17/2/2009 - NEPTÜN VURGUNU

NEPTÜN VURGUNU Yıldızların dilinden , ne anlatmak ve ne öğretmek istediklerinden anlamamız için, her hafta zaman buldukça, sizlerle yıldızların dilinden söyleşi yapmaya çalışacağım ve paylaşmaya, aktarmaya… Neptün, sislerin içinde var olan, varlığını göremediğimiz ama etkisini ruhumuzda bir soluk gibi hissettiğimiz yıldızdır, bu yüzden somut olanla değil soyut olanla ilintilidir. Belli belirsiz, bir göz kırpması kadar anlık fakat bıraktığı bırakacağı iz, okyanusun dibinden , karaya kadar hareketlendirerek tsunami kadar da etkindir. Leyla’ dan geçme fasıllarında, mevla’ yı bulma yollarında, her şeyi ama o güne değin alışılmış olan, yerleşmiş olan , tabu, kavram, ego, prensip ne var ise hepsini çözecek güçtür. Bir nevi hidayet nurudur, bir nevi insanın kendisini dünyaya kurban ederek, ötelere ulaşma yolunda girdiği ilk kapıdır. İlahi aşktır, Aşka ulaştıracak olan ve bu yolda ki her zorluğa , çileye boyun eğdirecek ve göze hoş gösterecek olan rüya alemidir ki gerçek olan rüyaya ulaştırandir. Kimi zaman korkularımızdır, endişelerimizdir, korkaklığımız, içe dönmemiz , geri çekilmemizdir, tıpkı med-cezir gibi… Kurtarılmayı ümit ettiğimiz yerdedir, bir mucize beklentisidir ki ne kadar layıksındır onun muhasebesini ve dahi aynasını iç alemine tutan el’dir. Yaşadığımız aslı rüya olan adına dünya dediğimiz yerde, bu dünyanın kanunlarına , katı yapılarına, altta kalanı ezen, yukarıda olana boyun eğen, Kula kulluk edenlere, ruhunu bu dünyadan aldığı kirlerle paslaştıranlara bir meydan okumadır Neptün. Sessiz ve derinden giderek, sözleriyle değil eylemleriyle kendini gösterendir Neptün. Merhamet ve şefkat duygularının en gelişmiş en üst skalasıdır Neptün. Kainat içinde var olan ne var ise canlı adına, her birini korumaya çalışan, himayesi altına almak isteyen, kol kanat geren, bu uğurda kendini feda eden, egosunu eriten yok eden ve aslı adem, adem’ in aslı hiç’lik ise, insanı silkelendirip kendine getiren güçtür Neptün. Yaşam sınav alanı, haritalarımız karnelerimiz, her bir yıldız öğrenmemiz gereken dersimiz ise Neptün en ağır olan derstir. Dağıtır önce bulunduğu ortamı, ne var ise halı altına süpürdüğümüz, gözden uzak köşelere sakladığımız, bilinçaltına gömdüğümüz, görmemezlikten geldiğimiz, kaçtığımız, korktuğumuz, rol yaptığımız, aldattığımız ve aldatıldığımız ne var ise, her birini karıştırır birbirine, sadece bulunduğu ev alanında değil o evin etkilediği diğer alanlarda, aldığı ve verdiği ışıklarla diğer evlerinde, yıldızlarında bu dağıtma işlemine girmesiyle her şeyi tek tek çözer, bu kargaşa ortamında kimi zaman kaçmak isteriz, uzaklaşmak, Neptün inzivadır bir anlamda, ki bu inzivada, şuuru kaybetmek de vardır , yeni bir bilinç elde etmekte, kaçışlarda alkol gibi maddelere sığınmak da vardır, kendimizde Neptün vari olan enerjileri keşfedip bu alanlarda rahatlamak da vardır, hizmet etmekte vardır ruhsal huzura kavuşmak da vardır. İnsanoğlunun hayallerini yöneten bir yıldız olduğundan, ters etkilerle ve transitler ile yaşamımıza hayal kırıklıkları getirebilir, alt zemin yarım ise, Maya bozuk ise, kişi kendini başkasının gözünden eleştirmemiş ise, Negatif yönlerini