

 

Bugün dua ettim
Hepimiz için
Yüce Tanrı insanı
Affetsin

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : sezen aksu, dua, dualar, müzik, tanrı, allah, yaratan, şifa

1/5/2008 - ASTROLOJİ-RUH-GEÇMİŞ

Kategori: VE HAYAT

yeryüzüne yani şu dünya dediğimiz Yaradanımızın biz insanoğlu için 6 günde var ettiği bu gezegende var olan gelmiş ve geçmiş ve gelecek olan her ruhun buluşma,deneme,denenme,öğrenme,alma ve verme vb...kavramlar dahilinde eğitildiği,beden giysisine bürünerek,fiziki anlamda var olduğu bu gezegende,her birimiz buraya gelmeden önce belli bir görev,misyon yüklenerek ve bu bilgileri

 

Yaradanın huzurunda tasdik ve onaylayarak o bilinçaltı dediğimiz gizli sandığa bu bilgileri yüklenerek geliyoruz.ana rahmine düştüğümüz anda ruhun yolculuğu başlıyor,ve 4 aşamalı bir bölümden sonra merhaba diyoruz hayata,bu 4 aşama geçmiş diye anlamlandırılıyor yani karmic yada reenkarne olayı aslında bu fakat anlamı başka şeylerle dolduruluyor,asıl olan gerçek çeşitli inançlarca değiştiriliyor ve günümüzde bu noktaya geliyor.YÜCE Yaradan her ruha dünyaya geliş aşamasında soruyor 4 aşama dediğimiz olayda gelmek istiyormusun,böyle bir yaşam süreceksin kabul ediyor musun,görevin bu ne kadar itaatkar olacaksın,ve dönüş yolculuğunda tekamülünün ne kadarıyla burda olacaksın vs...

ve bizler bilinçaltımızda bunlar gömülü ama bizden bir parça gölgemizle dünyaya geliyoruz.ve ilerleyen zaman diliminde yine kendimizin farkındalığıyla yaradanımızı yeniden tanımakla anlamakla onun varlığına ve bütünlüğüne imanımızı güçlendirdikce karşılığında yaradanımızdan sislerin ardını görmemizi sağlayan,görünenin altında asıl gizli olan gerçeği anlamamızı sağlayan kalp gözü dediğimiz o kutsal yine yaradanın izninde olan mükafatı alıyoruz.

işte bilinçaltımızın anahtarı budur,geçmiş dediğimiz anahtar budur.hem kendi bilincimizde oluyor hemde diğer ruhların kalp gözümüze yansıyan aynasından içeri süzülüp yine yaradanımın izniyle kim oldukalrını ne oldularını ne şekillerde vakii olduklarını ne olmayacaklarını görebiliyoruz...

 

SEVGİMLE KALIN

ESMERALDA

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ruh, beden, astroloji, karma, geçmiş, gelecek, kehanet, ölüm ve astroloji

21/4/2008 - RUH'UN SESİ

Kategori: VE HAYAT

Ve HAYAT...

Hayat bildiği gibi gelen,zamanla koalisyon kuran ve insan yaşamlarıyla şekillenen kelime anlamını bizlerin sayesinde dolduran bir bilinmez...(mi? acaba)
İlk doğduğumuz anda ruhumuzun beden kıyafetine bürünüp şekil aldığı ve bir nevi ruhun kendini gönüllü olarak esaret altına sunduğu o ilk doğum anımızla hayat başlıyor,doğum anımızda ki çığlıklarımıza inat, zamanı takarak koluna en şuh kahkahalarını atarak kimlik kazanmış ruhumuzla bizler için önceden tayin edilmiş değişmesi mümkün olmayan gerçeklerimizle ve değişmesi mümkün olan gizlimizde saklımzıda kalmış adına cehver dediğimiz potansiyel yeteneklerimizle birde mükafat olarak bunca zorluk adına irademizle hayat serüvenimiz şekilleniyor...

 

Hiyerarşik bir düzende,sistematik toplum kurallarıyla hayatımızı biçimlendirmeye çalışıyoruz,hazır kalıplar altında,dışına çıkmamaya çalışarak kendi ruhumuza ilk cezayı yine kendimiz veriyoruz.
emir kipleriyle,fiillerle,cümle öbekleriyle,yüklem sonda özne başta kipleriyle yaşamı sözcüklerimizle zihnimizde kurguladığımız baskılarımızn dışa vurumuyla özet geçiyoruz...

