31/1/2009 - HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?

HAYAT BİZİ NEDEN YORUYORSUN ?
Merhabalar yılın ilk makalesini bu şekilde hafif lirik , hafif espirili bir dilde yazmak istedim. Her birimizin özel ve sosyal bir yaşantısı var, dikensiz gülleri olduğu kadar, çalılılarla kaplanmış sorunlarıda var. Hayat gürül gürül hiç durmaksızın bazen acı sürprizleri, bazen de ummadığımız kadar güzel sürprizleriyle bizlere türlü türlü oyunlar hazırlıyor. Uranüs ile venüs 5.evimizde kavuşum yapıyor, bir de bakmışsın ki gönül dünyanda herbir renkten çiçekler açılıvermiş, derken jüpiter bu serenata katılmak için koşa koşa gelip şans noktasınmın üzerine kuruluveriyor, aldın mı şimdi başına belayı, ya da leyla' yı... Aman Allah' ım o da ne? siz böyle umarsız kaygısız venüs' ün kollarında aşk sarhoşuyken, o otoriter, dikte eden, zamanın ve kaderin efendisi satürn karşıdan karşıdan hem de titiz analitik herşeyi ince eleyip sık dokuyan zodyağın kuruntulu kızı başak burcundan bakmıyor mu? işler karışıveriyor, uranüs diyor bırak satürn' ü o anca karşıdan bakar, oysa ben andayım şu andayım beni yaşa ! Venüs diyor hadi ben geç kaldım geçmem lazım koç' a şuan buradayım yarın kaygısı olmadan aşkı yaşa! Satürn diyor nereye bu böyle, ne yapmaktasın, adımların düzensiz , toplum dışısın aşkın anarşistisin cezalandırılacaksın er ya da geç düşün diyor... Başlıyor mu o anda hayatın yormaları, önce ruhen ardından zihnen... Mutlu aşk yoktur diyordu Luis Aragon bir şiirin de, ne kadar yorulmuşsan o derece değerleniyor hayat, ve ne kadar mutsuzluk yaşamışsan o kadar anlamlı oluyor aşk... Hayat bizi yormakta, yorsun bakalım, salt aşk değil her anlamda, jüpiter kova' da seyr- ü sefer yaparken natal haritanda, tam da üstelik ait olmadığını bildiğin halde tutunmaya çalıştığın dünyalığının evinde bulunan mars' a zorlayan ışıklarını salıveriyor, ihtiyaçlar, ihtiyaçlar, yaşamak için sahip olmak zorunda kaldığın günlük nafakalar, çetin bir yaşam mücadelesi, ayakta kalma savaşı, ekmek davası, sosyal ve özel giderlerin hesabı kitabı karışıveriyor, başlıyor yorulmalar... Ardından diyorsun yaşım oldu bu, hani nerede yuva hani nerede çibildek gözlü eş, hani hani cıvıl cıvıl sımsıcak sesleriyle al al yanaklarıyla sesli kahkahlarıyla içimizi ısıtıveren çocuklar... jüpiter gelmiş 7.eve artık zamanı, istiyor gönül bunları e hadi istemekle olsun, olsun diyelim de nereye? natal haritanda kocaman bir neptün sisli, belirsiz ve aldatan özellikleriyle , giriveriyor yaşamına biri tam da istediğin idealize ettiğin biri lakin neptün bu işte vaadler, hayaller, rüyada gibi bir ilişki derken kopuveriyor bir yalanla bağlar, bir ihanet ile evlilik planı düşüveriyor neptün'ün girdabına, vurgun yemiş gibi siz kalıveriyorsunuz bir anda. yanacaksınız elbette acı da çekeceksiniz de ah işte değer mi değmez mi bunu düşünemiyorsunuz bile, başlıyor mu hayat yine yormaya... İşte böyle yorulurken her birimiz birşeyler uğruna dünya dönmeye, yıldızlar ışıklarını saçmaya insanlara düşen ise son noktasını bilmediği bu hayatı öyle ya da böyle yaşamak oluyor. hayat aslında hiçte o kadar zor değil, biraz da bizler fazladan kendimizi kaptırıp unutup bu hayatın bir oyun sahnesi, bir rüya olduğunu, gereksiz kapılıp hırslara, kırılıp, gücenip dostlara, yenik düşerek bizimle aynı çamurdan yaratılmış olan kullara, ve kapılıp o dünyalıklara, kaçıp aşırılıklara düşünce gücümüzle kendimizi yoruyoruz... Yorgunluklarımız hayata attığımız imzalarımızdır, hayat bildiği gibi gelmekte bize düşen yaşamak, o halde yorgunluklarımızdan şikayet etmek yerine, yaşayamaya bakalım ve sevgiyle selam ile karşılayalım geleni ve gideni de aynı şekilde uğurlayalım... Sevgimle kalın emi Esmeralda
|