görmemezlikten gelmiş ise bu kaçınılmazdır, hangi evde ise o alanda bol bol hayal kırıklığı yaşanacaktır bu potansiyeldir, işte bu potansiyeli nasıl atlatacağınız elinizdedir, öyle ya güzeller güzeli bizleri dünyaya süs bitkisi olarak mı yolladı, sadece kalabalık edelim görüntü olalım diye, elbette hayır! Kaderimizde Neptün vurgunu yemek var ise kaçamayız arada ki fark ise ki çok önemli, bu vurgunu nasıl atlatacağımızdır, pes ederek mi, kendimizi zavallı bir kurban ilan ederek mi, suçu kadere yükleyerek mi, hani nerede kaldı irademiz? Yoksa bu etkiyi hissedip, algılayıp, görerek, neptün’ün bu vurgunu sonucunda en az hasarla atlatmak adına içimizde ki o mucizevi gücü, umut ve sevgi ve inanç gücünü, bilinçaltımızda var olan o eşsiz yaratma gücünü keşfedip gardımızı ona göre mi alacağız… Neptün mükafattır, göklerden gelen bir mükafattır önce bunu bilmeliyiz, hayr da şerde şüphesiz Rahman’ dan, Neptün şerrin içinde olan hayr’ dır bunu idrak etmeliyiz. Şimdi haritalarımıza bakalım Neptün hangi evimizde natal haritamızda ve transit Neptün yani şuanda deneyimlemek zorunda olduğumuz Neptün hangi eve gelmiştir. Karşılaştırın bakın yaşamlarınıza, nerede zorlanıyor, dağıldınız, çözüldünüz nerede mucizeye ihtiyaç duyuyorsunuz, nerede Rahman’ sığındınız, nerede egonuz erimekte ve hangi alanlarda kendinizi ve ardından yaşadığınız ait olduğunuz çevreyi aldatma yoluna gitmektesiniz ve nerede kendiniz bizzat aldatılmaktasınız.nerede belirsizleşti hayat ve hangi noktada koptunuz gerçeğinden yaşamın ve sonuç ne olmalı, hangi hayaller alemindesiniz ve siz o hayali gerçek kılmak adına aldığınız ilhamlara, mesajlara ne kadar kulak ve yürek kabartmaktasınız…bu da diğer etkiler gibi gelip geçecektir, fakat bugünler yarınların tohumlarıdır peki bu tohumları verimli mi yoksa kurak iklimlere mi ekmektesiniz. İçinizde bir güç var ilahi bir güçtür Neptün siz bu gücün ne kadar farkındasınız? Velhasılıkelam; Neptün yaşayacağımız kaçınılmaz olan vurgun ise önce neptün’ün artı ve eksilerini tanıyalım, ardından yaşamımıza bakalım ve bizler için neptün’ün şer’ de gizli olan hayr’ını yakalamak için, sesine iyi kulak verelim. Vurgun tanımadığınız bölgelere dalınca karşılaşacağınız sondur, kendini tanıyana vurgun ne yapabilir bir anlık baygınlıktan başka... Astroloji ilmi önce insanın kendini tanıması idi, cennetini ve cehennemini bizzat kendisinin yarattığını görmesi idi, ve bu görüşle iradesini sağlamlaştırması idi… Yüzeysel bir hayattan ise derin ve ızdıraplı bir hayat evladır, yüzeyde olan sadece anda var olanı görür, derinde olan ise anın ötesinde var olanı görür, zira her hareket diplerden başlar… en karanlık yerden başlar… Neptün vurgunundan sağ-salim çıkmamız dileklerimle, kör bakmayalım yeter. Sevgimle kalın emi Esmeralda (E.Hece ) *Bu fotoğraf beni çok derinden etkiledi, Neptün yazısına uygun düşmemiş diye düşünen dostlar olacaktır kısmen doğrudur lakin Neptün merhamet ve şefkattir. Kendimiz dışında da yaşayanların olduğunu ve sadece zorluklarla bizlerin mücadele etmediğini bizden ve bizim o dünyalık sorunlarımızdan daha fazla sorunları olan bir dilim ekmeğe dahi muhtaç olan insanları da düşünmemiz gerektiğidir.*
|