 

Kendi içimize bakmaktan korkan bir toplum oluyoruz böylellikle,salt bencilliğimiz devreye giriyor ''önce ben'',ben kazanmalıyım,ben yapmalıyım,ben başarmalıyım,ben yaptım,ben kazandım ,benim gibi kalıplarla kazancımızın aslında kayıplar olduğunu fark edemiyoruz...

Zaferlere ödül yalnızlıktır diye bir şarkı sözüyle avunuyoruz burada bu sözde bile egomuzu tatmin ediyoruz,zaferin yaşam alanınızda kazandığınız zaferin mahiyetiyle orantılıdır yalnızlık,kendi doyumunuz için başardığınız şeyler elbet sonuç olarak sadece sizinle alakalıdır,oysa zaferler bireysel güçle başlayıp toplumun menfaatine ise yalnızlık değildir alacağınız ödül...

 

Hayat bildiği geliyor,bizim işimiz yaşamak,yaşamdan yaşama fark var,yaşadığın her anın,aldığın her nefesin değerini bilmelisin,tekrarı asla mümkün olmayan bir mükafatı değerlendiriyorsun,ruhundur seni yönlendiren hayat alanında,negatif enerjilerini emende ruhdur,pozitife döndürende ruhundur,doğuştan herbirimizin yüklü olduğu enerjiler bütünüyle yaşam alanına geldikse her birimizde bu potansiyel varsa,gelen hayattan korkmamalıyız,bilinmezlik ürkütmemli ve bildiklerimizde...

 

Kendi içimize dönmeyi,her gün defalarca kez dış bedenimize baktığımız aynamızdan birde ruhumuza bakmaya ne dersiniz,hayatınızda şuanda sizi en çok üzen,endişelendiren ne yada nelerdir?aşk acısımı çekiyorsunuz?maddi krizde misiniz?anneniz mi vefat etti?kariyer alanında zorluk mu yaşıyorsunuz?uzun süredir işsiz misiniz?bebeğiniz mi olmuyor?eşinizden ayrılmak üzere misiniz?
dikkat ettiyseniz her biri hayatın getirdikleri,kimi doğal sıralamasında ceryan edenler,kimi sorunlar ise sizinle salt sizin kendi enerjinizle alakalı...hadi şimdi kendi içinize dönün ruhunuzu dinleyin,i,çinizde ki melekle konuşun,kulak verin o na ve bu hayatın getirdiklerini hak ediyor musunuz,etmiyor musunuz,bunlar istekleriniz sizin için ne kadar önemli ne kadar önemli değil?bu sorunlara takılarak neleri kaçırıyorsunuz?bu sorunları hazırlayan alt yapılar nelerdi,kimlerdi?bunların cevaplarını bulun,aynanızdan bir kerecikte benim için ruhunuza bakın,içinizde ki o mucizevi enerji alanına bakınız ve lütfen gerçekten samimi ve dürüst olunzu önce kendinize...
göreceksiniz ki pek çok şey değişmeye başlayacak,ruhunuz acı çekmeyecek artık,yenileneceksiniz,bildiği gibi gelen hayata karşı daha dayanıklı olacak,gerektiği yerlerde kendi iradenizle o içsel potansiyel enerjinizle hayatı siz şekillendireceksiniz...

 

ve yaşamda tesadüf diye bir şey yoktur,kadere bağlı gelişir herşey ve kader siz siniz?kaderinize sahip çıkın,ruhun kapısından girerek,gönül gözünüzle hayatı görerek...

 

sevgimle kalın
Esmeralda

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : ruh, ruhsal, ruhani, insan ve yaşam

11/4/2008 - BİR CİNAYETİN HOROSKOPU

Kategori: VE HAYAT

Geçenlerde Ankara'da genç bir kızın annesini öldürdüğü olay üzerine birkaç gün kendime gelemedim,düşündüm empati yapmaya onu anlamaya derinine inmeye çalıştım,sonuçta bir katil hemde kendisini bu dünyaya getireni ve en büyük armağanın yaşamak olduğu,bu armağanı kendisine vermedeki en büyük vesileden anne olanını katleden canını alan bir katildi o...

 

Nasıl bir ruh hali,nasıl bir psikoloji ve nasıl bir karanlık yalnızlıkta idi,hiç mi tutunacak hani şöyle bir toplu iğne başı kadarcıkda olsa hiç mi anne sevgisi,hiç mi karıncanın bile kalbinde olan merhametten hiç mi kalmamıştı...

 

Doğuştan hepimiz sıfır km.doğuyoruz yaşam içerisinde ilişkilerimizle duygularımız gelişiyor,şekilleniyor,kavram halini alıyor yüreğimizde ve beynimizde,merhamet,vicdan ve sevgi hiç mi görmedi hiç mi tanışmadı,nasıl bir çocukluk yaşadı da izleri bunca zaman silinmedi çıkmadı dahada derinleştirip dahada volkanik patlamalara gebe kaldı...

 

Uzun uzun düşündüm...

 

Önce sıradan bir insan bir genç kız olarak düşündüm,sonra kendi uğraşım alanımla düşünmeye,görmeye anlamaya çalıştım,horoskopunda anneyi temsil eden ay nerde,pluto nerde,mars nerede,12.ev alanı nasıl bir alandı,4.yuva evi nelerle birleşmişti,sabit yıldızlardan kötücül olanlar hangi açıyla hangi düğmeye basmıştı,sinirsel gerilimleri nerede,psikolojik haritasını çıkarmaya karar verdim,netlik olması açısından kesin doğum bilgilerine ulaşmak zorunda idim,...Ankara'lı olduğum için,Ankara'da bulunan bir kaç

yakınım sayesinde,nüfus ardından doğum kayıt bilgilerine ulaşıldı ve haritasını net bir

şekilde çıkarttım...

 

 

ve işte başak'ın haritası ve analizi...

 

haritada en dikkat çekici unsur 12.ev alanındaki gezegen kümesi,ve horoskopun kalbi

diye nitelendirdiğimiz,güneş 12.ev gibi gizli,kadersel gücün

işlediği,kapalılığı,mahrumiyeti ve cezaevlerini temsil eden alanda,aynı zamanda venüs ve

mars da 12.ev alnaına girmiş.sevgisel yalnızlıkları had sahfada yaşamasına ve bilinçaltına

atmasında etken olmuş.venüs sevgi gücüür sevgiyi verme gücüdür,bu evde bu sevgi

kayıp alanlara kaymış ve mars gibi sert,ateşli,hırslı ve öfkeli bir gezegende bilinçaltını

temsil eden evde olduğundan sinirsel gerilimlerini fazlalaştırmış,sık sık sinir gerilimelri

yaşadığı bir gerçek...psikolojisini epey tutsak eden açılar almış...

ve güneş babayı temsil eder 12.ev alanında bulunması kayıp olması,babanın hayatında

varla yok arası bi yerde olduğunu gösterir,ve yine güneş burada başak'a rol yeteneği

kazandırmış,başak iç dünyasını çok iyi kamufle eden biri olmalı,kişliği iki parça olmalı...

karanlık ay yani lilith,ölümcül ve de kötücül etkileri olan dişi prensipelri temsil eden lilith

şeytani zeka olan lilith ne tesadüftür ki yine 12.evinde bilinçaltı evinde ve oldukca

dominant durumda.

burdan anlaşılduğı gib bu olay anlık değildi başak çok önceden bunu planlamış ve

içindeki o şeytani dürütüyü tolere edememişti.

 

ve anne yi temsil eden AY 3.evde akrepte zararlı konumda,akrep bilindiği üzere

ölümün,gizli düşmanlığın,yer altının vb..burcudur.anne karakteri burada zarar

görmüş,annesiyle iletişimi kopuk olmalı,ve sret tartışmaların olduğuda bir gerçek,burada

haritasıda bunu pekiştiriyor,anne ile kısa yolculuk ve eğitim gibi durumlardan çok ayrı

kalmış olmalı,12.evde bulunan venüs ile ay arasındaki kare ise durumu sevgi bazında

dahada sertleştirmiş,anne bir düşman gibi bilinçaltına yerleşmiş,belkie anne ile bab

ayrılığında en çok anneyi suçladı...

anne sevgisinide 12.ev alanına hapsetmiş...

4.ev yuva alanı,burada bulunan satürn ebeveynlerinden biri tarafından sürekli kısıtlandığını,kendisini baskı görüyor gibi hissetmesini sağlamış,yayda olamsı yuva alanının,ailesinden farklı biri olduğu için ahlaksal değer yapısınında uranüsün yerleşmesiyle aykırılık ve asilik olarak ele alındığı için,bir çok kopukluk yaşamış olmalı,aynı zamanda uranüsün 4.evde olması başak'a yuva hissi konusunda aitsizlik duygusu vermiş,hiç bir yere ait olmadan yuva özlemi çekmiş olmalı,ve parçalanmış aile yada anne baba arasında kopukluk olan pek çok çocuğun natal hariatsında uranüs 4.eve yerleşmiştir.

yine burada yer alan ceres astreoidi,uranüs ile birleşerek beynindeki yuva anne düşüncesini uranüs vari beslemesine etken olmuş,şöyle ki,anne olgusu onun için satürn görüldüğünden uranüse dönüşmüş,ve bağımsızlık hissi ancak annenin varlığı bitince ona bahşedilecek gibi yanlış düşünmesine olanak sağlamış...

ve psikolojik yapı alanına indiğimizde 5.evde oğlakta bulunan neptün'ün 8.evde koç bucrunda kuzey ay düğümü ile kare ve vesta asteroidi ile karşıt zıt açısı ,durumu en vahim noktalara taşımış,11.ev arkadaş,grupsal çalışmalar,aynı zamanda ideallaer arzular olarak nitelendirilir,kuzey at düğümü psikolojide karakter çzöümlerinde oldukca etkindir ve kişinin geleceğidir,güney ay üğümü depoladığı geçmiş bilgisi duyguları ve davranışları,k.ay düğümü uygulaması ve öğrenmesi gerekenlerdir,

neptün 5.evden yani yaratıcılık evinden 11.eve idealizmin evinde yengeçte bulunan vesta astreodine yaptığı zıt açı,vestanın hayat yaşam enerjisini uyuşturmuş,yengeç yani anneyi temsil eden bir ev gibi alanda olamsı ise bu etkiyi dahada açar...

ve kuzey ay düğümü ile neptün'ün kare açısı 8.ev alanından olması kaderin önüne geçilemez karmik bağlarla örülü oldğunu pekiştirmiş,
kendisinin yaratıldığı ev 5.ev çocuk hali ve kendisini yaratan olgunun evi 8.ev anne evi ve ters bir denklemle,kendisini yaratanı yaratıldığı yerden hasta bir ruh hali ile (neptün)ölüm alanında gittiği yön olan 8.evde cinayetle sonuçlandırmış...

olay anının olduğu gün ise transitler,bu olayda düğmeye basan etkenler,
satürn 1.ev alanında,ve natal haritada yuva evinde geri harekette,satürn her zaman için zorlu transitlerdendir,kişiye ait ruhsal yada dünyevi bir sıkıntı mevcut ise özellikle 12.ve 1.ev alanından geçerken kendini hissettirir,
neptün haritada ölümü tetikleyen etkendi bir baktığımızda 6.ev sağlık alanında kuzey ay düğümü ile birleşmede yani nataldaki 8.evde bulunan karmik k.ay düğümü ile birleşmede,ve transit güney ay düğümünede doğal olarak karşıt açı yapmada 1.evinde.
ve transit üranüs(4.evde)8.evde ölüm teması ani birdenbire...

 

ve hayat...

 

Esmeralda

 

 

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler : başak aydıntuğ, horoskop analizi, cinayet, anne, ankara, cezaevi, satürn, şizofreni, ruh sağlığı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Vizyonunuz Açık Olsun... astrolojistik@gmail.com

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

astrolojide cinsel kimlik homoseksüellik uranüs ve cinsellik 21 aralık 2012 kıyamet kuraklık savaşlar küresel kriz nostradamus 2012 sonrası mehdi kehanet burak aydos 30+ satürn 29 yaş merkür retrosu 6 eylül merkür retrosu merkür retrosu ve astroloji astrolojide merkür retrosu merkür retrosunun kişis sokak çocukları emine öztürk devlet hükümet yardım hz.ömer 22 temmuz güneş tutulması yeni ay etkileri yengeç burcunda güneş tutulması ay ve güneş tutulumları güneş tutulmasını george michael gay eşcinsellik astrolojide cinsellik astroloji ve cinsel kimlik pluto ve mars kavuşumu şiron şiro ay düğümleri astrolojide ay düğümleri kuzey ay düğümü güney ay düğümü kuzey ay düğümü yengeç güney ay düğümü oğlak astroloji ve ölüm astrolojide ölüm ölüm gezegenleri sekizinci ev 8.ev 4.ev.12.ev balık burcu akrep burcu pluto v

Arkadaşlarım

efsunlu98
neseli59
Blogcu Yardım
magicdesignhayaleturet
belleesmeralda
kayazran
firatb84
yersofrasi
evhobi
buyukadali
keepoutside
bakimliciltlericin
kayar59
okyanusya26
leylisra
uranustile inci
stereospecity
akrebingozleri
unsallgulsumm
gulsummsultan
lezzetliyemeklerim44
gulenbebekler
adanzyehersey
sheinci